AVUKATLIK HUKUKU BİLGİ BANKASI
Avukatlık ve Avukat
Avukatlığın mahiyeti Madde 1-
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/1 md.) Avukatlık,
kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının
kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe
temsil eder.
Avukatlığın amacı Madde 2 -
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/2 md.) Avukatlığın
amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü
hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete
uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak
uygulanmasını, her derecede yargı organları, hakemler, resmi
ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Avukat bu
amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve
kişilerin yararlanmasına tahsis eder. Yargı organları, emniyet makamları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüsleri, özel ve kamuya ait bankalar, noterler, sigorta şirketleri ve vakıflar avukatlara görevlerinin yerine getirilmesinde yardımcı olmak zorundadır. Kanunlarındaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla, bu kurumlar avukatın gerek duyduğu bilgi ve belgeleri incelemesine sunmakla yükümlüdür. Bu belgelerden örnek alınması vekaletname ibrazına bağlıdır. Derdest davalarda müzekkereler duruşma günü beklenmeksizin mahkemeden alınabilir. |
Avukatlık Mesleğine KabulMadde
3- (Değişik : 30.01.1979 – 2178/1 md.)
İstisnalar Madde 4-
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/4 md.) Adli idari
ve askeri yargı hakimlik ve savcılıklarında, Anayasa
Mahkemesi raportörlüklerinde, Danıştay üyeliklerinde,
üniversiteye bağlı fakültelerin hukuk bilimi dersleri
dalında profesörlük, doçentlik, yardımcı doçentlik
görevlerinde dört yıl, kamu kurum ve kuruluşlarının hukuk
müşavirliği görevinde on yıl süre ile hizmet etmiş olanlarda
3. maddenin (c) ve (d) bendlerinde yazılı koşullar aranmaz.
Türk
vatandaşları ve Türk uyruğuna kabul olunanlardan yabancı
hukuk fakültelerinden mezun olup da, geldikleri yerde dört
yıl süreyle mahkemelerin her derecesinde hakimlik savcılık
veya avukatlık yapmış ve avukatlığı meslek edinmiş
bulunanlar 3. maddenin (b) bendinde yazılı olduğu biçimde
Türk hukuk fakülteleri programlarına göre noksan kalan
derslerden usulüne uygun olarak yapılan sınavlarda başarı
göstermiş ve ayrıca Türkçe’yi iyi bilir oldukları da bir
sınavla anlaşılmış olmak kaydıyla, 3. maddenin (c) ve (d)
bentlerinde yazılı koşulların dışında tutulurlar. Birinci ve
ikinci fıkrada gösterilenlerin baro levhasına yazılmasında,
17. maddenin (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı
belgelerden başka sicil özetlerinin onanmış bir örneğinin de
verilmesi gereklidir.
Avukatlığa kabulde engeller Madde 5- Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/5 md.) Birinci fıkranın (a) bendinde
sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş
olanların cezası ertelenmiş, paraya çevrilmiş veya affa
uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmezler.
(Değişik:22.01.1986-3256/2 md.) Adayın birinci fıkranın (a)
bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan
kovuşturma altında bulunması halinde, avukatlığa alınması
isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar
bekletilmesine karar verilebilir. Şu kadar ki, ceza
kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul
isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç
beklenmeden istek karara bağlanır. Madde 6 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/6 md.)
Karar Madde 7 –
Baro yönetim kurulu, levhaya yazılma istemi hakkında
başvurma dilekçesinin varış tarihinden itibaren bir ay
içinde gerekçeli olarak karar vermekle ödevlidir. Süresi
içinde karar verilmediği takdirde, adayın avukatlığa kabul
istemi reddedilmiş sayılır. Bu halde aday bir aylık sürenin
bitiminden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar
Birliğine itiraz edebilir. İtiraz üzerine 8 inci madde hükmü
kıyas yolu ile uygulanır.
Redde veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair karara
itiraz Madde 8 –
Baro Yönetim Kurulu, avukatlığa kabul istemini reddettiği
veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine karar verdiği
takdirde bunun gerekçesini kararında gösterir. Gerekçeli
karar adaya tebliğ olunur. Aday, bu
karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde,
kararı veren baro vasıtasiyle Türkiye Barolar Birliğine
itiraz edebilir. Baro tarafından adaya, itiraz tarihini
tesbit eden bir belge verilir. Bu belge hiçbir vergi harç ve
resme tabi değildir. Türkiye
Barolar Birliği, itiraz üzerine dosya üzerinde gerekli
incelemeleri yaptıktan sonra, itirazı kabul veya reddeder.
Türkiye Barolar Birliği itiraz tarihinden itibaren bir ay
içinde bir karar vermezse, itiraz reddedilmiş sayılır. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/7 md.) Baro yönetim kurullarının adayın
levhaya yazılması hakkındaki kararları, karar tarihinden
itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine
gönderilir. Türkiye Barolar Birliği kararın kendisine
ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde uygun bulma veya
bulmama kararını ve itirazın kabul veya reddi hakkındaki
kararlarını onaylamak üzere karar tarihinden itibaren bir ay
içinde Adalet Bakanlığına gönderir. Bu kararlar Adalet
Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde
bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde
kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığa uygun bulmadığı kararları
bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte
Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu
kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi
halde onaylanmamamış sayılır, sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. Baro
yönetim kurulunun, avukatlığı kabul isteminin reddi vaya
kovuşturma sonuna kadar beklenmesi hakkındaki kararları,
süresi içinde itiraz edilmediği takdirde kesinleşir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/7.md.) Adalet Bakanlığının dördüncü fıkra
uyarınca verdiği kararlara karşı, Türkiye Barolar Birliği,
aday ve ilgili baro; Adalet Bakanlığının uygun bulmayıp bir
daha görüşülmek üzere geri göndermesi üzerine Türkiye
Barolar Birliğince verilen kararlara karşı ise, Adalet
Bakanlığı, aday ve ilgili baro idari yargı merciine
başvurabilir. Barolar,
kesinleşen kararları derhal yerine getirmeye mecburdurlar.
Madde 9 –
Avukatlık meslekine kabul edilen adaya, ilgili baro
tarafından bir ruhsatname verilir. Avukatlığa
kabul, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade
eder. Aday böylece avukatlığa kabul edildikten sonra
(Avukat) unvanını kullanmak hakkını kazanır. Durum Türkiye
Barolar Birliğine bildirilir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/8.md.) Ruhsatnameler ve avukat kimlikleri,
Türkiye Barolar Birliği tarafından tek tip olarak
bastırılır. Avukat kimliği resmi belge niteliğindedir.
Mesleke kabul edilen avukata ruhsatname verilirken, baro
yönetim kurulu önünde aşağıdaki şekilde andiçtirilir (Değişik:
02/05/2001 - 4667/8 md.) “Hukuka, ahlaka, mesleğin onuruna
ve kurallarına uygun davranacağıma namusum ve vicdanım
üzerine and içerim.” Avukatın
andiçtirildiği, andın metnini de kapsıyan bir tutanağa
bağlanır ve ilgilinin dosyasında saklanır.Tutanak baro
yönetim kurulu üyeleri ile birlikte andiçen avukat
tarafından imzalanır.
Ret kararının bildirilmesi Madde 10 – Avukatlık meslekine kabul edilmek için baroya başvuran bir adayın bu isteminin reddine veya kovuşturma sonuna kadar beklenmesine dair kararlar kesinleşince, ilgili baro, adayın adını diğer barolara ve Türkiye Barolar Birliğine bildirir. Bu halde, ret ve bekleme sebepleri ortadan kalkmadıkça, hiçbir baro o kimseyi levhasına yazamaz. |
Yasak Haller
Avukatlıkla birleşemeyen işler
Avukatlıkla birleşebilen işler Madde 12 –
(Değişik : 22.01.1986-3256/3 md.) Aşağıda, sayılan işler 11 inci madde hükmü dışındadır:
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/9.md.) 1(e) bendinde gösterilenlerin,
Hazinenin, belediye ve özel idarelerin, il ve belediyelerin
yönetimi ve denetimi altında bulunan daire ve kurumların,
köy tüzel kişiliklerinin ve kamunun hissedar olduğu şirket
ve kuruluşların aleyhinde; il genel meclisi ve belediye
meclisi üyelerinin de bağlı bulundukları tüzel kişilerin ve
yüksek öğretimde görevli profesör ve doçentlerin yüksek
öğretim kurum ve kuruluşları aleyhindeki dava ve işleri
takip etmeleri yasaktır. Bu yasak,
avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları
avukatları da kapsar. Bir kadroya
bağlı olarak aylık veya ücreti Devlet, il veya belediye
bütçelerinden yahut Devlet, il veya belediyelerin yönetimi
ve denetimi altındaki daire ve müessese yahut şirketlerden
verilen müşavir ve avukatlar, yalnız bu daire, müessese ve
şirketlere ait işlerde avukatlık yapabilirler.
Avukatın hakim veya savcı ile hısımlık veya evlilik
münasebeti Madde 13 –
Bir hakim veya Cumhuriyet Savcısının eşi, sebep veya nesep
itibariyle usul ve füruundan veya ikinci dereceye kadar (Bu
derece dahil) hısımlarından olan avukat, o hakim veya
Cumhuriyet Savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık
edemez
Bazı görevlerden ayrılanların avukatlık edememe yasağı Madde 14 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/10 md.) Emeklilik veya istifa
gibi sebeplerle görevlerinden ayrılan adli, idari ve askeri
yargı hakim ve savcılarının son beş yıl içinde hizmet
gördükleri mahkeme veya dairelerin yargı çevresinde,
görevden ayrılma tarihinden itibaren iki yıl süre ile
avukatlık yapmaları yasaktır. Yukarıki
fıkra hükmü Anayasa Mahkemesi üyeleri ve Yüksek Mahkemeler
hakimleri hakkında da uygulanır.
(Değişik:22.01.1986-3256/4 md.) Devlet, belediye, il özel
idare ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında 233 Sayılı
Kanun Hükmünde Kararnamenin kapsamına giren iktisadi Devlet
Teşekkülleri ile kamu iktisadi kuruluşları ve bunların
müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinde çalışanlar,
buralardan ayrıldıkları tarihten itibaren iki yıl geçmeden
ayrıldıkları idare aleyhine dava alamaz ve takipte
bulunamazlar. (Ek:01.04.1981-2442/1 md.) Askeri Yargıtay Başkanı, Başsavcısı, İkinci Başkanı, Daire Başkanları ve Üyeleri, Milli Savunma Bakanlığı Askeri Adalet İşleri Başkanı, Askeri Adalet Teftiş Kurulu Başkanı, Genelkurmay Adli Müşaviri, sıkıyönetim adli müşavirleri ve sıkıyönetim askeri mahkemelerinde görevli hakim ve savcılar ile yardımcıları, başka hizmetlere atanmış olsalar bile anılan görevlerden ayrıldıkları tarihten itibaren üç yıl süre ile sıkıyönetim askeri mahkemelerinde avukatlık yapamazlar. |
Staj
Genel olarak Madde 15 -
(Değişik : 30.01.1979-2178/4 md.) Avukatlık stajı bir
yıldır. Stajın bu kısmında yer alan hükümler uyarınca ilk
altı ayı mahkemelerde ve kalan altı ayı da en az beş yıl
kıdemi olan (bu beş yıllık kıdem hesabına Kanunun 4 üncü
maddesinde yazılı hizmette geçen süreler de dahildir.) bir
avukat yanında yapılır. Stajın
hangi mahkeme ve adalet dairelerinde, ne surette yapılacağı
yönetmelikte gösterilir.
Aranacak şartlar Madde 16 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/11 md.) 3 üncü
maddenin (a), (b) ve (f) bentlerinde yazılı koşulları
taşıyanlardan, stajyer olarak sürekli staj yapmalarına engel
işleri ve 5 inci maddede yazılı engelleri bulunmayanlar,
staj yapacakları yer barosuna bir dilekçe ile başvururlar.
Dilekçeye eklenecek belgeler Madde 17 –
16. madde gereğince verilecek dilekçeye, aşağıda gösterilen
belgeler eklenir. Bu
belgelerin birer örneği baro başkanı tarafından onaylanarak
Türkiye Barolar Birliğine gönderilir. Diğer örnek veya
asılları barodaki dosyasında saklanır. 22 nci maddenin 2 ve
3 üncü fıkralarında yazılı hallerde, adayın yanında staj
göreceği avukatın yazılı muvafakatine ait belge aranmaz.
(Ek:22.01.1986-3256/5 md.) Staj isteminde bulunan tarafından
verilen bildiri kağıdının hilafı ortaya çıktığı takdirde;
aday hakkında Türk Ceza Kanununun 528 inci maddesine göre
ceza tayin olunur.
İstemin ilanı Madde 18 –
Adayın istemi,yukarıdaki maddede yazılı hususlarla birlikte,
istem tarihinden itibaren on gün içinde baronun ve adalet
dairesinin uygun bir yerinde onbeş gün süre ile asılarak
ilan olunur. Her avukat
veya stajyer yahut diğer ilgililer, bu süre içinde, adayın
stajyer listesine yazılmasına itirazda bulunabilirler. Şu
kadar ki, itirazın incelelenebilmesi, açık delil veya
vakıaların gösterilmiş olmasına bağlıdır.
Rapor Madde 19 –
Baro başkanı, istemin ilanından önce, baroya bağlı
avukatlardan birini adayın gerekli nitelikleri taşıyıp
taşımadığını ve avukatlıkla birleşmeyen bir işle uğraşıp
uğraşmadığını araştırarak bir rapor düzenlemek üzere
görevlendirir.
Görevlendirilen avukat, raporu en geç onbeş gün içinde
baroya vermekle yükümlüdür.
Karar Madde 20 –
Baro yönetim kurulu, itiraz süresinin bitmesinden itibaren
bir ay içinde, 19 uncu maddede yazılı raporu da göz önünde
tutarak, adayın stajyer listesine yazılıp yazılmaması
hakkında gerekçeli bir karar verir..Karar ilgiliye tebliğ
edilmekle beraber, bir örneği de incelenmek üzere dosyası
ile birlikte o yer Cumhuriyet Savcılığına verilir. Bu karar
aleyhine baro yönetim kurulu üyeleri karar tarihinden, o yer
Cumhuriyet savcısı kararın kendisine verildiği, ilgili ise
kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş
gün içinde Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilirler. Birinci
fıkrada yazılı süre içinde bir karar verilmemiş olması
halinde talep reddedilmiş sayılır. Bu takdirde, bir aylık
sürenin bitiminden itibaren onbeş gün içinde aday Türkiye
Barolar Birliğine itiraz edebilir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/12 md.) Türkiye Barolar Birliğinin itiraz
üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay içinde bakanlıkça karar verilmediği
veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet
Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek
üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar
Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi
halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/12 md.) Adalet Bakanlığının yukarıdaki
fıkra uyarınca verdiği kararlara karşı, Türkiye Barolar
Birliği, aday ve ilgili baro; Adalet Bakanlığının
onaylamayıp geri göndermesi üzerine Türkiye Barolar
Birliğinin verdiği kararlara karşı ise, Adalet Bakanlığı,
aday ve ilgili baro idari yargı merciine başvurabilir.
Stajın başlangıcı Madde 21 –
Avukatlık stajı listeye yazılma ile başlar. İtiraz yazılmayı
durdurur.
Yanında staj yapılacak avukat Madde 22 –
Avukat yanında staja başlayabilecekleri Cumhuriyet
savcılığınca baroya bildirilenler, evvelce dilekçelerinde
gösterdikleri ve muvafakatini aldıkları avukat yanında staja
başlarlar. Baro
başkanının isteği veya ilgililerin başvurması üzerine, baro
yönetim kurulu, stajın dilekçede gösterilenden başka bir
avukat yanında yapılmasına karar verebilir. 17 nci
maddenin 3 üncü bendinde yazılı belgeyi almak imkanını
bulamayan adayların hangi avukat yanında staj göreceğini
baro başkanı tayin eder. Avukat,
ikinci ve üçüncü fıkralardaki hallerde stajyeri kabul
zorunluluğundadır.
Stajın yapılması ve stajyerin ödevleri Madde 23 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/13 md.) Staj
kesintisiz olarak yapılır. Stajyerin haklı nedenlere
dayanarak devam etmediği günler, engelin kalkmasından
sonraki bir ay içinde başvurduğu takdirde, mahkeme stajı
sırasında, Adalet Komisyonu, avukat yanındaki staj sırasında
ise baro yönetim kurulu kararı ile tamamlattırılır. Stajın
yapıldığı yere göre Adalet Komisyonu Başkanı ve Baro
başkanı, haklı bir engelin bulunması halinde yanında staj
yaptığı avukatın da görüşünü alarak stajyere 30 günü aşmamak
üzere izin verebilir. Stajyer,
avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mahkemeler ve
idari makamlardaki işlerini yapmak dava dosyaları ve
yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitim
çalışmalarına katılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve
yönetmelikte gösterilecek diğer ödevleri yerine getirmekle
yükümlüdür. Stajyerler, meslek kurallarına ve
yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak zorundadırlar.
Staj raporları Madde 24
–(Değişik:30.01.1979-2178/5 md.) Staj,
Adalet Komisyonunun, baronun ve yanında çalışılan avukatın
gözetimi altında yapılır. Stajyer
hakkında, yanında staj gördüğü hakimler, Cumhuriyet
savcıları tarafından staj durumu, mesleki ilgisi ve ahlaki
durumunu belirten bir belge verilir. Yanında
staj görülen avukat tarafından, ilk üç ayın bitiminde ve
staj süresinin sonunda da kesin olarak, staj durumunu ve
adayın mesleki ilgisi ile ahlaki durumunu da kapsayan bir
rapor verir.
Staj süresinin uzatılması Madde 25 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/14 md.) Baro
yönetim kurulu, stajyer hakkında verilen raporları
değerlendirir, gerektiğinde kurul üyelerinden birini
görevlendirmek suretiyle yapılacak inceleme sonuçlarını da
göz önünde tutarak staj bitim belgesinin verilmesine veya
staj süresinin altı aya kadar uzatılmasına karar verebilir.
Stajyerlerin yapabileceği işler
Madde 26 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/15 md.) Stajyerler,
avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı
muvafakatı ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh
hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik
mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili
duruşmalara girebilir, icra müdürlüklerindeki işleri
yürütebilir. Bu yetki,
staj bitim belgesinin verilmesi veya staj listesinden
silinme ile sona erer.
Stajyerlere barolarca yapılacak yardım Madde 27
-(Değişik: 02/05/2001 - 4667/16 md.) Staj
süresince stajyerlere Türkiye Barolar Birliğince kredi
verilir. Ödenecek
kredinin kaynağı; avukatların yetkili mercilere sunduğu
vekaletnamelere avukatın yapıştıracağı pul bedelleri ile
geri ödemeden gelen paralar ve bunların gelirleridir. Bu
pullar, Türkiye Barolar Birliğince bastırılır.Yapıştırılacak
pulun değeri; 2/7/1964 tarihli 492 sayılı Harçlar Kanununun
Yargı Harçları bölümünde yer alan vekaletname örnekleri için
kullanılan harç tarifesi kadardır. Avukatlarca
vekaletname sunulan merciler, pul yapıştırılmamış veya pulu
noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul edemez.
Gerektiğinde ilgiliye on günlük süre verilerek bu süre
içinde pul tamamlanmadıkça vekaletname işleme konulamaz. Kredi
ödemelerinden arta kalan miktar, meslektaşlara destek ve
meslekte gelişmeyi sağlamakta kullanılır. Bu kredinin
ilke ve koşulları, kimlere verileceği, miktarı, geri ödeme
şekli, geri ödemeden gelen paralar ile kredi ödemelerinden
sonra arta kalan miktarın barolar ve Türkiye Barolar Birliği
arasında dağıtım ve sarf esasları ve diğer hususlar Türkiye
Barolar Birliği Yönetim Kurulunca hazırlanacak ve Adalet
Bakanlığınca onaylanacak yönetmelikte gösterilir. Pul bedelleriyle geri ödemelerde gelen paralar ve bunların gelirleri, kredi ödemelerinde arta kalan miktarın dağıtımı ve sarfı, her yıl Adalet Bakanlığı tarafından Ek 4 üncü maddedeki esas ve usullere göre denetlenir. |
SınavMadde 28 -
(Yeni düzenleme: 02/05/2001 - 4667/17 md.) Avukatlık
sınavı Türkiye Barolar Birliğince, Öğrenci Seçme ve
Yerleştirme Merkezine yaptırılır. Staj bitim belgesi almamış
olanlar sınava kabul edilmezler.
Sınava gireceklerin tespiti Madde 29
-(Yeni düzenleme: 02/05/2001 - 4667/18 md.) Sınava
girecek olanlara, stajyer listesinde yazılı oldukları baro
yönetim kurulunca sınav başvurusu belgesi verilir ve
bunların listesi Türkiye Barolar Birliğine bildirilir. Avukatlık
sınavında altı defa başarısızlığa uğrayan stajyer, bir daha
sınava giremez. Stajyer,
haklı ve geçerli bir mazereti olduğunun Türkiye Barolar
Birliğince kabulü dışında, staj bitim belgesinin verildiği
tarihten itibaren dört yıl içinde sınava giriş haklarının
tamamını kullanmak zorundadır.
Sınavın şekli ve konuları Madde 30 -
(Yeni düzenleme: 02/05/2001 - 4667/19 md.) Avukatlık
sınavının amacı; stajyerin meslek kuralları bilgisi ile
hukuk ilkelerini ve mevzuat hükümlerini olaylara
uygulayabilme yeterliliğini değerlendirmektir. Sınav her
yıl iki defa yapılır. Sınvan tarihleri bir yılın imkan
nispetinde iki eşit kısmına bölünmesi suretiyle tespit
edilir. Sınav
tarihlerinin tespiti ve duyurulması, sınav konuları, başarı
puanı, giderleri gibi konular Türkiye Barolar Birliğince
çıkartılacak yönetmelikte gösterilir
Sınav sonuçları Madde 31-
(Yeni düzenleme: 02/05/2001 - 4667/20 md.) Sınav sonuçları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından Türkiye Barolar Birliğine, ilgilinin barosuna ve stajyerlere bildirilir. |
Avukatın Hak ve Ödevleri
Genel olarak Madde 34 -
(Yeni düzenleme: 02/05/2001 - 4667/21 md.) Avukatlar,
yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir
şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve
avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun
biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen
meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.
Yalnız avukatların yapabileceği işler Madde 35
-(Değişik:26.02.1970-1238/1 md.) Kanun işlerinde ve hukuki
meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı
yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve
tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli
işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı
düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir. Baroda
yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi
dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/22 md.) Dava açmaya yeteneği olan herkes
kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat
açabilir ve işini takip edebilir. *Ancak, 29.6.1956 tarih ve
6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde
öngörülenesas sermaye miktarının beş katı ve daha fazla esas
sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya
daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat
bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan
kuruluşlara mahallin en büyük mülki idare amiri tarafından
sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi
sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç
tarihinde yürürlükte bulunan, asgari ücretin bir aylık brüt
tutarı kadar para cezası verilir.verilen para cezalarına
dair kararlar ilgililere Tebligat Kanunu hükümlerine göre
tebliğ edilir.Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren
geç yedi gün içinde yetkili sulh ceza mahkemesine itiraz
edilebilir.İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.Bu
cezalar 21.7.1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilir ve Hazineye
gelir kaydedilir. Hukuk ve
Ceza Muhakemeleri Usulleri kanunları ile diğer kanun
hükümleri saklıdır. Uzlaşma
sağlama (Ek madde: 02/05/2001 - 4667/23 md.) Madde 35/A
-Avukatlar dava açılmadan veya dava açılmış olup da henüz
duruşma başlamadan önce kendilerine intikal eden iş ve
davalarda, tarafların kendi iradeleriyle istem sonucu elde
edebilecekleri konulara inhisar etmek kaydıyla,
müvekkilleriyle birlikte karşı tarafı uzlaşmaya davet
edebilirler. Karşı taraf bu davete icabet eder ve uzlaşma
sağlanırsa, uzlaşma konusunu, yerini, tarihini, karşılıklı
yerine getirmeleri gereken hususları içeren tutanak,
avukatlar ile müvekkilleri tarafından birlikte imza altına
alınır. Bu tutanaklar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra
ve İflas Kanununun 38 inci maddesi anlamında ilam
niteliğindedir.
Sır saklama Madde 36 –
Avukatların, kendilerine tevdi edilen veya gerek avukatlık
görevi, gerekse, Türkiye Barolar Birliği ve barolar
organlarındaki görevleri dolayısiyle öğrendikleri hususları
açığa vurmaları yasaktır. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/24 md.) Avukatların birinci fıkrada yazılı
hususlar hakkında tanıklık edebilmeleri, iş sahibinin
muvafakatini almış olmalarına bağlıdır. Ancak, bu halde dahi
avukat tanıklık etmekten çekinebilir. Çekinme hakkının
kullanılması hukuki ve cezai sorumluluk doğurmaz. Yukarıki
hükümler, Türkiye Barolar Birliği ve baroların memurları
hakkında da uygulanır.
İşin reddedildiğinin bildirilmesi Madde 37 –
Avukat, kendisine teklif olunan işi sebep göstermeden
reddedebilir. Reddin, iş sahibine gecikmeden bildirilmesi
zorunludur. İşi iki
avukat tarafından reddolunan kimse, kendisine bir avukat
tayinini baro başkanından isteyebilir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/25 md.) Tayin olunan avukat, baro başkanı
tarafından belirlenen ücret karşılığında işi takip etmek
zorundadır.
İşin reddi zorunluluğu Madde 38 -
Avukat;
Teklifi
reddetmek zorunluğundadır. Bu zorunluluk, avukatların
ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da
kapsar. (Üçüncü
fıkra iptal: Ana.Mah.nin 21/1/1971 tarihli ve E.1970/19,
K.1971/9 sayılı kararı ile)
Avukatın dosya saklaması ve hapis hakkı Madde 39 –
Avukat, kendisine tevdi olunan evrakı, vekaletin sona
ermesinden itibaren üç yıl süre ile saklamakla yükümlüdür.
Şu kadar ki, evrakın geri alınması müvekkile yazı ile
bildirilmiş olduğu hallerde saklama yükümlülüğü,bildirme
tarihinden itibaren üç ayın sonunda sona erer. Avukat,
ücreti ve yapmış olduğu giderleri kendisine ödenmedikçe,
elinde bulunan evrakı geri vermekle yükümlü değidir.
Tazminat isteklerinde zamanaşımı Madde 40
-(Değişik: 02/05/2001 - 4667/27 md.) İş sahibi
tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileri
sürülen tazminat istekleri, bu hakkın doğumunun öğrenildiği
tarihten itibaren bir yıl ve her halde zararı doğuran
olaydan itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Avukatın vekaletten çekilmesi Madde 41 –
Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen
avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline
tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder. Şu kadar
ki, adli müzaharet bürosu yahut baro başkanı tarafından
tayin edilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir
özürü olmadıkça, görevi yerine getirmekten çekinemez.
Kaçınılmaz sebebin veya haklı özürün takdiri avukatı tayin
eden makama aittir.
Bir avukatın geçici olarak görevlendirilmesi Madde 42 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/28 md.) Bir avukatın ölümü veya
meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması
yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde,
baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş
sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartiyle, işleri
geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı
görevlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim eder.
Ayrıca durumu mahkemelere ve gerekli göreceği yerlere
bildirir. Bu hükümler avukatlık ortaklığı hakkında da
kıyasen uygulanır. Yukarıki
fıkrada yazılı işlere ait kanuni süreler, dosyaların devir
ve teslimine kadar işlemez. Şu kadar ki, bu süre üç ayı
geçemez. (Üçüncü
fıkra yürürlükten kaldırılmıştır: 02/05/2001 - 4667/28 md.)
Kendisine
görev verilen avukat haklı sebepler göstererek bunu
reddedebilir. Ret
sebeplerinin yerinde olup olmadığına baro yönetim kurulu
karar verir. Vekalet
görevi, temsil edilen avukatın talimatına bağlı olmaksızın,
bu görevi yapan avukatın sorumluluğu altında yürür. Yapılan
işlerin ücretini, kendisine vekalet olunan avukat öder.
Anlaşmazlık halinde ücretin miktarı baro yönetim kurulu
tarafından belirtilir.
Büro edinme zorunluluğu Madde 43 –
Her avukat, levhaya yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde
baro bölgesinde bir büro kurmak zorundadır. Büronun
niteliklerini barolar belirtir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/29 md.) Bir avukatın birden fazla bürosu
olamaz. Birlikte çalışan avukatlar ayrı büro edinemezler.
Avukatlık Ortaklığı yurt içinde şube açamaz.Milletvekileri,
milletvekiliği süresince avukatlık yapamaz. Bürosunu
veya konutunu değiştiren avukat yenilerinin adreslerini bir
hafta içinde baroya bildirmek zorundadır. Madde 44
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/30 md.) Avukatların
birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde çalışmaları Avukatlar,
mesleki çalışmalarını aynı büroda birlikte veya avukatlık
ortaklığı şeklinde de yürütebilirler. A.
Aynı büroda birlikte çalışma Birlikte
çalışma, aynı baroya kayıtlı birden çok avukatın mesleki
çalışmalarını bir büroda yürütmeleridir. Bu birlikteliğin
tüzel kişiliği yoktur, yapılan iş ticari sayılmaz. Birlikte çalışan avukatlardan biri ya da birkaçının ad ve/veya soyadının yanında (Avukatlık Bürosu) ibaresinin kullanılması zorunludur. Karşılıklı hak ve yükümlülükler, gelir ve giderlerin paylaşılması, büro yönetimi, birlikteliğin sona ermesi birlikte çalışanlarca belirlenir ve yazılı olarak kayıtlı oldukları baroya bildirilir. B.
Avukatlık ortaklığı Avukatlık
ortaklığı, aynı baroya kayıtlı birden çok avukatın bu Kanuna
göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel
kişiliktir. Avukatlık ortaklığının çalışması meslek
çalışması olup, ticari sayılmaz ve vergilendirme bakımından
şahis şirketlerine ilişkin hükümler uygulanır. Avukatlık
ortaklığının adı, bir ya da birkaç ortağın ad ve/veya
soyadlarına (Avukatlık Ortaklığı) ibaresi eklenerek
belirlenir. Yabancı sermayeyi teşvik mevzuatı çerçevesinde
Türkiye’de faaliyet göstermek isteyen yabancı avukatlık
ortaklıkları, bu kanuna ve avukatlık ortaklığı düzenlemesine
uygun olarak kurulmak koşuluyla, yalnızca yabancı hukuklar
ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık hizmeti
verebilirler. Bu sınırlama yabancı avukatlık ortaklığında
çalışan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşi yada yabancı
avukatları da kapsar. Bu nev’i avukatlık ortaklıkları için
ortakların baroya kayıtlı olması şartı aranmaz. Bu kuralın
uygulanması mütekabileyet esasına bağlıdır. Ana sözleşmesi tip ana sözleşmeye uygun olarak düzenlenen avukatlık ortaklığı, kurucularının kayıtlı bulunduğu baro yönetim kurulu tarafından Baro Avukatlık Ortaklığı Siciline yazılmasıyla tüzel kişilik kazanır. Yazılma istemi, ancak kanuna ve tip ana sözleşmeye aykırılık gerekçesiyle reddedilebilir. Bu konuda 8 inci madde hükümleri kıyasen uygulanır. Ana sözleşmenin bir örneği Türkiye Barolar Birliği’ne gönderilir.
Avukatların
birlikte çalışmalarından veya avukatlık ortaklığında;
ortakların kendi aralarında ve ortaklıkla ilgili her türlü
uyuşmazlıklar ile ortaklık pay devir ve intikalinde bedele
ilişkin olarak üçüncü şahıslarla aralarında çıkacak
anlaşmazlıklar, bu Kanunun 167. maddesinde tanımlanan hakem
kurulu tarafından, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine göre
çözümlenir. Avukatlık
ortaklığı tip anasözleşmesinde bulunması gereken; ortakların
kimlik bilgileri, ortaklığın unvanı ve adresi, ortaklık
payları, ortaklar arasındaki ilişkiler, iş ve davalarla
ilgili iş bölümü, yönetici ortakların yetkileri, ortaklığın
yönetim ve temsili, ortaklar kurulu, kurulun görev ve
yetkileri, gelir ve giderin paylaşılması, denetim,
ortaklıktan çıkma, çıkarılma, pay devri, ortaklığın sona
ermesi, fesih, infisah ve tasfiye gibi hususların esas,
şekil ve şartları Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca
hazırlanıp Adalet Bakanlığınca onaylanarak Resmi Gazete’de
ilan edilen yönetmelikte düzenlenir.
Avukat bürosunda çalışabilecek kişiler Madde 45 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/31 md.) Avukatlar ve avukatlık
ortaklıkları, bürolarında yalnız avukatlık mesleği için
gerekli olan yardımcı elemanları çalıştırabilirler. Hakimliğe
ve avukatlığa engel suçlardan biri ile hükümlü olanlar veya
avukatlıktan yasaklananlarla her ne şekilde olursa olsun
işbirliği edilemez veya bu gibiler büroda çalıştırılamaz.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/31 md.) Yukarıdaki hükümlere aykırı
hareket eden avukat, ilk defasında işten, tekrarında
meslekten çıkarma; avukatlık ortaklığı ilk defasında işten
çıkarma, tekrarında ise avukatlık ortaklığı sicilinden
silinme cezası ile cezalandırılır.
İşlerin stajiyer veya sekreterle takibi, dava dosyalarının
incelenmesi ve dosyadan örnek alma Madde 46
-(Değişik: 02/05/2001 - 4667/32 md.) Avukat,
işlerini kendi sorumluluğu altındaki stajyeri veya yanında
çalışan sekreteri eliyle de takip ettirebilir, fotokopi veya
benzeri yollarla örnek aldırabilir. Avukatın onanmasını
istemediği örnekler harca tabi değildir. Avukat veya
stajyer, vekaletname olmaksızın dava ve takip dosyalarını
inceleyebilir. Bu inceleme isteğinin ilgililerce yerine
getirilmesi zorunludur. Vekaletname ibraz etmeyen avukata
dosyadaki kağıt veya belgelerin örneği veya fotokopisi
verilmez.
Çekişmeli hakları edinme yasağı Madde 47 –
Avukat el koyduğu işlere ait çekişmeli hakları edinmekten
veya bunların edinilmesine aracılıktan yasaklıdır. Bu yasak,
işin sona ermesinden itibaren bir yıl sürer. Birinci
fıkra hükmü, avukatın ortaklarını ve yanında çalıştırdığı
avukatları da kapsar. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/33 md.) Ancak, 164 üncü madde hükmü
saklıdır.
Avukata çıkar karşılığında iş getirme
Madde 48 –
Avukat veya iş sahibi tarafından vadolunan veya verilen bir
ücret yahut da herhangi bir çıkar karşılığında avukata iş
getirmeye aracılık edenler ve aracı kullanan avukatlar altı
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu eylemi
yapanlar memur iseler, verilecek hapis cezası bir yıldan
aşağı olamaz.
Avukatların resmi kılığı Madde 49 –
Avukatlar, mahkemelere, Türkiye Barolar Birliğinin
belirteceği resmi kılıkla çıkmak zorundadırlar.
Baroya ve avukatlara ayrılacak yer Madde 50 –
Her adalet dairesinde, bölgesinde bulunduğu baro için, her
mahkeme salonunda ve icra dairesinde ise avukatlar için
ihtiyaca yetecek nitelikte yer ayrılması zorunludur. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/34 md.) Ayrıca her cezaevinde ve kolluk
biriminde mesleğin onuruna ve önemine uygun bir görüşme yeri
ayrılır. Bu yerlerin bakım ve onarımı ilgisine göre Adalet
ve İçişleri Bakanlıklarınca yaptırılır.
Danışma yapılması uygun olmıyan yerler Madde 51 -
Avukatlar, baroda yazılı olan bürolarından başka yerlerde,
mahkeme salonunda veya adalet binasının başka bir yerinde iş
sahipleri ile hukuki danışmada bulunmaktan ve iş kabul
etmekten yasaklıdırlar. Yukarıki
fıkra hükmü, avukatın özel olarak çağrıldığı hallerde
uygulanmaz.
Dosya tutmak Madde 52 –
Avukat, üzerine aldığı her iş yahut yazılı mütalasına baş
vurulan her husus hakkında düzenli dosya tutmak zorundadır.
Avukat,
kendisi tarafından yazılan veya taslağı yapılan her belgeyi
imzalamakla yükümlüdür.
Görüşmelere ait tutanak Madde 53 –
Avukat, iş için yaptığı görüşmelerden gerekli saydıklarını
bir tutanakla tespit eder. Tutanağın altı, görüşmede
bulunanlar tarafından imzalanır.
Sicil cüzdanları Madde 54 –
Levhada yazılı olan her avukatın bağlı olduğu baroda,
Türkiye Barolar Birliğinden gönderilen örneğe göre
düzenlenecek bir sicil cüzdanı bulunur. Bu cüzdan gizlidir;
ancak sahibi veya vekalet vereceği başka bir avukat
tarafından her zaman görülebilir ve gerekli not alınabilir.
Bir barodan
diğerine nakil halinde, cüzdan, nakledilen baro başkanlığına
gönderilir.
Reklam yasağı Madde 55 –
Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her
türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle
tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile
akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/35 md.) Bu yasak, ortak avukat bürosu ve
avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/35 md.) Yukarıdaki yasaklara ilişkin
esaslar Türkiye Barolar Birliği’nce düzenlenecek
yönetmelikle belirlenir.
Örnek çıkarabilme ve tebligat yapabilme hakkı Madde 56 –
Usulüne uygun olarak düzenlenen ve avukata verilmiş olan
vekaletname 52 nci maddede yazılı dosyada saklanır. Avukat,
bu vekaletnamenin örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu imzası
ile onaylayarak kullanabilir. Avukatın çıkardığı vekaletname
örnekleri bütün yargı mercileri, resmi daire ve kurumlar ile
gerçek ve tüzel kişiler için resmi örnek hükmündedir. Asıllarının
verilmesi kanunda açıkça gösterilmiyen hallerde avukatlar,
takibettikleri işlerde, aslı kendilerinde bulunan her türlü
kağıt ve belgelerin örneklerini kendileri onaylıyarak yargı
mercileri ile diğer adalet dairelerine verebilirler. Aslı
olmayan vekaletname veya diğer kağıt ve belgelerin örneğini
onaylıyan yahut aslına aykırı örnek veren avukat üç yıldan
altı yıla kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Avukatlar,
vekalet aldıkları işlerde, ilgili yargı mercii aracılığı ile
ve bu yargı merciinin tebliğat konusunda bir kararı
olmaksızın, diğer tarafa adli kağıt ve belge tebliğ
edebilirler. Tebliğ edilen kağıt ve belgelerin birer
nüshası, gerekli harc, vergi ve resim ödenmek şartiyle,
ilgili yargı merciinin dosyasına konur. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/36 md.) Avukatlar veya avukatlık ortaklığı
başkasını tevkil etme yetkisini haiz oldukları bütün
vekaletnamelerini kapsayacak şekilde bir başka avukata veya
avukatlık ortaklığına vekaletname yerine geçen yetki belgesi
verebilir. Bu yetki belgesi vekaletname hükmündedir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/36 md.) Vekaletnameler Türkiye için tek
tip olup, vekaletnamenin biçim ve içeriği Türkiye Barolar
Birliği ile Türkiye Noterler Birliği tarafından hazırlanır.
Avukata karşı işlenen suçlar Madde 57 –
Görev Sırasında veya yaptığı görevden dolayı avukata karşı
işlenen suçlar hakkında, bu suçların hakimlere karşı
işlenmesine ilişkin hükümler uygulanır.
Soruşturmaya yetkili Cumhuriyet Savcısı Madde 58 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/37 md.) Avukatların avukatlık
veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki
görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri
suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının
vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet
savcısı tarafından yapılır. Avukat yazıhaneleri ve konutları
ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili
olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve baro temsilcisinin
katılım ile aranabilir. Ağır cezayı gerektiren suçüstü
halleri dışında avukatın üzeri aranamaz. Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun
duruşmanın inzibatına ilişkin hükümleri saklıdır. Şu kadar
ki, bu hükümlere göre avukatlar tutuklanamıyacağı gibi
haklarında hafif hapis veya hafif para cezası da verilemez.
Kovuşturma izni, son soruşturmanın açılması kararı ve
duruşmanın yapılacağı mahkeme Madde 59-
58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya Adalet
Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur.
İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü
takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en
yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına
gönderilir. Cumhuriyet
Savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı
son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına
karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir.
İddianamenin bir örneği, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun
hükümleri uyarınca, hakkında kovuşturma yapılan avukata
tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine avukat, kanunda yazılı süre
içinde bazı delillerin toplanmasını ister veya kabule değer
bir istemde bulunursa nazara alınır, gerekirse soruşturma
başkan tarafından derinleştirilir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/38 md.) Haklarında son soruşturmanın
açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun
işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. Durum avukatın
kayıtlı olduğu baroya bildirilir.
İtiraz hakkı Madde 60 –
59 uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya
salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer
olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya
sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir.
Bu itiraz,
suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi hariç olmak üzere,
itiraz edilen kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza
mahkemesinde incelenir.
Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali Madde 61 -
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/39 md.) Ağır cezayı
gerektiren suçüstü halinde hazırlık soruşturması, bizzat
Cumhuriyet savcısı tarafından genel hükümlere göre yapılır.
Görevi savsaklama ve kötüye kullanma Madde 62 – Türk Ceza Kanununun 294 ve 295 inci maddelerinde yazılı hallerden başka (Her ne şekilde olursa olsun) bu kanun ve diğer kanunlar gereğince avukat sıfatı ile veya Türkiye Barolar Birliğinin yahut baroların organlarında görevli olarak kendisine verilmiş bulunan görev ve yetkiyi ihmal veya kötüye kullanan avukat Türk Ceza Kanunun 230 ve 240 ıncı maddeleri gereğince cezalandırılır.
Avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmaması: Madde 63 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/40 md.) Baro levhasında yazılı
bulunmayanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar,
şahıslarına ait olmayan dava evrakını düzenleyemez, icra
işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri
kullanamazlar. Baro levhasında yazılı bulunmayanlar
avukatlık unvanını da taşıyamazlar. Şu kadar ki, baro
levhasındaki kaydı 20 yılı dolanlardan, bürosunu kapatarak
vergi kaydını sildiren avukatlar durumları hakkında bilgi
vermek ve baroya karşı görev ve yükümlülüklerini yerine
getirmek koşuluyla sadece avukat ünvanını kullanabilirler.
(Değişik:22.01.1986-3256/7 md.) Birinci fıkra hükmüne aykırı
eylemde bulunanlar yüzbin liradan birmilyon liraya kadar
ağır para cezasına ve altı aydan bir yıla kadar hapis
cezasına mahküm edilirler.
(Değişik:22.01.1986-3256/7 md.) Avukatlık yapmak yetkisini
taşımadıkları halde muvazalı yoldan alacak devralarak ve
kanunların tanıdığı başka hakları kötüye kullanarak
avukatlara ait yetkileri kullananlar bir yıldan üç yıla
kadar hapis ve beş yüzbin liradan beşmilyon liraya kadar
ağır para cezasiyle cezalandırılırlar. Mahkemeler,
icra ve iflas daireleri ve barolar, bu maddenin kapsamına
giren bir olayı öğrenince Cumhuriyet Savcılığına bildirmek
zorundadırlar. Yapılacak kovuşturma sonucu Cumhuriyet
Savcısı tarafından baroya bildirilir.
Baro yönetim kuruluna karşı özel görevler Madde 64 –
Denetleme ve şikayetle ilgili meselelerde avukat, bu kanunda
gösterilen meslek sırrını saklama yükümlülüğüne aykırı
düşmedikçe, baro başkanına veya yönetim kuruluna yahut
bunlar tarafından görevlendirilen üyelerden birine bilgi
vermek ve istek üzerine dosyaları göndermek, dinlenmek üzere
çağırıldığı hallerde baro başkanı, yönetim kurulu veya bu
kurul üyelerinden birinin davetine uymak zorundadır.
(Değişik:22.01.1986-3256/8 md.) Birinci fıkrada yazılı
zorunluğa uymayan avukat hakkında, baro yönetim kurulu,
onbin liradan yüzbin liraya kadar para cezası verebilir. Bu
ceza her davet ve isteğe uymama halinde yeniden verilebilir.
Ancak,
gönderilen yazıda, davet ve isteğe uymama halinde para
cezası verileceğinin belirtilmiş olması şarttır. Bu para
cezasına karşı, tebliğinden itibaren onbeş gün içinde, baro
disiplin kuruluna itiraz olunabilir. Baro disiplin kurulunun
kararı kesindir. Yukarıki
fıkralar gereğince hükmedilen para cezaları, bu kanunun
disiplin cezalarına ilişkin hükümlerine göre tahsil edilir
ve baroya irat yazılır.
Baro keseneğini ödememekte direnme Madde 65 -
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/41 md.) Genel
kurulca belirlenen yıllık kesenek her yılın Ocak ve Temmuz
aylarında iki eşit taksitte ödenir. Süresi içinde ödenmeyen
yıllık keseneğe aylık yüzde beş gecikme zammı uygulanır. Yıllık
kesenek borcu ödenmedikçe avukat baro genel kuruluna
katılamaz, seçme ve seçilme haklarını kullanamaz. Yıllık keseneği, tebligata rağmen, kabule değer bir sebep olmasızın ödememekte direnen avukatların ve avukatlık ortaklıklarının adları, yönetim kurulu kararıyla borçlarını gecikme zammıyla ödeyinceye kadar levha ve sicilden silinir ve durum ilgili yerlere bildirilir. Bu durumda olan avukat ve avukatlık ortaklıklarının borçları yasal yollardan alınır. |
Baro Levhası ve Avukat Listesi
Levhaya yazılma yükümlülüğü Madde 66 –
Her avukat, bölgesi içinde sürekli olarak avukatlık edeceği
yerin baro levhasına yazılmakla, yükümlüdür. Bir baro
levhasına yazılmış olan avukat, sürekli olmamak şartıyla,
memleketin her yerinde avukatlık yapmaya yetkilidir.
Avukatlığın sürekli olarak başka bölgede yapılması Madde 67 –
Bir avukat, levhasında yazılı bulunduğu baro bölgesi dışında
sürekli olarak avukatlık eder veya disiplin cezası
gerektiren bir eylemde bulunursa, o yer barosu yönetim
kurulu tarafından bu konuda düzenlenecek tutanak, gereken
işlem yapılmak üzere, avukatın levhasında yazılı olduğu
baroya gönderilir.
Başka baroya nakil Madde 68 –
Bir barodan diğer baroya nakil hakkındaki istekler,
levhasına yazılmak istenen baro yönetim kuruluna yazı ile
yapılır. Nakil
dilekçelerine hangi belgelerin ekleneceği ve nakilde ne gibi
usullerin uygulanacağı yönetmelikte gösterilir.
Nakille ilgili inceleme ve istemin kabulü Madde 69 –
Nakil isteği ile baş vurulan baronun yönetim kurulu, istekte
bulunan avukat hakkında gerekli gördüğü her türlü inceleme
ve işlemleri yapar ve özellikle avukatın disiplin
kovuşturması altında olup olmadığını, ödenecek borcu bulunup
bulunmadığını levhasına yazılı olduğu barodan sorar.
Disiplin kovuşturmasının sonuçlanmasından veya avukatın
baroya borçlarını ödemesinden evvel hiçbir işlem yapılamaz.
Nakil
isteminin kabulü halinde verilecek karar, nakledilen baro
yönetim kurulu tarafından Türkiye Barolar Birliğine ve
avukatın ayrıldığı baroya derhal bildirilir.
Nakil isteminin reddi Madde 70 –
Nakil isteminin, levhasına yazılmak için başvurulan baroca
reddi halinde, nakil isteğinde bulunan avukat, bu kararın
kendisine tebliğinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye
Barolar Birliğine itiraz edebilir. Baro
yönetim kurulu, nakil isteminin baroya varışı tarihinden
itibaren bir ay içinde bir karar vermezse istem reddedilmiş
sayılır. Bu halde bir aylık sürenin bitiminden itibaren
onbeş gün içinde ilgili, Türkiye Barolar Birliğine itiraz
edebilir. Türkiye
Barolar Birliğinin itiraz üzerine vereceği kararlar kesin
olup bu kararlara karşı ilgili tarafından İdari Yargı
Merciine başvurulabilir. Türkiye
Barolar Birliği itiraz dilekçesinin varışı tarihinden
itibaren üç ay içinde bir karar vermezse itiraz reddedilmiş
sayılır. Türkiye
Barolar Birliği itirazın kabulü hakkındaki kararını,
avukatın naklettiği ve ayrıldığı barolara derhal bildirir.
Levhadan ve
avukatlık ortaklığı sicilinden silme Madde 71 -
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/42 md.) Levhadan
silme ve avukatlık ortaklığı sicilinden silme kararını
avukatın veya avukatlık ortaklığının kayıtlı olduğu baronun
yönetim kurulu verir. Bu karardan
önce avukatın yazılı cevabı istenmekle birlikte kendisinin
dinlenmesi veya dinlenmek üzere yapılan çağrıya süresi
içinde uymamış olması şarttır. Avukatlık ortaklığı hakkında
da karar verilmesi için ortaklık tarafından
görevlendirilecek bir ortağın dinlenmesi veya yapılan
çağrıya uyulmamış olması gereklidir. Levhadan ve
avukatlık ortaklığı sicilinden silme kararı gerekçeli olarak
verilir. Bu karara karşı avukat veya avukatlık ortaklığı
tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye Barolar
Birliğine itiraz edebilir. Türkiye Barolar Birliğinin itiraz
üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay içinde bakanlıkça karar verilmediği
veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet
Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek
üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar
Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi
halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin
altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri burada da kıyasen
uygulanır. Levhadan ve
avukatlık ortaklığı sicilinden silme kararı kesinleşinceye
kadar ilgili avukat veya avukatlık ortaklığı avukatlık
faaliyetini devam ettirme hakkına sahiptir. Şu kadar ki;
levhadan silme ve avukatlık ortaklığı sicilinden silme
kararı kesinleşinceye kadar avukatın veya avukatlık
ortaklığının görevini sürdürmesinde sakınca görülmesi
halinde baro yönetim kurulunun istemi ile baro disiplin
kurulu avukatı veya avukatlık ortaklığını geçici olarak
işten yasaklayabilir.
Levhadan silinmeyi gerektiren haller Madde 72 –
Aşağıdaki hallerde avukatın adı levhadan silinir:
(Ek
fıkralar:22.01.1986-3256/9 md.) Şu kadar ki, staj sırasında
mesleğin onuru ile bağdaşması mümkün olmayan işler müstesna
olmak üzere, 11 inci maddede sayılan işlerden biri ile
uğraştığı, ruhsatnamenin verildiği tarihten itibaren 5 yıl
geçtikten sonra anlaşılan avukat, staj süresi içinde elde
ettiği ödemelerin veya gelirlerin tutarının üç katını Baroya
ödediği takdirde levhaya yeniden yazılır. Baroya
bildirilen büro terk edilmiş ve yenisi bildirilmemiş ise, 71
inci maddeye göre avukatın dinlenmek üzere çağırılmasından
vazgeçilebilir.
Levhaya yeniden yazılma hakkı Madde 73 –
72 nci maddeye göre levhadan silinmeyi gerektiren hallerin
sona erdiğini ispat eden avukat, levhaya yeniden yazılmak
hakkını kazanır. Şu kadar ki, baro yönetim kurulu, gerekli
gördüğü hallerde, sebeplerini de açıklamak suretiyle,
levhaya yeniden yazılma talebinde bulunanı, ilk yazılmaya
esas olan şartların hepsinin veya bir kısmının varlığını
ispatla zorunlu tutabilir. Ruhsatname
verilmesi hükmü ayrık olmak üzere, bu kanunun 7, 8 ve 9 uncu
maddeleri levhaya yeniden yazılma istemlerinde de kıyas yolu
ile uygulanır. Levhaya
yeniden yazılmasına evvelce dahil olduğu baro tarafından
karar verilen avukattan yeniden giriş keseneği alınmaz.
Bir daha yazılmamak üzere levhadan silinme Madde 74 –
Cezai veya disipline ilişkin bir karar sonunda meslekten
çıkarılanlarla 5 inci maddenin (a) bendinde yazılı suçlardan
kesin olarak hüküm giyenlerin ruhsatnamesi baro yönetim
kurulunca geri alınarak iptal ve adları bir daha yazılmamak
üzere levhadan silinir. Bu işlerin
uygulanması, kararın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/44 md.) Baro yönetim kurullarının bu
maddeye dayanarak verdiği karara karşı avukat, kararın
kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde
Türkiye Barolar Birliğine itiraz edebilir. Türkiye Barolar
Birliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar Adalet
Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde
bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde
kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları
bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte
Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu
kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi
halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin
altıncı ve yedinci fıkra hükümleri burada da kıyasen
uygulanır.
Avukatlar listesi Madde 75
–(Değişik birinci fıkra :22.01.1986-3256/10 md.) (Değişik:
02/05/2001 - 4667/45 md.) Baro yönetim kurulu üç yılda bir
bölgesi içinde bulunan ve baro levhasında yazılı olan bütün
avukatların bir listesini son yılın 31 Aralık tarihine kadar
düzenler. Listeye her avukatın alfabe sırasıyla adı, soyadı,
büro ve konut adresi yazılır. Birlikte çalışan avukatların
büroları ve avukatlık ortaklıkları listede ayrıca
belirtilir. Levhadaki
değişiklikler her yıl sonunda düzenlenecek ek listede
gösterilir. Bu listenin
düzenlenme şekli Türkiye Barolar Birliğince tespit edilir.
Listenin düzenlenmesinden sonra baro levhasına yazılanlara
yeni listenin düzenlenmesine kadar kullanılacak geçici bir
belge verilir. Listeden Anayasa Mahkemesine, Yüksek Mahkemelere, Adalet Bakanlığına, Türkiye Barolar Birliğine, diğer barolara, baronun bölgesi içinde bulunan mahkemelerle Cumhuriyet Savcılıklarına, en büyük idare amirine, diğer yargı mercilerine, noterlere ve icra ve iflas dairelerine yeteri kadar gönderilir. |
BarolarBİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Baroların kuruluş ve nitelikleri Madde 76
–(Değişik: 02/05/2001 - 4667/46 md.) Barolar; avukatlık
mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş
sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni
sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun
üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak,
avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm
çalışmaları yürüten tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını
demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde
meslek kuruluşlarıdır.
(Değişik:18.06.1997-4276/3 md.) Barolar, kuruluş amaçları
dışında faaliyette bulunamazlar. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/47 md.) Protokolde barolar, İl Cumhuriyet
Başsavcısının yanında yer alır. Baronun
kurulması, organlarının görevden uzaklaştırılması ve
görevlerine son verilmesi: Madde 77 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/47 md.) Bölgesi içinde en az
otuz avukat bulunan her il merkezinde bir baro kurulur.
Kurulmuş olan barolarda avukat sayısının otuzun altına
düşmesi halinde de ikinci fıkra hükmü uygulanır. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/47 md.) Baro kurulmayan yerlerin en yakın
baroya bağlanmasına veya bunların birleştirilerek bir baro
kurulmasına ve merkezlerinin belirlenmesine Türkiye Barolar
Birliği karar verir. Türkiye Barolar Birliği yeni kurulacak
baro bölgesinde bürosu bulunan levhaya kayıtlı avukatların
listesini düzenleyerek bunlardan en kıdemli avukatı, yeni
baroya kurmakla görevlendirir. Görevli avukatın seçeceği ve
başkanlığını yapacağı dört kişilik kurucu kurul en geç altı
ay içinde yeni baronun kuruluşunu tamamlar ve Türkiye
Barolar Birliğine bildirir. Baro yönetim kurulunun yedekleri
ile birlikte istifa etmesi halinde baroyu üç ay içinde
seçime götürmek kaydıyla aynı kurul oluşturulur. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/47 md.) Barolar, kuruluşlarını Türkiye
Barolar Birliğine bildirmekle tüzel kişilik kazanırlar. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/47 md.) Türkiye Barolar Birliği, kuruluşu
Adalet Bakanlığına bildirir.
(Değişik:18.06.1997-4276/4 md.) Amaçları dışında faaliyet
gösteren barolar ile Türkiye Barolar Birliği sorumlu
organlarının görevlerine son verilmesine ve yerlerine
yenilerinin seçilmesine Adalet Bakanlığının veya
bulundukları yer Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine,
o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesince basit usule göre
yargılama yapılarak karar verilir ve dava en geç üç ay
içinde sonuçlandırılır. Görevlerine
son verilen organların yerine en geç bir ay içerisinde
yenileri seçilir. Yeni seçilenler eskilerin süresini
tamamlarlar. Adalet
Bakanlığının bu Kanun uyarınca baro organlarının işlemleri
hakkında onay mercii olarak verdiği kararları görevli baro
organları aynen yerine getirmekle yükümlüdürler. Bakanlık
kararını idari yargı merciinin yürütmenin durdurulmasına
veya esasına ilişkin kararı veya kanuni bir sebep olmaksızın
yerine getirmeyen veya eski kararda direnme niteliğinde yeni
bir karar veren veya kanunun zorunlu kıldığı işlemleri
Bakanlığın uyarısına rağmen yerine getirmeyen baro organları
hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. Görevlerine
son verilen organ üyelerinin kanunda yazılı ceza
sorumlulukları saklıdır. Bu organların yukarıdaki fıkra
gereğince görevlerine son verilmesine neden olan
tasarrufları hükümsüzdür.
(Değişik:18.06.1997-4276/3 md.) Ancak, milli güvenliğin,
kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını
önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede
sakınca varsa, barolar ile Türkiye Barolar Birliği, vali
tarafından faaliyetten men edilebilir. Faaliyetten men
kararı, yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına
sunulur. Hakim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar, aksi
halde, bu idari karar kendiliğinden yürürlükten kalkar. Göreve son
verme ve görevden uzaklaştırma hükümleri Baro Genel Kurulu
hakkında uygulanmaz.
Görevlerin parasız oluşu ve bir kişide birleşemeyecek
görevler Madde 78 –
Baro başkanlığı, başkanlık divanı, yönetim, denetleme ve
disiplin kurulları üyelikleri ile baro menfaatlerini
gözetme, temsil ve savunma hususunda avukatlara verilen
işler ücretsiz görülür. Yolculuk ve
ikamet giderleriyle diğer zaruri giderler baro kasasından
ödenir. Baro
başkanlığı, baro yönetim ve disiplin kurulu üyelikleri ve
denetçilik bir kişide birleşemez. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/48 md.) Şu kadar ki, levhada yazılı avukat
sayısı kırktan az olan barolarda disiplin kurulu üyeliği ile
denetçilik bir kişide birleştirilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Baroların Organları
Organlar Madde 79 –
Baroların organları şunlardır:
I - Baro genel kurulu
Kuruluşu Madde 80 –
Baro genel kurulu, baronun en yüksek organı olup levhada
yazılı bulunan bütün avukatlardan kurulur.
Görevleri Madde 81 –
Genel Kurulun görevleri şunlardır :
Olağan toplantı Madde 82 –
(Değişik:22.01.1986-3256/12 md.) Genel kurul iki yılda bir
Ekim ayının ilk haftası içinde baro başkanının daveti
üzerine gündemindeki maddeleri görüşmek üzere toplanır.
Olağanüstü toplantı Madde 83 –
Türkiye Barolar Birliği, baro başkanı, yönetim veya
denetleme kurulu gerekli gördükleri hallerde genel kurulu
olağanüstü toplantıya çağırabilirler. Baro başkanı, levhada
yazılı avukatların beşte birinin, görüşme konularını
belirten yazılı istemi ile, en geç onbeş gün içinde genel
kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak zorundadır.
Toplantıya çağrı Madde 84 -
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/50 md.) Genel
Kurulun olağan toplantısının yeri, saati ve gündemi ile ilk
toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci
toplantının günü, saati ve toplantı yeri, baro çevresi
adalet dairelerinde ve baronun uygun bir yerinde en az otuz
gün önceden başlamak üzere, genel kurulun toplanacağı tarihe
kadar duyurulur. Bu duyuru, tebligat hükmündedir.
Genel kurul başkanlık divanı Madde 85 –
Gerek olağan, gerekse olağanüstü genel kurul toplantılarında
ilk iş olarak toplantıya bir başkan, bir başkan vekili ile
iki üyeden kurulu bir başkanlık divanı seçilir. Seçim ayrı
ayrı ve genel kurulca aksine karar alınmadıkça işari oyla
yapılır ve kullanılan oyların en çoğunu alanlar seçilir. Baro
başkanı ve yönetim ve denetleme kurulu üyeleri başkanlık
divanına seçilemezler.
Toplantıya katılma yükümü Madde 86 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/51 md.) Baro levhasında yazılı
avukat; gerek olağan, gerek olağanüstü genel kurul
toplantılarına katılmak ve oy kullanmakla yükümlüdür. Bu
toplantılara haklı bir neden olmaksızın gelmeyenlere veya oy
kullanmayanlara ilçe seçim kurulu başkanı tarafından, o
baroya kayıtlı avukatların yıllık keseneğinin üçte biri
miktarında para cezası verilir. Bu para cezaları ilgili baro
başkanlığınca tahsil edilir ve baro bütçesine gelir
kaydedilir. 64 üncü
maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları, bu maddeye göre
verilen para cezaları hakkında da uygulanır.
Görüşme ve karar yeter sayısı Madde 87 –
Genel kurul, levhada yazılı avukatların yarıdan bir
fazlasının katılmasıyla toplanır. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/52 md.) Birinci fıkrada yazılı çoğunluk
sağlanamazsa, toplantı zorunlu bir neden olmadıkça bir hafta
sonraya bırakılır. Şu kadar ki, bu erteleme onbeş günü
aşamaz. Bu toplantıda, üye sayısı altmışa kadar (altmış
dahil) olan barolarda en az üçte bir, dörtyüze kadar
olanlarda (dörtyüz dahil) beşte bir ve dörtyüzden fazla
olanlarda onda bir üye katılmadıkça toplantı ve görüşme
yapılamaz. Yukarıdaki
hükümlere göre yetersayı bulunmak şartiyle, kararlar,
tekliflerden en çok oy alanın kabul edilmiş sayılması
suretiyle verilir. Oyların eşitliği halinde genel kurul
başkanının bulunduğu taraf üstün sayılır. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/52 md.) (Dördüncü fıkra yürürlükten
kaldırılmıştır) Bir üye
kendini ilgilendiren özel işinde oy veremez. Seçimlerde bu
esas uygulanmaz. (Değişik:
08.05.1984-3003/4 md.) Genel kurulun kararları, bir
tutanakla tespit edilir. Tutanak, genel kurul başkanlık
divanı tarafından imzalanır ve Türkiye Barolar Birliğine
gönderilir.
Gündem dışı görüşme yasağı Madde 88 –
Genel kurul toplantısında, görüşüleceği gündemde
belirtilmemiş konular hakkında karar verilemez. Yeni bir
toplantı kararı bu hükmün dışındadır.
II- Baro yönetim kurulu
Kuruluşu Madde 89 –
Her baronun yönetim kurulu, baro başkanı ile en az dört
üyeden kurulur. Avukat
sayısı elliden yüze kadar olan barolarda altı, yüzbirden
ikiyüzelliye kadar olan barolarda 8, 251 den fazla olan
barolarda 10 asıl üye ve her baroda asıl üye sayısınca yedek
üye bulunur. Baro
başkanı, yönetim kurulunun başkanıdır.
Seçilme yeterliği, engelleri ve seçimin şekli Madde 90 -
(Değişik:26.02.1970-1238/1 md.) Yönetim Kurulu üyeleri
levhada yazılı ve avukatlıkta en az beş yıl kıdemli olan
avukatlar arasından seçilir. Üye sayısı yüzden az olan
barolarda beş yıllık kıdem şartı aranmaz. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/53 md.) Haklarında avukatlığa engel bir
suçtan dolayı son soruşturma açılmasına karar verilmiş veya
geçmiş beş yıl içinde disiplin kurulunca verilecek
kesinlemiş bir kararla kınama, para veya işten çıkarılma
cezalarıyla tecziye edilmiş olanlar Yönetim Kurulu Üyesi
seçilemezler. 77. Madde hükmüne dayanılarak görevine son
verilenler yapılacak ilk genel kurulda baro organlarına aday
olamazlar. (Üçüncü
fıkra Mülga: 8/5/1984 -3003/9 md.) Yönetim
Kurulu üyeleri gizli oy ile seçilirler. Oy pusulasına
seçilecek asıl üye tamsayısının yarısından en az bir fazla
isim yazılması zorunludur. Bundan noksan isim yazılmış oy
pusulaları geçerli değildir. Oy pusulasına seçilecek asıl
üye sayısından fazla ad yazıldığı takdirde, sondan
başlanarak fazla adlar hesaba katılmaz. Adaylar
aldıkları oyların sayısına göre sıralanır ve en çok oy
alandan başlanmak üzere önce asıl, sonra yedek üye seçilmiş
olanlar bu sıraya göre tespit edilir. Adayların aldıkları
oylarda eşitlik halinde meslek kıdemi fazla olan, kıdemleri
de eşitse, adayların yaşlısı sırada önalır. Yedek üyeler
aldıkları oy sayısına göre bulundukları sıra göz önünde
tutularak Kurulda göreve çağırılır. Seçim
yeterliğini kaybeden Yönetim Kurulu üyelerinin görevi
kendiliğinden sona erer.
Seçim dönemi Madde 91 –
(Değişik: 14.11.1984-3079/1 md.) Yönetim Kurulunun görev
süresi iki yıldır. Süresi dolan Yönetim Kuruluna mensup
üyeler yeniden seçilebilirler.
Seçim dönemi bitmeden ayrılma Madde 92 –
(Değişik birinci fıkra : 22.01.1986-3256/13 md.) Seçim
dönemi bitmeden önce ayrılan yönetim kurulu üyesinin yeri,
en çok oy almış yedek üye ile doldurulur. Yönetim
Kurulu üyelerinden biri hakkında 90 ıncı maddeye göre
seçilmeye engel bir suçtan dolayı kamu davası açılmış ise,
dava sonuna kadar bu üye Yönetim Kuruluna katılamaz; yeri
yedek üye ile doldurulur.
Toplantılar Madde 93 –
Yönetim Kurulu, Baro Başkanı tarafından, doğrudan doğruya
veya üyelerden birinin görüşme konusunu taşıyan yazılı
isteği üzerine toplantıya çağırılır. Yönetim
Kurulu salt çoğunlukla toplanır ve üye tam sayısının salt
çoğunluğu ile karar verir. Oylarda eşitlik halinde, başkanın
bulunduğu taraf üstün tutulur. Baro Başkanı veya Yönetim
Kurulu üyeleri, ilgili oldukları işlerin görüşülmesine
katılamazlar. Yönetim
Kurulu kararları hakkında düzenlenen tutanak başkan ve
üyeler tarafından imzalanır.
Toplantıya çağrı Madde 94 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/54 md.) Yönetim kurulu üyeleri
baro başkanının çağrısı üzerine toplanır. Ardı ardına üç
toplantıya özürsüz olarak katılmamış olan üyenin yönetim
kurulu kararı ile üyeliği düşürülür. Bu karara
karşı, tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Türkiye
Barolar Birliğine itiraz olunabilir. İtiraz, kararın
uygulanmasını durdurmaz.
Yönetim kurulunun görevleri Madde 95 –
Yönetim kurulu, kendisine kanunen verilen görevleri yerine
getirmekle yükümlü olup, baronun işlerini kovuşturur ve
menfaatlerini korur.
Yönetim kurulunun başlıca görevleri şunlardır
III - Baro başkanlığı
Seçim ve seçim dönemi bitmeden ayrılma (Değişik:
02/05/2001 - 4667/56 md.) Madde 96 –
Baro
başkanı iki yıllık bir görev süresi için seçilir. Yeniden
seçilmek caizdir. Ancak, görev süresi iki dönemden fazla
olamaz. Baro
başkanı levhada yazılı ve avukatlıkta en az on yıl kıdemli
avukatlar arasından gizli oyla seçilir. Üye sayısı yüzden az
olan barolarda kıdem şartı aranmaz. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/56 md.) 90. maddenin 2 ve 6. fıkraları
hükümleri, baro başkanının seçimi hakkında da kıyasen
uygulanır. Seçim
döneminin bitmesinden önce ayrılan baro başkanının yerine
seçilen, geri kalan süreyi tamamlar.
Görevleri Madde 97-
Baro başkanının görevleri şunlardır:
IV - Baro başkanlık divanı
Kuruluşu ve seçimi Madde 98 –
Başkanlık divanı:
İbarettir. Başkanlık
divanı kurulması, 50 den fazla üyesi bulunan barolar için
zorunludur.
Başkanlık divanının görevleri Madde 99 –
Başkanlık Divanı, kanunla veya yönetim kurulu kararı ile
kendisine verilen görevleri yerine getirir. Divan, baro
mallarının yönetimi hakkında gerekli kararları alır ve aynı
konuda yönetim kurulunun isteğine göre, bu kurula yazılı
veya sözlü bilgi verir.
Baro başkan yardımcısının görevleri Madde 100 –
Baro Başkan yardımcısı, baro başkanının bulunmadığı
zamanlarda veya baro başkanlığı herhangi bir sebeple
boşalmışsa yenisi işe başlayıncaya kadar başkana ait
yetkileri kullanır ve görevleri yerine getirir.Baro başkan
yardımcısının da yokluğunda başkana ait yetkilerin
kullanılması ve görevlerin yerine getirilmesi yönetim
kurulunun meslekte en kıdemli üyesine aittir.
Baro genel sekreterinin görevleri Madde 101
–Baro genel sekreteri, yönetim kurulu toplantılarına ait
tutanakları düzenler, baronun iç çalışmalarıyla yazı
işlerini yönetir, baro kalemine gerekli direktifleri verir
ve kalemin çalışmasını denetler.
Baro saymanının görevleri Madde 102 –
Baro saymanı, baronun mallarını başkanlık divanı kararları
gereğince yönetmeye ve para alıp vermeye, keseneklerin
toplanmasına, baroya gelir yazılacak para cezalarının
tahsiline ve bütçenin uygulanmasına dair her türlü gözetimi
yapmaya yetkilidir.
(Değişik:22.01.1986-3256/14 md.) Baro saymanı, para alma ve
vermede düzenlenen kağıtları baro başkanı yokluğunda baro
başkan yardımcısı veya baro genel sekreteriyle birlikte
imzalar. V
- Baro disiplin kurulu
Kuruluşu Madde 103 –
Disiplin kurulu, avukat sayısı iki yüz elliye kadar olan
barolarda 3, iki yüz elliden fazla olan barolarda 5 üyeden
kurulur. Her baroda disiplin kuruluna üç de yedek üye
seçilir.
Seçilme yeterliği ve engelleri Madde 104 –
(Değişik:26.02.1970-1238/1 md.) 90 ıncı madde hükümleri
Disiplin Kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır. Seçim
sonucu, Yönetim Kurulu tarafından düzenlenen bir tutanak ile
Türkiye Barolar Birliğine bildirilir.
Seçim dönemi Madde 105 –
(Değişik:22.01.1986-3256/15 md.) Disiplin kurulu üyeleri iki
yıl için seçilir. Süresi dolan üye yeniden seçilebilir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/57 md.) Disiplin kurulu seçimden sonra ilk
toplantısında üyeleri arasından bir başkan ve bir katip
seçer. 90, 92 ve 94. maddeler hükümleri, disiplin kurulu
üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Toplantılar Madde 106 –
Disiplin kurulu, üyelerinden en az üçü hazır bulunursa
toplanır. Kararlar,
üye tam sayısının salt çoğunluğu ile verilir. Oylarda
eşitlik halinde, başkanın bulunduğu taraf üstün tutulur.
Görevi Madde 107 –
Disiplin kurulunun görevi, baro yönetim kurulunun disiplin
kovuşturması açılmasına dair kararı üzerine avukatlar
hakkında disiplin kovuşturması yaparak disiplinle ilgili
kararları ve cezaları vermek ve kanunla verilen diğer
yetkileri kullanmaktır. VI
- Baro denetleme kurulu
Kuruluş ve görevi Madde 108-
(Değişik:22.01.1986-3256/16 md.) Baro genel kurulu, baronun
mali işlerini denetlemek üzere iki yıllık süre için kendi
üyeleri arasından en çok üç asıl ve üç yedek denetçi seçer.
Seçim gizli oyla yapılır. 90 ve 92 nci maddeler hükümleri denetçiler hakkında da kıyasen uygulanır. |
Türkiye Barolar BirliğiBİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler
Birliğin kuruluş ve nitelikleri Madde 109 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/58 md.) Türkiye Barolar Birliği,
bütün baroların katılmasıyla oluşan bir kuruluştur.
Birliğin görevleri: Madde 110 –
Türkiye Barolar Birliğinin görevleri şunlardır :
Yasaklar,
mal edinme, protokoldaki yer, görevden uzaklaştırma ve
göreve son verme: Madde 111 -
(Değişik: 08.05.1984-3003/5 md.) (Değişik
birinci fıkra : 18.06.1997-4276/5 md.) Türkiye Barolar
Birliği, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamaz. Birlik,
amacına uygun işlerde kullanılmak üzere taşınır ve taşınmaz
mal edinebilir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/60 md.) Türkiye Barolar Birliği Başkanı,
protokolde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının yanında yer
alır. Madde 112 –
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı, başkan yardımcılığı,
genel sekreterliği ve saymanlığı görevleri ücretlidir.
Birlik Yönetim Kurulunun başkanlık divanında görev almamış
olan üyeleri ile disiplin ve denetleme kurulları üyelerine,
katıldıkları toplantılar için huzur hakkı ödenir. Ücretlerle
huzur hakkının miktarları ve ödenme şekilleri birlik genel
kurulunca belli edilir. Bu
kimselerden Ankara’dan başka illerden seçilenlere
yolculuk,ikamet giderleri ile diğer zaruri giderler birlik
bütçesinden ödenir. Bunların miktarı da genel kurulca belli
edilir. Birliğin Organları
Organlar: Madde 113 –
Türkiye Barolar Birliğinin organları şunlardır:
I - Türkiye
Barolar Birliği Genel kurulu:
Kuruluşu Madde 114 –
Türkiye Barolar Birliğinin en yüksek organı Genel Kuruldur.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/61 md.) Genel Kurul, baroların avukatlıkta
en az on yıl kıdemi olan üyeleri arasından gizli oyla
seçecekleri ikişer delege ile kurulur. Görevde bulunan baro
başkanları ile Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı yapmış ve
yapmakta olan avukatlar, Birlik Genel Kurulunun doğal
üyesidirler, oylamalara katılma, seçme ve seçilme hakları
vardır. Avukat
sayısı yüzden fazla olan barolar, yüzden sonraki her üçyüz
üye için ayrıca birer delege seçerler. Barolarca
aynı sayıda yedek üyeler seçilir. Delegeler, her baronun
olağan genel kurul toplantısında iki yıl için seçilirler.
90 ıncı
maddenin ikinci fıkrasında yazılı engelleri bulunanlar
delege olamazlar. Delegelerin
yolculuk ve oturma giderlerini her baro kendi bütçesinden
öder. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/61 md.) Genel Kurul toplantısının yeri,
tarihi ve gündemi ile delegelerini gönderme lüzumu,
toplantılardan en az otuz gün önce, barolara yazı ile
bildirilir. Asıl üyenin mazereti olduğu takdirde, yedek üye
Türkiye Barolar Birliği Genel Kuruluna katılır ve oy
kullanır.
Toplantılar Madde 115 –
(Değişik birinci fıkra : 22.01.1986-3256/17 md.) Birlik
Genel Kurulu iki yılda bir evvelki genel kurulun tayin
edeceği zaman ve yerde olağan toplantısını yapar. Birlik
Yönetim Kurulu, gerekli gördüğü hallerde veya en az on
baronun yönetim kurulları yazı ile isterse Genel Kurulu
olağanüstü toplantıya çağırır. Adalet
Bakanı, adaletin ve meslekin genel menfaatleri ve
hazırlanacak adli ve mesleki kanun tasarıları hakkında görüş
ve düşüncelerini almak üzere Genel Kurulun
olağanüstü toplantıya çağırılmasını Birlik Yönetim
Kurulundan isteyebilir. Birlik
Genel Kurulu başkanlık divanının seçimi hakkında 85 inci
maddenin birinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır. Birlik
organlarında görev alanlar, başkanlık divanına seçilemezler.
Görüşme ve karar yeter sayısı Madde 116 –
Birlik Genel Kurulu, üyelerinin en az dörtte biri
katılmadıkça toplantı ve görüşme yapamaz. Birinci
fıkrada yazılı yeter sayı olmadığı hallerde, toplantı bir
ayı geçmemek üzere başka bir güne bırakılır. Bu ikinci
toplantıya da üyelerin en az beşte biri katılmadığı
takdirde, toplantı bu sayı elde edilinceye kadar bir ay
sonraki tarihlere bırakılır. 87 nci
maddenin 3, 4 ve 5 inci fıkraları ve 88 inci madde hükmü
Birlik Genel Kurulu toplantıları ve görüşmeleri hakkında da
kıyasen uygulanır.
Görevleri Madde 117 –
Birlik Genel Kurulunun görevleri şunlardır:
II. Türkiye
Barolar Birliği yönetim Kurulu:
Kuruluşu Madde 118 –
Birlik yönetim kurulu, birlik başkanı ile, birlik genel
kurulu tarafından kendi üyeleri arasından gizli oyla seçilen
on üyeden kurulur. Ayrıca on yedek üye seçilir. Birlik
yönetim kuruluna birlik başkanı başkanlık eder.
Seçim dönemi Madde 119 –
(Değişik birinci fıkra : 14.11.1984-3079/2 md.) Birlik
Yönetim Kurulunun görev süresi dört yıldır. Süresi dolan
Birlik Yönetim Kuruluna mensup üyeler yeniden
seçilebilirler. 90 ıncı
maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkraları ve 92 nci madde hükmü
Birlik Yönetim Kurulu üyeleri hakkında da kıyasen uygulanır.
Toplantılar Madde 120 –
Birlik Yönetim Kurulu ayda bir defa olağan toplantı yapar.
Başkan veya Yönetim Kurulu üyelerinden birinin isteği ile
kurul, acele hallerde her zaman olağan üstü toplantıya
çağırılabilir. Her
toplantı sonunda, gelecek toplantının günü kararlaştırılır.
Toplantı günü, üyelere çağrı mektubu ile bildirilir. Engeli
olanlar, bunu en az yedi gün önce yazı ile bildirirler. Belgeye
bağlanmış yerinde bir engele dayanmaksızın üst üste üç
toplantıya gelmeyen üye istifa etmiş sayılır. Birlik
Yönetim Kurulu, üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanır
ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir.
Şu kadar ki, on veya daha az üyenin katılmasıyla yapılan
toplantılarda karar verilebilmesi için en az beş üyenin bir
oyda birleşmesi şarttır. Oylarda eşitlik halinde, başkanın
bulunduğu taraf üstün tutulur.
Görevleri Madde 121 –
Birlik yönetim kurulunun görevleri şunlardır:
III - Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı:
Seçim ve seçim dönemi bitmeden ayrılma:
Madde 122 –
Birlik başkanı, birlik genel kurulu tarafından, kendi
üyeleri arasından dört yıllık bir dönem için seçilir.
Yeniden seçilmek caizdir. 90 ıncı
maddenin 2, 3 ve 6 ncı fıkraları ile 96 ncı maddenin 4 üncü
fıkrası hükmü birlik başkanı hakkında da kıyasen uygulanır.
Görevleri: Madde 123 –
Birlik başkanının görevleri şunlardır:
IV
- Türkiye Barolar Birliği başkanlık divanı:
Kuruluşu ve seçimi: Madde 124 -
Birlik başkanlık divanı;
İbarettir.
Divanın
başkan dışındaki üyeleri, birlik yönetim kurulu için yapılan
her seçimden sonraki ilk toplantıda, bu kurul tarafından
kendi üyeleri arasından gizli oyla seçilir. Madde 125 –
Birlik başkanlık divanı, kanunla veya birlik yönetim kurulu
kararıyla kendisine verilen görevleri yerine getirir. Divan,
birlik mallarının yönetimi hakkında gerekli kararları alır
ve aynı konuda, birlik yönetim kurulunun isteğine göre, bu
kurula yazılı veya sözlü bilgi verir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/64 md.) Gerekli hallerde baro başkanlarını
görüşlerini almak üzere toplantıya çağırır.
Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcılarının görevleri Madde 126 –
Birlik başkan yardımcıları, Birlik Başkanı tarafından
verilecek görevleri yapar ve yetkileri kullanırlar. Birlik
Başkanının bulunmadığı zamanlarda veya Birlik Başkanlığı
herhangi bir sebeple boşalmışsa yenisi işe başlayıncaya
kadar Başkana ait yetkilerin kullanılması ve görevlerin
yerine getirilmesi meslekteki kıdem sırasına göre Başkan
Yardımcılarına aittir. Birlik
Başkan Yardımcılarının da yokluğunda Birlik Yönetim
Kurulunun meslekte en kıdemli üyesi Başkana ait yetkileri
kullanır ve görevleri yerine getirir.
Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreterinin görevleri Madde 127
–Birlik Genel Sekreteri, Birlik yönetim Kurulu
toplantılarına ait tutanakları düzenler, Birliğin iç
çalışmaları ile yazı işlerini yönetir, Birlik kalemine
gerekli direktifleri verir ve kalemin çalışmasını denetler.
Türkiye Barolar Birliği Saymanının görevleri Madde 128 –
Birlik Saymanı Birliğin mallarını Birlik Başkanlık Divanının
kararları gereğince yönetmeye ve para alıp vermeye, bütçenin
uygulanmasına dair her türlü gözetimi yapmaya yetkilidir.
(Değişik:22.01.1986-3256/21 md.) Birlik saymanı, para alma
ve vermede düzenlenen kağıtları Birlik Başkanı, yokluğunda
Birlik Başkan yardımcılarından biri veya Birlik Genel
Sekreteri ile birlikte imzalar.
Kuruluşu Madde 129 –
Birlik Disiplin Kurulu, Birlik Genel Kurulu tarafından kendi
üyeleri arasından gizli oyla seçilen yedi üyeden kurulur.
Ayrıca yedi yedek üye seçilir. Kurul,
seçimden sonraki ilk toplantısında kendi üyeleri arasından
bir başkan seçer.
Seçim dönemi Madde 130 –
Birlik Disiplin Kurulu üyeleri dört yıl için seçilirler.
Süresi dolan üye yeniden üye seçilebilir. 90 ıncı
maddenin 2,3,4,5 ve 6 ncı fıkraları ve 92 nci madde hükmü
Birlik Disiplin Kurulu üyeleri hakkında da kıyasen
uygulanır.
Toplantılar Madde 131 –
Birlik Disiplin Kurulu ayda bir defa olağan toplantı yapar.
Birlik Başkanının veya Birlik Disiplin Kurulu Başkanının
yahut üyelerinden birinin isteği ile Kurul acele hallerde
her zaman olağanüstü toplantıya çağrılabilir. 120 nci
maddenin 2 ve 3 üncü fıkraları Birlik Disiplin Kurulu
hakkında da kıyasen uygulanır. Birlik
Disiplin Kurulu, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile
toplanır ve en az dört üyenin bir oyda birleşmesi ile karar
verilir. Oylarda eşitlik halinde Başkanın bulunduğu taraf
üstün tutulur.
Görevi Madde 132 –
Birlik Disiplin Kurulu bu kanunla verilen görevleri yapar ve
yetkileri kullanır. VI
- Türkiye Barolar Birliği denetleme kurulu:
Kuruluşu ve görevi: Madde 133 -
(Değişik birinci fıkra:22.01.1986-3256/22 md.) Birlik Genel
Kurulu, Birliğin mali işlemlerini denetlemek üzere, dört yıl
için kendi üyeleri arasından üç asıl ve üç yedek denetçi
seçer. Denetçiler
gizli oyla seçilir. 90 ıncı maddenin 2, 3, 4, 5 ve 6 ncı
fıkraları ve 92 nci madde hükmü denetçiler hakkında da
kıyasen uygulanır. Birlik Denetleme Kurulunun çalışma usulü ile görev ve yetkileri yönetmelikte gösterilir. |
Disiplin İşlem ve Cezaları
Disiplin Cezalarının uygulanacağı haller Madde 134 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/65 md.) Avukatlık
onuruna, düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan
eylem ve davranışlarda bulunanlarla mesleki çalışmada
görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe
uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu Kanunda yazılı
disiplin cezaları uygulanır.
Disiplin cezaları Madde 135 –
Disiplin cezaları şunlardır:
Cezaların uygulanma şekli Madde 136 –
Bu kanunun avukatların hak ve ödevleri ile ilgili altıncı
kısmında yazılı esaslara uymayanlar hakkında ilk defasında
en az kınama, tekrarında, davranışın ağırlığına göre, para
veya işten çıkarma cezası ve 5 inci maddenin (a) bendinde
yazılı bir suçtan kesin olarak hüküm giyme halinde meslekten
çıkarma cezası uygulanır. Beş yıllık
bir dönem içinde iki veya daha çok defa disiplin cezasını
gerektiren davranışta bulunan avukata her yeni suçu için bir
öncekinden daha ağır ceza uygulanır. Bir defa
işten çıkarılan avukat, beş yıllık dönem içinde bu kanunun
altıncı kısmındaki kurallara aykırı davranışta bulunursa
meslekten çıkarılır.
Savunma hakkı Madde 137 –
Avukatlar hakkında yapılacak kovuşturmalarda, isnat olunan
hususun avukata açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı
savunmasının istenmesi ve bu savunma için en az on günlük
bir süre tanınması zorunludur. Baroya
yazılmadan önceki ve meslekten ayrıldıktan sonraki eylem ve
davranışlar: Madde 138 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/67 md.) Baro levhasına kabul ve
yazılmadan önceki eylem ve davranışlar, meslekten çıkarma
cezasını gerektirmedikçe disiplin kovuşturmasına konu
olamaz. Staj dönemi bu hükmün dışındadır. Avukatın,
avukatlıktan ayrılması, avukatlığı sırasındaki eylem ve
davranışlarından dolayı disiplin kovuşturması yapılmasına
engel değildir.
Kovuşturma yetkisi ve eksik üyelerin tamamlanması Madde 139 –
Kovuşturmanın dayandığı şikayet veya ihbarın vaki olduğu
yahut Cumhuriyet savcısının kovuşturma isteğinde bulunduğu
veya kovuşturmaya esas teşkil eden eylem veya davranışın
re’sen haber alındığı tarihte avukat hangi baronun
levhasında yazılı ise, disiplin kovuşturmasına karar verme
ve kovuşturmayı yürütme yetkisi o baroya aittir. Baro
başkanı, baro yönetim ve disiplin kurulu üyeleri, kendi
haklarındaki kovuşturmalarla ilgili görüşme ve kararlara
katılamazlar. İkinci
fıkranın kapsamına giren bir durumun mevcut olması veya ret
yahut istinkaf sebepleriyle başkan ve üyelerin katılmamaları
yüzünden baro yönetim ve disiplin kurullarında toplantı
yeter sayısı bulunamazsa, eksikler yedeklerle tamamlanır.
Yedeklerin de herhangi bir sebeple görüşme veya karara
katılmamaları yahut sayılarının yetişmemesi halinde, baro
levhasında yazılı olup yönetim ve disiplin kurullarına
seçilme yeterliği bulunan avukatlar arasından ad çekme yolu
ile seçileceklerle eksikler tamamlanır.
Ceza kovuşturmasının disiplin cezalarına tesiri Madde 140 –
Avukat hakkında başlamış olan ceza kovuşturması, disiplin
işlem ve kararlarının uygulanmasına engel olmaz.
(Değişik:22.01.1986-3256/24 md.) Şu kadar ki, disiplin işlem
ve kararına konu teşkil edecek bir eylemde bulunmuş olan
avukat hakkında aynı eylemlerden dolayı ceza mahkemesinde
dava açılmış ise, avukat hakkındaki disiplin kovuşturması,
ceza davasının sonuna kadar bekletilir. Bu halde yönetim
kurulunun isteği üzerine disiplin kurulu, avukatın işten
yasaklanmasına yer olup olmadığı hakkında 153 ve 154 üncü
maddeler uyarınca bir karar vermek zorundadır. Eylemin
işlenmemiş veya sanığı tarafından yapılmamış olması
sebebiyle beraat hali müstesna, beraatle sonuçlanmış bir
ceza davasının konusuna giren eylemlerden dolayı disiplin
kovuşturması, o eylemin ceza kanunları hükümlerinden ayrı
olarak başlı başına disiplin kovuşturmasını gerektirir
mahiyette olmasına bağlıdır. Baro
yönetim kurulları hükümlülükle sonuçlanan bir ceza davasının
konusunu teşkil eden eylemlerden dolayı ayrıca disiplin
kovuşturması açmak zorundadırlar.
Disiplin kovuşturmasının açılması Madde 141 –
Disiplin kovuşturması, yönetim kurulu tarafından verilen bir
kararla açılır. Yönetim
kurulu, ivedilikle ve her halde ihbar, şikayet veya istek
tarihinden itibaren en çok bir yıl içinde disiplin
kovuşturması hakkında bir karar vermeye mecburdur. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/68 md.) Yönetim kurulu, ilgilinin ihbar ve
şikayeti veya Cumhuriyet savcısının isteği üzerine yahut
re’sen, disiplin kovuşturması açılmasına karar vermeye esas
olacak soruşturmanın yapılması görevini kendi üyelerinden
birine verebilir. Soruşturma ile görevlendirilen üye,
delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin ifadelerini
yeminle de alabilir; hakkında soruşturma yapılan avukatı da
dinledikten veya dinlemek için verilen süre dolduktan sonra
dosyayı bir raporla yönetim kuruluna verir. Yönetim Kurulu,
soruşturma maksadıyla her türlü adli ve idari mercilerden
bilgi ve belge isteyebilir, ilgili dosyaları veya
örneklerini isteyip, inceleyebilir. Şikayet,
ihbar veya istem konusu eylem veya davranış hakkında
kovuşturma açılmasına yer olmadığına dair yönetim kurulu
tarafından verilecek kararlar ilgililere ve Cumhuriyet
savcısına tebliğ olunur.
Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına dair kararlara itiraz Madde 142
–Baro yönetim kurulunun, disiplin kovuşturmasına yer
olmadığına dair kararlarına karşı, tebliğ tarihinden
itibaren 15 gün içinde şikayetçi veya Cumhuriyet savcısı
tarafından Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kuruluna itiraz
olunabilir. Türkiye
Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından dosya üzerinde
yapılacak inceleme sonunda şikayet, ihbar veya istem konusu
incelemeye değer mahiyette görülürse, evvelki karar
kaldırılarak, disiplin kovuşturmasının açılması için dosya
evvelki kararı veren baroya gönderilir. Türkiye Barolar
Birliği Yönetim Kurulunun bu kararları kesindir. Baro
Yönetim Kurulunun disiplin kovuşturmasına yer olmadığına
dair kararları süresi içinde itiraz edilmezse kesinleşir.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/69 md.) Birinci fıkra gereğince yapılan
itiraz üzerine, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu
tarafından verilen itirazın reddine dair kararlar Adalet
Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde
bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde
kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları
bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte
Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu
kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi
halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci
maddenin 6 ncı ve 7 nci fıkraları hükümleri bu halde de
kıyasen uygulanır.
Aynı eylemden dolayı yeniden inceleme Madde 143 –
Disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına dair kararın
konusuna giren eylemlerden dolayı yeniden inceleme
yapılabilmesi, yeni delillerin bulunmasına ve bu kararın
kesinleştiği tarihten üç yıl geçmemiş olmasına bağlıdır.
Disiplin kurulunda duruşma Madde 144
–. (Değişik:22.01.1986-3256/25 md.) (Değişik:
02/05/2001 - 4667/70 md.) Disiplin kovuşturması açılmasına
karar verilen hallerde, yönetim kurulunun iletmesi üzerine
disiplin kurulu, incelemesini evrak üzerinde yapar. Disiplin
kuruluna gönderilen dosya içinde avukatın sicili de bulunur.
Avukatın isteği veya disiplin kurulunca gerek görülmesi
halinde, inceleme duruşmalı olarak yapılır. Duruşma
gizli olur. Disiplin
kurulu incelemeyi ivedilikle ve herhalde kararın kendisine
gelişi tarihinden itibaren en geç bir yıl içinde
sonuçlandırmak zorundadır. Ceza davasının sonucunun
beklenmesini gerektiren haller saklıdır.
Gıyapta duruşma: Madde 145 –
Çağrıya uymayan avukatın gıyabında duruşma yapılır. Şu kadar
ki, duruşmaya gelmediği takdirde duruşmanın gıyabında
yapılacağının davetiyeye yazılması şarttır.
Delillerin gösterilmesi ve incelenmesi Madde 146 –
Disiplin kurulu, delillerin gösterilme ve incelenme şeklini,
istek veya feragatle yahut evvelce verilmiş kararlarla bağlı
olmaksızın takdir ve tayin eder.
Tanık ve bilirkişi dinlenmesi Madde 147 –
Tanık ve bilirkişinin duruşmaya çağrılması veya üyelerden
biri tarafından yahut istinabe yoluyla dinlenmesi veya
yazılı ifadesinin okunmasıyla yetinilmesi, disiplin
kurulunun takdirine bağlıdır. Ancak, bir
olayın delili yalnız bir tanığın şahsi bilgisinden ibaret
ise, bu tanık her halde dinlenir.
Duruşma tutanağı Madde 148 –
Duruşma tutanağı, disiplin kurulu başkanının
görevlendireceği bir üye veya katip tarafından tutulur. Duruşma
dışında dinlenenlere ait tutanakların duruşmada okunması
zorunludur.
İstinabe talimatının yerine getirilmesi Madde 149 –
İstinabe yoluyla verilen talimat, baro merkezinde disiplin
kurulu veya bu kurulun bir üyesi, diğer yerlerde o baronun
disiplin kurulunca görevlendirilecek bir avukat tarafından
yerine getirilir.
Tanık ve bilirkişinin çağrılması Madde 150 –
Tanıklar ve bilirkişiler Tebligat Kanunu hükümlerine göre
çağrılır. Usulüne
göre çağrılıp da gelmeyen veya kanuni bir sebep olmaksızın
tanıklık yahut bilirkişilikten veya yemin etmekten çekinen
kimsenin giderlerden başka, 20 liradan 200 liraya kadar
hafif para cezasına çarptırılması, bu kimsenin ikamet ettiği
yer sulh ceza hakiminden istenebilir. Ayrıca istek üzerine,
tanığın zorla getirilmesine, Baronun bulunduğu il
merkezindeki sulh ceza hakimi karar verir. Yukarı ki
fıkra hükmüne göre cezalandırılan ve zorla getirilmesi
istenmeyip yeniden çağrılan tanık ve cezalandırıldıktan
sonra yeniden çağrılan bilirkişi yine gelmezse tekrar
cezalandırılır. Sulh
hakimi, gerek hafif para cezasına gerekse zorla getirmeye,
disiplin kurulunun tutanak örneği üzerinden karar verir.
Disiplin kurulu üyelerinin reddi ve istinkafı Madde 151 –
Disiplin kurulu üyeleri, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda
yazılı sebeplerle reddedilebilir ve istinkaf edebilirler.
Ret istemi,
reddi istenen üyeden başkalarının katılmasıyla incelenir.
Ret ve
istinkaf sebebiyle kurulun toplanamaması halinde 139 uncu
maddeye göre işlem yapılır.
Kararların tebliği Madde 152 –
Disiplin kurulu kararlarının onanmış bir örneği ilgililerden
başka, baronun bulunduğu il merkezindeki Cumhuriyet
savcısına da tebliğ olunur.
İşten yasaklanma Madde 153 –
Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek
mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat
disiplin kurulu kararıyla, tedbir mahiyetinde işten
yasaklanabilir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/71 md.) Kararın verilmesinden önce
ilgilinin dinlenmiş veya dinlenmek üzere çağrılmış olup da
belirtilen günde gelmemiş olması şarttır. Ancak, baroya
bildirdiği büro adresine tebligat yapılamayan avukatın
ayrıca çağrılması ve dinlenmesi zorunlu değildir. Disiplin
kurulu, bu karara esas olacak delillerin hangi sınır
dahilinde gösterilip inceleneceğini, istekle bağlı
olmaksızın, serbestçe takdir eder. Karar,
hakkında kovuşturma yapılan avukata gerekçesiyle birlikte
tebliğ olunur ve bu karar verildiği tarihte yürürlüğe girer.
Ancak, karara karşı Türkiye Barolar Birliği Disiplin
Kuruluna itiraz olunabilir. İtiraz kararın uygulanmasını
durdurmaz. Bu husustaki itirazlar ivedilikle ve en geç bir
ay içinde karara bağlanır. İtiraz yerinde görülürse karar
kaldırılır. İşten yasaklanma kararı, yargı organları ile
sair mercilere baro başkanlığı tarafından derhal duyurulur.
İşten yasaklanmanın zorunlu olduğu haller Madde 154 -
(Değişik:08.05.1984-3003/7 md.) (Değişik:
02/05/2001 - 4667/72 md.) Haklarında meslekten çıkarma
cezası verilen veya (x) 42 nci madde uyarınca geçici olarak
görevlendirilmiş olup, yapılan işlerin ücretini iş
sahibinden aldığı halde aynı maddenin son fıkrası gereğince
kabule değer bir sebep olmaksızın ilgili mercie ödememiş
olan avukatların işten yasaklanmaları zorunludur. Yukarıdaki
fıkrada belirtilen işten yasaklanma sebeplerinin meydana
gelmesinden itibaren iki ay içinde disiplin kurulunca
haklarında işten yasaklama kararı verilmeyen avukatlar,
“Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun” doğrudan
vereceği kararla işten yasaklanırlar.
İşten yasaklanmanın hükümleri Madde 155 –
İşten yasaklanmış olanlar bu tarihten itibaren avukatlığa
ait yetkileri hiçbir şekilde kullanamazlar. Bu hüküm
avukatın eşi ile reşit olmıyan çocuklarına ait işlerde
uygulanmaz. Birinci
fıkrada yazılı yasağa aykırı hareket eden avukat hakkında
135 inci maddenin 4 ve 5 inci bentlerinde yazılı cezalardan
biri uygulanır. Mahkemeler,
resmi daireler işten yasaklanan avukatları kabul etmemekle
görevlidirler.
İşten yasaklanma kararının kaldırılması Madde 156 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/73 md.) İşten yasaklanma kararı;
kovuşturmanın durdurulmuş veya avukatlığa engel olmayan bir
ceza verilmiş olması hallerinde, kendiliğinden kalkar. İşten
yasaklanma kararı, bu kararın verilmesine esas olan hal ve
şartların bulunmadığı veya sonradan kalktığı sabit olursa,
disiplin kurulu tarafından kaldırılır.
Disiplin kurulu kararına karşı itiraz Madde 157 –
Disiplin kurulu kararlarına karşı, Cumhuriyet Savcısı ve
ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kuruluna itiraz
edebilirler. Birlik
disiplin kurulu, disiplin davalarını dosya üzerinde inceler.
Ancak, işten veya meslekten çıkarma cezasına yahut işten
yasaklanmaya dair kararların incelenmesi sırasında, ilgili
avukatın isteği üzerine veya kendiliğinden duruşma
yapılmasına karar verebilir. 145 ve 146
ncı maddeler, birlik disiplin kurulu hakkında da uygulanır.
Birlik
disiplin kurulunda duruşmaya raportör üyenin işi izah
etmesiyle başlanır. Bu üyenin duruşmadan önce raporunu
imzalayıp dosyaya koymuş bulunması ge-reklidir. Raportör
üyenin izahından sonra ilgili avukat ve varsa vekilleri
gerekli izahlarda bulunurlar. Bunlardan itirazı yapmış olan
taraf önce dinlenir. Son söz, hakkında disiplin kovuşturması
yapılanındır. Birlik
disiplin kurulu, inceleme konusu kararın onanmasına veya
kovuşturmanın derinleştirilmesi için kararın bozularak
dosyanın ilgili baroya gönderilmesine karar verebileceği
gibi, yeniden incelemeyi gerektirmeyen hallerde, uygun
görmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar
verebilir veya verilmiş olan kararı düzelterek onaylayabilir (Değişik:
02/05/2001 - 4667/74 md.) Birlik disiplin kurulunun itiraz
üzerine verdiği kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay içinde bakanlıkça karar verilmediği
veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet
Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek
üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar
Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar,
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi
halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. Şu kadar ki,
uyarma, kınama ve para cezasına ilişkin kararlar kesin olup,
Bakanlığın onayına tabi değildir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/74 md.) 8 inci maddenin altınncı ve
yedinci fıkraları hükümleri burada da kiyasen uygulanır. Delillerin
serbestçe takdiri, ceza vermenin amacı ve cezadan mahsup Madde 158 –
Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu ve barolar disiplin
kurulları, gösterilen delilleri, soruşturma ve duruşmadan
edinecekleri kanıya göre serbestçe takdir ederler. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/75 md.) Bu kurullar disiplin cezalarının
verilmesinde; avukatlık onurunu, düzen ve gelenekleri ile
meslek kurallarını ve itibarını korumak, mesleğin amaç ve
gereklerine ve adalete uygun olarak yerine getirilmesini
sağlamak ilkelerini göz önünde tutarlar.
(Ek:22.01.1986-3256/26 md.) İşten yasaklanan avukata süreli
olarak işten çıkarma cezası verilmesi halinde, işten
yasaklandığı süre cezadan mahsup edilir.
Kovuşturma ve ceza zamanaşımı Madde 159 –
Disiplin cezasını gerektirecek eylemlerin işlenmesinden
itibaren üç yıl geçmiş ise kovuşturma yapılamaz.Yönetim
kurulunca işe el konulmuş ise bu süre işlemez. Disiplin
cezasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren dört
buçuk yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez. Disiplin
cezasını gerektiren eylem aynı zamanda bir suç teşkil ediyor
ve bu suç için kanun daha uzun bir zamanaşımı süresi koymuş
bulunuyorsa, birinci ve ikinci fıkralardaki süreler yerine
bu zamanaşımı süresi uygulanır.
Disiplin kararlarının uygulanması ve cezaların sicilden
silinmesi Madde 160 –
(Değişik:22.01.1986-3256/27 md.) Disiplin cezalarına ait
kararlar kesinleşmedikçe uygulanamaz. Meslekten
çıkarma ve işten çıkarma cezalarından başka bir disiplin
cezası verilen avukatlar, uyarma, kınama ve para cezalarının
uygulanmasından itibaren beş yıl geçtikten sonra disiplin
kuruluna başvurarak bu disiplin cezalarının sicillerinden
silinmesini isteyebilirler. İlgilinin
yukarı ki fıkrada yazılı süre içerisinde disiplin cezası
almamış olması halinde, disiplin cezasının silinmesine karar
verilir ve sicil dosyasındaki disiplin bölümü çıkartılarak
yenisi düzenlenir.
Tanık ve bilirkişi gideri Madde 161 –
Disiplin işlemleri dolayısıyla çağırılan her tanık ve
bilirkişinin, kaybettiği zaman ve harcadığı mesaiye uygun
bir tazminata hakkı vardır; bunlardan çağrıya uymak için
yolculuk etmek zorunda olanlara yolculuk ve ikamet giderleri
de verilir. Şikayetçi ve hakkında kovuşturma yapılan avukat,
dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişiye ait giderleri
evvelden öderler. Avukata
veya üçüncü bir kişiye yükletilmeyen veya borçludan alınma
imkanı kalmayan giderler baroya yüklenir. Şikayet
edenden, şikayetin mahiyeti ve yapılacak disiplin soruşturma
ve kovuşturmasının genişliği göz önünde bulundurularak 10
liradan 200 liraya kadar avans alınabilir. Yapılan
işlemlere, alınan avansın yetmemesi halinde, tamamlanması
her zaman istenebilir. Avans ve tamamlanması istenen miktar
ilgilisi tarafından ödenmedikçe işlem yapılmayabilir.
Para cezası veya giderlerin tahsili Madde 162 – Para
cezasına veya giderlerin ödenmesine dair olan kararlar İcra
ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki
hükümlerine göre yerine getirilir. Para cezaları baroya
gelir yazılır. İcra takibi genel hükümlere göre baro tarafından vekalet verilecek avukat eliyle yürütülür. |
Avukatlık Sözleşmesi(Değişik:
02/05/2001 - 4667/76 md.) (Değişik:
02/05/2001 - 4667/76 md.) Avukatlık sözleşmesinin kapsamı
Madde 163 –
Avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Avukatlık
sözleşmesinin belli bir hukuki yardımı ve meblağı yahut
değeri kapsaması gerekir. Yazılı olmayan anlaşmalar, genel
hükümlere göre ispatlanır. Yasaya aykırı olmayan şarta bağlı
sözleşmeler geçerlidir. Avukatlık
ücret tavanını aşan sözleşmeler, bu Kanunda belirtilen tavan
miktarında geçerlidir. İfa edilmiş sözleşmenin geçersizliği
ileri sürülemez. Yokluk halleri hariç, avukatlık
sözleşmesinin bir hükmünün geçersizliği, bu sözleşmenin
tümünü geçersiz kılmaz. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/77 md.) Avukatlık ücreti Madde 164 –
Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan
meblağı veya değeri ifade eder. Yüzde yirmi
beşi aşmamak üzere, dava veya hükmolunacak şeyin değeri
yahut paranın belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak
kararlaştırılabilir. İkinci
fıkraya göre yapılacak sözleşmeler, dava konusu para
dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait
olacağı hükmünü taşıyamaz. Avukatlık
asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti
kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum
baro yönetim kuruluna bildirilir. Avukatlık ücretinin
kararlaştırılmamış olduğu hallerde, değeri para ile
ölçülemeyen dava ve işlerde avukatlık asgari ücret tarifesi
uygulanır. Değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde ise
asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret
itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın
sonucuna ve avukatın emeğine göre değişmek üzere ücret
anlaşmazlığı tarihindeki dava değerinin yüzde beşi ile yüzde
onbeşi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak
belirlenir. Dava
sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa
yüklenecek vekalet ücreti, avukata aittir. Bu ücret, iş
sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez,
haczedilemez.
Ücret dolayısıyla müteselsil sorumluluk Madde 165 -
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/78 md.) İş
sahibinin birden çok olması halinde bunlardan her biri, sulh
veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında
anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki
taraf avukat ücretinin ödenmesi hususunda müteselsil borçlu
sayılırlar.
Avukatın hapis hakkı ve avukatlık ücretinin rüçhanlı
bulunması Madde 166 –
Avukat, müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı
malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri, avukatlık
ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde
elinde tutabilir. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/79 md.) Avukat, sözleşme ile
kararlaştırılan ve hakim tarafından takdir olunan ücretinden
dolayı, kendi çalışması sonucunda müvekkilin muhafaza ettiği
veya kazandığı mallar ve davadaki diğer taraftan ilam
gereğince tahsil edilecek para yahut alınacak mallar
üzerinde diğer alacaklılara nazaran rüçhan hakkını haizdir.
Rüçhan hakkı,vekaletnamenin düzenlenme tarihine, vekaletname
umumi ise iş sahibi adına ücret konusu işten dolayı ilk
yapılan resmi baş vurma tarihine göre sıra alır. İş
sahibinin iflası halinde avukatın vekalet ücreti alacağı da
rüçhanlıdır. Ancak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 206. maddesinin birinci fıkrası hükmü
saklıdır. Bir ilamın
cebri icra yoluyla infazına girişildiğinde, icra dairesi,
takip talebinde bulunan tarafın ilamda adı yazılı olan
avukatına, icra emri ile aynı zamanda düzenleyeceği bir
bildiriyi, gideri takip talebinde bulunandan alınmak
suretiyle, derhal tebliğ eder. Bu bildiri tebliğ edilmedikçe
icranın sonraki safhlarına geçilemez. Avukata yapılacak
tebliğin giderleri hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununun 59. maddesi hükmü uygulanır. Avukatın
ölümü halinde, mirasçılarına intikal eden avukatlık ücreti
alacakları da, avukat alacakları gibi rüçhanlıdır. Şu kadar
ki, üçüncü fıkrada yazılı bildirim zorunluğu bu kimseler
hakkında uygulanmaz. (Değişik:
02/05/2001 - 4667/80 md.) Anlaşmazlıkların hakem yoluyla
çözümü Madde 167 –
Avukatlık sözleşmesinden ve vekalet ücretinden kaynaklanan
her türlü anlaşmazlıklar, hukuki yardımın yapıldığı yer
barosu hakem kurulunca çözümlenir. Hakem kurulu, baronun
bulunduğu yargı çevresinin en kıdemli asliye hukuk hakimi
ile baro yönetim kurulunca seçilecek, yönetim kuruluna
seçilme yeterliliğini taşıyan, iki avukattan oluşur. Kurula
asliye hukuk hakimi başkanlık eder. Seçilen kurul üyelerinin
görev süresi üç yıldır. Süresi sona eren üye, kurula yeniden
seçilebilir. Hakem
ücretinin yarısının dava ile birlikte yatırılması
zorunludur. Hakem kurulunca verilen ve kesinleşen karardan
bir örnek, avukatın bağlı bulunduğu baroya gönderilir. Hakem
işlerinde 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun 527, 529, 532, 533/1 ve 536.
maddeleri dışında tahkime ilişkin hükümleri uygulanır. Hakem
işleriyle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğince
çıkartılacak, Baro Hakem Yönetmeliğinde düzenlenir.
Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması Madde 168
-(Değişik: 02/05/2001 - 4667/81 md.) Baronun
yönetim kurulları, her yıl eylül ayı içerisinde, yargı
yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak
avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren birer tarife
hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler. Türkiye
Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının
teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife
o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet
Bakanlığına gönderilir. Bu tarife Adalet Bakanlığına
ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça karar
verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir.
Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı tarifeyi bir daha
görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye
Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu tarife,
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi
halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir.8 nci maddenin
altıncı ve yedinci fıkrası hükümleri kıyasen uygulanır. Avukatlık
ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava
sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas
alınır.
Yargı mercilerine karşı tarafa yükletilecek avukatlık
ücretinin miktarı Madde 169 –
(Değişik:31.10.1980-2329/2 md.) Yargı mercilerince karşı
tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, avukatlık ücret
tarifesinde yazılı miktardan az ve üç katından fazla olamaz.
İşi sonuna kadar takip etme zorunluluğu ve başkasını tevkil Madde 171 –
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/83 md.) Avukat, üzerine aldığı
işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile
sonuna kadar takip eder. Avukata
verilen vekaletnamede başkasını tevkile yetki tanınmış ise,
yazılı sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça, işi başka
bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip
ettirebilir. Vekaletnamede, bunun düzenlendiği tarihten
sonra açılacak veya takip edilecek bütün dava ve işlerde
vekalete ve başkasını tevkile genel şekilde yetki
verilmişse, avukat, bu tarihten sonraki dava ve işlerde
müvekkilinden ayrıca vekalet almaya lüzum kalmaksızın işi
başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek
takip ettirebilir. İkinci
fıkradaki hallerde, avukatın müvekkile karşı sorumluluğu
devam eder. Birlikte
takip ettiği veya işi tamamen devrettiği avukatların
kusurlarından ve meydana getirdikleri zarardan dolayı
müvekkile karşı hem şahsen hem de diğer avukatla birlikte
müştereken ve müteselsilen sorumludur. Şu kadar ki, bu
hüküm, 12 nci maddede yazılı bir iş sebebiyle başka bir
yerde çalışmak zorunluğunda olduğu için işi tamamen
başkasına devreden avukatlar hakkında uygulanmaz. Avukat
tarafından işe başka avukatlar teşrik edilmiş ise, avukat
bundan dolayı ayrı bir ücret isteyemeyeceği gibi, işi
birlikte takip eden avukat da müvekkilden herhangi bir ücret
isteyemez. İş tamamen başka bir avukata bırakılmış ise,
tevkil eden ve tevkil olunan avukatlar ücret sözleşmesindeki
miktarı aşmamak şartıyla, harcadıkları mesaiye karşılık olan
ücreti müvekkilden isteyebilirler. Ancak, tevkil eden avukat
müvekkilden peşin ücret almışsa, harcadığı mesaiye karşılık
olan miktarın fazlasını tevkil ettiği avukata ödemekle
yükümlüdür. İş
sahibinin işi başka bir avukata vermesi Madde 172 –
İş sahibi, ilk anlaşmayı yaptığı avukatının yazılı
muvafakatı ile, başka avukatları da işin kovuşturma ve
savunmasına katabilir. İş sahibi,
ilk avukatın muvafakatını kendisine tevdi veya tebliğ
edilecek bir yazı ile en az bir haftalık süre vererek talep
eder. Avukat bu süre içinde cevap vermemişse muvafakat etmiş
sayılır. İlk
avukatın muvafakat etmemesi halinde, vekalet akdi
kendiliğinden sona erer. İş sahibi, muvafakat etmeyen
avukata ücretin tamamını ödemekle yükümlüdür. İlk
avukatın muvafakatı ile işin başka avukatlar tarafından da
takibi halinde iş sahibi, ilk avukatın ücretinden kısıntı
yapamaz. Bu halde avukatların müvekkile karşı sorumluluğu
konusunda 171 inci maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır.
Avukatlık ücretinin belli bir işe hasredilmesi:
Madde 173 –
Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kararlaştırılan avukatlık
ücreti yalnızca avukatın üzerine almış olduğu işin karşılığı
olup, mukabil dava, bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka
dava ve icra kovuşturmaları veya her türlü hukuki yardımlar
ayrı ücrete tabidir. Avukata
tevdi edilen işin yapılması veya yapıldıktan sonra sonucunun
alınması için gerekli bütün vergi, resim, harç ve giderler
iş sahibinin sorumluluğu altında olup, avukat tarafından ilk
istekte avukata veya gerektiği yere ödenir. Bu
harcamaların avukat tarafından yapılabilmesi için, yeteri
kadar avansın iş sahibi tarafından verilmiş olması gerektir.
Avukatın iş için yapacağı yolculuk masrafları ve bulunduğu
yerden ayrılma tazminatı, anlaşma gereğince iş sahibi
tarafından ayrıca ödenir. Bu giderler peşin olarak
ödenmedikçe avukat yolculuğa zorlanamaz. Bu hükmün aksine
sözleşme yapılabilir.
Avukatın işi takipten vazgeçmesi, azli ve ücretin gününde
ödenmemesi Madde 174 –
Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten
vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı
ücreti geri vermek zorundadır. Avukatın
azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat
kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi
gerekmez. Anlaşmaya
göre avukata peşin verilmesi gereken ücret ödenmezse, avukat
işe başlamakla zorunlu değildir. Bu sebeple doğabilecek her
türlü sorumluluk iş sahibinindir. Yazılı sözleşmedeki diğer
ödeme şartlarının yerine getirilmemesinden dolayı avukat işi
takip etmek ve sonucunu elde etmekten mahrum kalırsa
sorumluluk bakımından aynı hüküm uygulanır. İş
sahibinin adresi: Madde 175 –
İş sahibinin verdiği vekaletnamede yazılı adrese avukat
tarafından yapılacak her tebliğ, kendisine yapılmış sayılır.
Adres değişiklikleri en geç üç gün içinde iş sahibi
tarafından taahhütlü mektupla avukata bildirilir. İş sahibinin adresine gönderilecek yazıların tebliğ edilememesinden veya adres değişikliklerinin bildirilmemesinden doğan sorumluluk iş sahibine aittir. |
Adli Müzaharet
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/84 md.) Adli yardımın
kapsamı
Madde 176 –
Adli yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer
yargılama giderlerini karşılama olanağı
bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık
hizmetlerinin sağlanmasıdır.
Adli yardım bürosu
Madde 177
–(Değişik: 02/05/2001 - 4667/85 md.)
Adli yardım
hizmeti, baro merkezlerinde, baro yönetim
kurullarınca avukatlar arasından oluşturulan
adli yardım bürosu tarafından yürütülür.
Baro yönetim kurulu, ayrıca baro merkezi
dışında avukat sayısı beşten çok olan her
yargı çevresinde de bir avukatı adli yardım
bürosu temsilcisi olarak görevlendirebilir.
Büro ve temsilciler, baro yönetim kurulunun
gözetimi altında çalışırlar.
Adli yardım istemi
Madde 178
–(Değişik: 02/05/2001 - 4667/86 md.)
Adli yardım
istemi, adli yardım bürosuna veya
temsilcilerine yapılır. İstek sahibi,
isteminde haklı olduğunu gösterdiği
delillerle kanıtlamak zorundadır.
Yardım
isteminin reddi halinde, ilgilisi yazı veya
sözle baro başkanına başvurabilir. Baro
başkanının vereceği karar kesindir.
Adli yardımın yapılışı
Madde 179
-(Değişik: 02/05/2001 - 4667/87 md.)
Adli yardım
isteminin kabulü halinde; büro gerekli
işlemleri yapmak üzere bir veya birkaç
avukatı görevlendirir. Görevlendirilen
avukat görev yazısının kendine ulaşmasıyla,
avukatlık hizmetlerini yerine getirmek
yükümlülüğü altına girer.
Bu yükümlülük,
ilgilinin gerekli belge ve bilgileri isteğe
rağmen vermemesi veya vekaletname vermekten
kaçınmasıyla sona erer.
Ayrıca
görevlendirilen avukat da bu işi yapmaktan
çekinmek isterse görevin kendisine
bildirildiği tarihten itibaren onbeş gün
içinde o işin tarifede belirlenen ücretini
baroya ödemek zorundadır.
Büro,
görevlendirilen avukatın işi yürütmesiyle
ilgili aşamaları izler.
18/6/1927
tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanunu ve 1/4/1929 tarihli ve
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu
ile diğer kanunlardaki adli yardıma ilişkin
hükümler saklıdır.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/88 md.) Büronun gelir ve
giderleri Madde 180 – Adli Yardım Bürosunun gelirleri şunlardır:
Büronun giderleri şunlardır
Adli yardım
bürolarının gelir ve giderleri büro
bütçesinin ayrı bölümlerinde gösterilir. Bu
bölümde kalan gelir fazlasının bir sonraki
yıla aynen aktarılması zorunludur.
Birinci
fıkranın (a) bendine göre hesaplanacak
ödenek, Maliye Bakanlığınca her yıl Mart
ayının sonuna kadar Türkiye Barolar Birliği
hesabına aktarılır. Bu paralar, münhasıran
adli yardım için kullanılır ve yılı içinde
harcanmayan paralar, ertesi yıla aynen
aktarılır. Bu paraların barolar arasındaki
dağıtımı ve kullanılmasına ilişkin hususlar
Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan
yönetmelikle düzenlenir.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/89 md.) Yıllık çalışma
raporu ve yönetmelik
Madde 181 –
Adli yardım
bürosu, çalışmalarını her yıl sonu
düzenleyecekleri bir raporla baro yönetim
kuruluna bildirir. Raporun bir örneği baroca
Türkiye Barolar Birliğine gönderilir. Adli yardım bürosunun kuruluşu, görevlendirilecek avukatların ve bunlara ödenecek ücretlerin belirlenmesi, büronun işleyişi, denetimi gibi konular Türkiye Barolar Birliğince çıkarılacak yönetmelikte gösterilir. |
|
Yönetmelik
Madde 182
-(Değişik: 02/05/2001 - 4667/90 md.)
Bu kanunda
düzenlenmesi yönetmeliğe bırakılan hususlar
ile kanunun uygulanabilmesi için
yönetmelikte yer alması gereken diğer
konuları kapsayan Yönetmelikler Türkiye
Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından
hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir.
Yönetmeliklerin Adalet Bakanlığına ulaştığı
tarihten itibaren iki ay içinde karar
verilmediği veya onaylandığı takdirde
kesinleşerek yürürlüğe girer. Ancak, Adalet
Bakanlığı uygun bulmadığı Yönetmelikleri bir
daha görüşülmek üzere, gösterdiği
gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar
Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu
yönetmelikler, Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen
kabul edildiği takdirde onaylanmış sayılarak
yürürlüğe girer, aksi halde onaylanmamış
sayılır ve sonuç Türkiye Barolar Birliği
tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8
nci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları
hükümleri burada da kıyasen uygulanır.
Cumhuriyet savcılarına
yapılacak tebligat
Madde 183 – Bu
kanun gereğince Cumhuriyet savcılarına
yapılacak tebligatta ilgili dosyanın da
birlikte gönderilmesi şarttır.
Avukatlık
kıdemine sayılacak hizmetler:
Madde 184 –
Dördüncü maddenin birinci fıkrasında sayılan
hizmetlerden avukatlığa geçenlerin bu
hizmetlerde geçen süreleri avukatlık
kıdemine sayılır.
Davavekilleri
hakkında uygulanacak hüküm:
Madde 185 – Bu
Kanunun ikinci, dördüncü, beşinci, yedinci,
sekizinci ve dokuzuncu kısmı ile 65 inci
maddesi dışında kalan hükümleri
davavekilleri hakkında da kıyasen uygulanır.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/91 md.) (İkinci fıkra
yürürlükten kaldırılmıştır.)
Topluluk
sigortasına girmeleri mutlak şekilde zorunlu
olanlar:
Madde 186 –
188 inci maddede yazılı olanlar dışında
kalan avukatların 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun 86 ncı maddesinde
gösterilen “Topluluk Sigortasına” girmeleri
zorunludur. Ancak, bu zorunluluk (Malullük,
yaşlılık ve ölüm sigortası) bakımından olup,
(İş kazaları ve meslek hastalıkları),
(Hastalık) ve (Analık) sigortalarına girmek
avukatın isteğine bağlıdır.
(Ek:26.02.1970-1238/2 md.)Topluluk
Sigortasına tabi olan avukatlar hakkında bu
kanundaki özel hükümlere aykırı olmamak
kaydı ile, 506 sayılı Sosyal Sigortalar
Kanunu ile 5/1/1961 gün ve 228 sayılı Kanun
ve bu kanunların ek ve tadilleri hükümleri
uygulanır.
Topluluk sigortasına girme
zorunluğu şarta bağlı olanlar
Madde 187 –
Geçici 2 nci maddenin kapsamına giren
avukatlar, T.C. Emekli Sandığına borçlanma
haklarını aynı maddede gösterilen süre
içinde kullanmadıkları takdirde, 186 ncı
madde uyarınca Topluluk Sigortasına girmek
zorunluluğundadırlar.
Topluluk sigortasına
giremeyenler
Madde 188 –
(Değişik:26.02.1970-1238/1 md.) Emekliliğe
tabi bir görevde çalışmakta olanlar, 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamına
girenler (Aynı kanunun 85 inci maddesindeki
isteğe bağlı sigortadan faydalananlar
dahil),geçici 2 nci maddedeki borçlanmak
hakkından faydalananlar ile T.C. Emekli
Sandığından emeklilik veya malüllük aylığı
almakta olan yahut 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya
malüllük sigortasından faydalanmış
bulunanlar ve aynı kanunun geçici 20 nci
maddesindeki şartlara uygun olarak
faaliyette bulunan sandıklara tabi bulunan
veya bu sandıklardan faydalanmış olanlar 186
ncı madde uyarınca topluluk sigortasına
giremezler.
Avukatın
yukarı ki fıkraya göre topluluk sigortasına
girememesi, avukatlık meslekinin icrasına
engel teşkil etmez.
Madde 189 -
(Mülga: 26/2/1970-1238/6 md.)
Prim borcunu ödememenin
sonuçları
Madde 190 –
Topluluk Sigortası primlerini, topluluk
sözleşmesinde gösterilen zamanda ödemeyen
avukatın adı baro yönetim kurulunun
kararıyla, birikmiş prim borcunu,
sözleşmedeki şartlar dairesinde ödeyinceye
kadar, baro levhasından silinir ve durum
ilgili yerlere bildirilir.
Topluluk
Sigortası primin ödememenin sonuçları, prim
borçlusu avukatın şahsına münhasır olup, bu
sonuçların aynı Topluluk Sigortası
sözleşmesine katılmış olan diğer
sigortalılara veya baroya sirayeti hakkında
bir hüküm sözleşmeye konulamaz.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/92 md.) 17.7.1964 tarihli
ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun
140. maddesi hükmü barolar hakkında
uygulanmaz.
Tip sözleşmenin hazırlanması
ve topluluk sözleşmesine giriş
Madde 191 –
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86
ncı maddesi gereğince barolarla Sosyal
Sigortalar Kurumu arasında yapılacak
sözleşmelere esas teşkil eden tip sözleşme,
Çalışma Bakanlığı, Türkiye Barolar Birliği
ve Sosyal Sigortalar Kurumu arasında
yapılacak görüşmelerle tespit edilir.
Tip sözleşmede
yapılacak değişiklikte de yukarıdaki fıkra
hükmü uygulanır.
Bu kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra kurulacak olan
barolar da kuruluşlarını takip eden bir ay
içinde tip sözleşmeye göre Topluluk
Sigortası sözleşmesi yapmak üzere Sosyal
Sigortalar Kurumuna başvururlar. Yeni
teşekkül eden baroya kayıtlı avukatlar,
evvelce kayıtlı oldukları baroda iken
girdikleri Topluluk Sigortası ile
kazandıkları haklar saklı kalmak üzere, yeni
kaydoldukları baronun topluluk sigortasına
girerler.
Yürürlükten kaldırılan
hükümler Madde 192 – 3499 sayılı Avukatlık Kanunu ile ek ve tadilleri, geçici 7 nci madde hükümleri saklı kalmak şartiyle, yürürlükten kaldırılmıştır..
Değiştirilen kanun hükümleri
hakkında
Madde 193 –
(Bu madde 21/12/1953 tarih ve 6207 sayılı
kanunun 1,4 ve 5 inci maddelerinin
değiştirilmesi ile ilgili olup ilgili
kanundaki yerlerine işlenmiştir.)
1086 sayılı kanunun
değiştirilen hükmü
Madde 194 -
(Bu madde 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı
Kanunun 61 inci maddesinin değiştirilmesi
ile ilgili olup mezkür kanundaki yerine
işlenmiştir.)
Emekliliğe tabi görevden
önceki avukatlığın kıdeme sayılması
Madde 195 -
(Yeniden düzenleme:26.02.1970-1238/1 md.)
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/93 md.) Bu kanun gereğince
topluluk sigortasına girmiş olup
sigortalılığı devam eden bir avukat
emekliliğe tabi bir göreve veya hizmete
atandığı yahut seçildiğinde, sigortalılığına
esas alınan avukatlık süresinin “dörtte üçü”
kıdemine eklenerek intibakı yapılır ve görev
veya hizmet aylığı ile emeklilik keseneğine
esas aylığı yükseltilir.
Madde 196-198-
(Mülga: 26.02.1970 – 1238/6 md.)
Kamu kurum ve kuruluşları ile
kamu iktisadi teşebbüslerinde görevli
avukatlar
Ek Madde 1 –
(Ek : 08.05.1984 – 3003/8 md.)
Kamu kurum ve
kuruluşları ile kamu iktisadi
teşebbüslerinde asli ve sürekli olarak
avukatlık görevinde çalışanların baro
levhasına yazılmaları isteklerine bağlıdır.
Ancak bunlar hakkında bu Kanunun avukatlık
meslekine kabul ve ruhsatname verilmesine
ilişkin hükümleri aynen uygulanır. Bunlar,
görevlerinin gereği olan işleri yaparken
baro levhasına kayıtlı avukatların
yetkileriyle haklarına sahip ve onların
ödevleriyle yükümlüdürler. Baroya kaydını
yaptırmayan avukat, çalıştığı yer barosuna
bilgi verir.
Birinci
fıkrada sözü edilen görevlerden ayrılma
halinde, avukatlık mesleğinin yapılabilmesi,
baro levhasına yazılmakla mümkündür.
Bu Kanunun
avukatlar hakkında öngördüğü disiplin işlem
ve cezaları, bu maddede sözü edilen
avukatlar hakkında da avukatın sürekli görev
yaptığı yer barosunca uygulanır.
Yurt dışında temsil
Ek Madde 2
(Değişik: 02/05/2001 - 4667/94 md.)
Avukatlar,
Türkiye Barolar Birliğini veya baroları
temsil etmek üzere uluslararası toplantı ve
kongrelere Adalet Bakanlığına bilgi vermek
suretiyle katılabilirler.
Seçimlerin yapılması
Ek Madde 3 -
(Ek:8.05.1984-3003/8 md.)
Barolar ile
Türkiye Barolar Birliğinin bu Kanuna göre
gizli oyla yapılacak organ seçimlerine
ilişkin işlemler, aşağıdaki esaslara göre
yargı gözetimi altında gerçekleştirilir.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/95 md.) Seçim yapılacak
genel kurul toplantısından en az onbeş gün
önce, baro seçimleri için levhaya kayıtlı
avukatlardan genel kurula katılma hakkına
sahip avukatlar, Türkiye Barolar Birliği
seçimleri için de genel kurula barolarca
seçilen asıl ve yedek delegeler ile doğal
delegeleri belirleyen liste, toplantının
gündemi, yeri, günü, saati ile çoğunluk
olmadığı takdirde yapılacak ikinci
toplantıya ilişkin hususları belirten bir
yazı ile birlikte üç nüsha olarak o yer ilçe
seçim kurulu başkanı olan hakime verilir.
Bir yerde birden fazla ilçe seçim kurulu
bulunduğu takdirde görevli hakim, Yüksek
Seçim Kurulunca belirlenir. Toplantı
tarihleri, gündemde yer alan diğer konular
gözönünde bulundurularak görüşmelerin
bitimine göre seçimlerin ilçe seçim kurulu
başkanının gözetiminde yapılması sağlanır.
Üye sayısı 400’ü aşan barolarda görüşmeler
Cumartesi günü sonuçlandırılır ve seçimlere
Pazar günü dokuzda başlanır ve oy verme işi
saat onyedide sona erer.
Hakim,
gerektiğinde ilgili kayıt ve belgeleri de
getirtip incelemek suretiyle varsa
noksanları tamamlattırdıktan sonra seçime
katılacak avukatları belirleyen liste ile
yukarıdaki fıkrada belirtilen diğer
hususları onaylar. Onaylanan liste ile
toplantıya ilişkin diğer hususlar Adalet
dairesi ve baro ilan yerlerinde asılmak
sureti ile üç gün süre ile ilan edilir.
İlan süresi
içinde listeye yapılacak itirazlar hakim
tarafından incelenir ve en geç iki gün
içinde kesin olarak karara bağlanır.
Bu suretle
kesinleşen listeler ile toplantıya ilişkin
diğer hususlar onaylanarak ilgili baro veya
Türkiye Barolar Birliğine gönderilir.
Hakim, kamu
görevlileri veya aday olmayan avukatlar
arasından bir başkan ile iki üyeden oluşan
bir seçim sandık kurulu atar. Aynı şekilde
ayrıca üç yedek üye de belirler. Seçim
sandık kurulu başkanının yokluğunda kurula
yaşlı üye başkanlık eder.
Seçim sandık
kurulu, seçimlerin kanunun öngördüğü
esaslara göre yürütülmesi, yönetimi ve
oyların tasnifi ile görevli olup, bu
görevleri seçim ve tasnif işleri bitinceye
kadar aralıksız olarak devam eder.
Dörtyüz
kişiden fazla üyesi bulunan barolarda her
dörtyüz kişi için bir oy sandığı bulunur ve
her seçim sandığı için ayrı bir kurul
oluşturulur. Yüze kadar olan üye fazlalığı
sandık sayısında nazara alınmaz. Seçimlerde
kullanılacak araç ve gereçler ilçe seçim
kurulundan sağlanır. Ve sandıkların konacağı
yerler hakim tarafından belirlenir.
Seçim
süresinin sonunda seçim sonuçları tutanakla
tespit edilip seçim sandık kurulu başkan ve
üyeleri tarafından imzalanır. Birden fazla
sandık bulunması halinde tutanaklar, hakim
tarafından birleştirilir. Tutanakların birer
örneği seçim yerinde asılmak suretiyle
geçici seçim sonuçları ilan edilir.
Kullanılan oylar ve diğer belgeler tutanağın
bir örneği ile birlikte üç ay süreyle
saklanmak üzere ilçe seçim kurulu
başkanlığına tevdi edilir.
Seçimin devamı
sırasında yapılan işlemler ile tutanakların
düzenlenmesinden itibaren iki gün içinde
seçim sonuçlarına yapılacak itirazlar, hakim
tarafından aynı gün incelenir ve kesin
olarak karara bağlanır. İtiraz süresinin
geçmesi ve itirazların karara bağlanmasından
hemen sonra hakim yukarıdaki hükümlere göre
kesin sonuçları ilan eder ve ilgili baro ile
Türkiye Barolar Birliğine bildirir.
(Değişik:28.05.1988-3464/2 md.)Oy verme
işlemi, gizli oy açık tasnif esasına göre
yapılır. Listede adı yazılı bulunmayan
avukat oy kullanamaz. Oylar, oy verenin
kimliğinin baro veya resmi kuruluşça verilen
belge ile ispat edilmesinden ve listedeki
isminin karşısındaki yerin imzalanmasından
sonra kullanılır. Oylar, organlara göre
birlikte veya ayrı ayrı her şekilde
düzenlenen oy pusulalarının, üzerinde ilçe
seçim kurulu mühürü bulunan ve oy verme
sırasında sandık kurulu başkanı tarafından
verilecek zarfa konulması suretiyle
kullanılır. Bunların dışındaki zarflara
konulan oylar geçersizdir. Asıl üyenin
mazereti olduğu takdirde yedek üye Türkiye
Barolar Birliği Genel Kuruluna katılır ve oy
kullanılır.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/95 md.) Hakim, seçim
sonuçlarını etkileyecek ölçüde bir
usulsüzlük veya kanuna aykırı uygulama
tespit etmesi halinde; bu tespite konu olan
organla sınırlı olmak üzere seçimlerin
iptaline karar verir. Bu takdirde, süresi
bir aydan az ve iki aydan fazla olmamak
üzere seçimin yenileneceği Pazar gününü
tespit ederek ilgili baroya veya Türkiye
Barolar Birliğine bildirir. Belirlenen günde
yalnız seçim yapılır ve seçim işlemleri bu
madde ile kanunun öngördüğü diğer hükümlere
uygun olarak yürütülür.
İlçe seçim
kurulu başkanı hakime ve seçim sandık kurulu
başkanı ile üyelerine, “Seçimlerin Temel
Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında
Kanun” da belirtilen esaslara göre ücret
ödenir. Bu ücret ve diğer seçim giderleri,
Türkiye Barolar Birliği ve ilgili baroların
bütçelerinden karşılanır.
Seçimler
sırasında sandık kurulu başkanı ve üyelerine
karşı işlenen suçlar Devlet memurlarına
karşı işlenmiş gibi cezalandırılır.
Seçimlerin
düzen içerisinde ve sağlıklı biçimde
yürütülmesi amacıyla hakimin ve sandık
kurulunun aldığı tedbirlere uymayanlara,
eylemin ağırlığına göre bu Kanunda yazılı
disiplin cezaları verilir.
Denetim
Ek Madde 4
-(Ek:8.05.1984-3003/8 md.)
Adalet
Bakanlığı, Barolar ve Türkiye Barolar
Birliği organlarının görevlerini kanun
hükümlerine uygun olarak yapıp
yapmadıklarını ve mali işlemlerini
yönetmelikte belirlenecek esaslara göre
denetlemeye yetkilidir. Bu idari ve mali
denetim, adalet müfettişlerince yapılır.
Geçici hükümler
Geçici Madde 1
- (Değişik:26.02.1970-1238/1 md.)
7 Temmuz 1969
tarihinden sonra 506 sayılı Sosyal
sigortalar Kanununun 86ncı maddesi gereğince
barolarla Sosyal Sigortalar Kurumu arasında
yapılacak sözleşmelere esas teşkil eden ilk
tip sözleşme, bu kanunun geçici 10 uncu
maddesi uyarınca Türkiye Barolar Birliğinin
yapacağı ilk toplantıyı takip eden üç ay
içinde Çalışma Bakanlığı, Türkiye Barolar
Birliği ve Sosyal Sigortalar Kurumu arasında
yapılacak görüşmelerle tespit edilir.
Hazırlanan tip sözleşme, Türkiye Barolar
Birliği Yönetim Kurulu tarafından, bir hafta
içinde bütün barolara gönderilir. Topluluk
sigortasına girmeye mecbur olan avukatların
bağlı bulundukları barolar, tip sözleşmeye
göre topluluk sigortası sözleşmesi yapmak
üzere tip sözleşmenin baroya gelişi
tarihinden itibaren iki ay içinde Sosyal
Sigortalar Kurumuna başvururlar.
Sözleşmeler, baronun başvurma tarihinden
itibaren en geç üç ay içinde yürürlüğe
konur.
A) Topluluk
sigortasına tabi oldukları tarihte 30 yaşını
geçmiş bulunan avukatlardan, 55 yaşını
doldurmakla beraber 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun 60 ıncı maddesinde
yazılı şartları yerine getiremediklerinden
yaşlılık sigortasından aylık bağlanmasına
hak kazanamayan ve :
(a) bendinde
sözü geçen avukatlık süresi, avukatların
sigortalıklarının başladığı tarihten
itibaren en geç iki yıl içinde ilgili
barolardan alınarak Sosyal Sigortalar
Kurumuna verilecek belgelerle tespit edilir.
Barolar bu
çalışma belgelerini düzenlemekten
kaçınırlarsa, sigortalı avukatların ilgili
baro ve yönetim kurulu başkan ve üyelerinden
zarar ve ziyan istemek hakları saklıdır.
Avukatlık
süresini gösteren belgelerin gerçeğe
uymadığı bir hükümle tespit edildiği
takdirde gerek bunu düzenleyenler gerekse
ilgili sigortalılar, Sosyal Sigortalar
Kurumunun bu yüzden uğrayacağı zararları
yüzde elli fazlasıyla ve kanuni faizi ile
birlikte adı geçen Kuruma ödemekle
yükümlüdür.
Bu gibiler
hakkında ayrıca ceza kovuşturması da
yapılır.
B) Topluluk
sigortasına tabi oldukları tarihte 30 yaşını
geçmiş bulunan avukatlardan, 50 yaşını
doldurup, erken yaşlanmış oldukları tespit
edilen ve Sosyal Sigortalar Kanununun 60
ıncı maddesinde yazılı şartları yerine
getiremediklerinden aylık bağlanmasına hak
kazanamayanlara (A) fıkrasındaki şartlarla,
sigortalılık süreleri 15 yılı doldurmuş
olanlar gibi, Sosyal Sigortalar Kanununun 61
inci maddesindeki esaslara göre yaşlılık
aylığı bağlanır.
Geçici Madde 2
– Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte T. C.
Emekli Sandığındaki emekliliğe esas teşkil
eden hizmetleri toplamı en az 15 yıl olan
avukatlardan;
A)
(Değişik:26.02.1970-1238/3 md.) Emekli
keseneği ödedikleri memuriyet veya hizmetten
7 Temmuz 1969 tarihinden önce her ne sebeple
olursa olsun ayrılmış olanlar, kendilerine
emeklilik veya malüllük aylığı bağlanmamış
olmak şartı ile, 7 Temmuz 1969 tarihine
kadar Sosyal Sigortaya da tabi olmaksızın
geçen fiili avukatlık sürelerinin tamamını
veya bu sürenin emekliliğe esas olan eski
hizmetlerinin süresi ile birlikte 25 yılı
doldurmaya yetecek kısmını aşağıdaki
hükümlere göre borçlanabilirler.
Fiili
avukatlık süresinin tamamını borçlananlar
aşağıdaki (B) bendi hükümlerine göre T. C.
Emekli Sandığı ile ilgilerini devam
ettirebilirler. Bunlardan T. C. Emekli
Sandığı ile ilgilerini devam ettirmek
istemeyenlerle fiili avukatlık süresinin bir
kısmını borçlanmak suretiyle emekliliğe esas
hizmet sürelerini 25 yıla çıkarmış olanlara
aşağıdaki hükümlere göre emekli aylığı
bağlanır.
B) Emekli
keseneği ödedikleri memuriyet veya hizmetten
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte veya
daha sonra her ne sebeple olursa olsun
ayrılanlar, toplam süre 30 yılı geçmemek
üzere, T.C. Emekli Sandığı ile ilgilerini
devam ettirebilirler.
(A) bendine
göre borçlanabilmek için ilgilinin,
listesine yazılı bulunduğu baronun topluluk
sigortasına katıldığı tarihten itibaren üç
ay içinde bu baro aracılığı ile T. C. Emekli
Sandığına yazılı olarak baş vurması
zorunludur. Borçlanılacak miktar, ilgilinin
T. C. Emekli Sandığına evvelce kesenek
ödediği memuriyet veya hizmette son aldığı
maaş yahut ödenek derecesindeki kıdeminden
itibaren o memuriyet veya hizmetin asgari
terfi süresi nazara alınarak 2 veya 3 yılda
bir terfi etmiş sayılmak suretiyle T. C.
Emekli Sandığı Kanunu hükümleri dairesinde,
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadarki
fiili avukatlık süresi için ödemesi gereken
keseneklerin (Kurum hissesi dahil)
tamamıdır. Ancak, kesenekler ve kurum
hissesi ait oldukları geçmiş yıllarda
yürürlükte bulunan T.C. Emekli Sandığı
Kanunu hükümlerine göre hesaplanır.
Borçlanılan
süre ile T. C. Emekli Sandığına tabi eski
memuriyet veya hizmet süreleri toplamı 30
yılı geçemez. Fiili avukatlık süresinin bu
miktarı aşan kısmı için borçlanmak mümkün
değildir.
Borçlanılacak
miktar, ilgilinin talebine göre, T. C.
Emekli Sandığı tarafından yapılacak tebligat
üzerine en geç 1 ay içinde toptan veya on
yıl içinde on eşit taksitle ödenir. T. C.
Emekli Sandığına tabi eski memuriyet veya
hizmetlerinden ayrılırken keseneklerini
almış olanlar bunun tamamını kanuni faizi
ile birlikte, borçlanılan miktarın tamamının
veya ilk taksidinin ödenmesi süresi içinde
sandığa iade ile yükümlüdürler. Kesenekleri
süresi içinde iade etmeyenlerin bu madde
hükümlerinden faydalanmaları mümkün
değildir.
Borçlanan
kimseler emekliliğe esas olan eski memuriyet
veya hizmet sürelerine borçlandıkları
sürenin eklenmesi suretiyle hesaplanacak
süre üzerinden ve borçlandıkları miktarın
tamamını ödedikleri tarihten itibaren 5434
sayılı Kanuna göre emekli aylığına hak
kazanırlar. Emekli aylığına hak
kazanabilmesi için toplam süresinin 25 yıl
olması yeterlidir.
Taksitle
ödemede, borcun tamamını ödeyemeden ölen
veya T. C. Emekli Sandığına göre malul olan
avukatların kendilerine veya hak sahibi
mirasçılarına ölüm veya maluliyeti takibeden
ay başından itibaren 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre malullük yahut dul ve yetim
aylığı bağlanır. Şu kadar ki, ödenmemiş
yıllık taksitlerin her biri 12 eşit parçaya
bölünerek o yılın malullük veya dul ve yetim
aylıklarından kesilir ve artan miktar hak
sahiplerine ödenir.
Taksitle
ödemede, bir taksidi zamanında ödemeyen ve
T. C. Emekli Sandığınca yapılan tebligat
üzerine 1 ay içinde bu borcunu yerine
getiremeyenlerin borçlanma durumuna son
verilir ve ödedikleri miktara tekabül eden
sürenin eski memuriyet veya hizmetlerine
eklenmesi suretiyle hesaplanacak süre
üzerinden T. C.Emekli Sandığı Kanunu
hükümlerine göre işlem yapılır.
Yukarıdaki
fıkralar gereğince kendilerine veya hak
sahibi mirasçılarına emekli, malullük veya
dul ve yetim aylığı bağlananlara
borçlanmadan önceki fiili memuriyet veya
hizmetlerin tutarı üzerinden T. C. Emekli
Sandığı Kanunu hükümlerine göre ikramiye
ödenir.
(B) bendinden
faydalanabilmek için ilgilinin, T. C. Emekli
Sandığına kesenek ödediği memuriyet veya
hizmetten ayrılmasını takibeden bir ay
içinde Sandığa dilekçe ile başvurması ve
kendisine emekli aylığı bağlanmamış veya
kesenekleri iade edilmemiş olması
gereklidir. (A) bendinin ikinci fıkrası
delaletiyle (B) bendinden faydalananlar için
bu süre borçlanma taleplerinin kabul
edildiğinin Sandıkça kendilerine tebliği
tarihinden başlar.
(B) bendinden
faydalanmak dileği ile yapılan baş vurmanın
T. C. Emekli Sandığınca kabul edildiğinin
ilgiliye tebliğini takibeden aybaşından
itibaren sandığa kesenek ödeme yükümlülüğü
doğar. Kesenekler (Kurum hissesi dahil) her
ayın ilk haftası içinde doğrudan doğruya
veya T. C. Emekli Sandığının belirteceği bir
banka aracılığı ile sandığa ödenir.
Kesenek ve
kurum hissesi, ilgilinin T. C. Emekli
Sandığına kesenek ödediği evvelki memuriyet
veya hizmette son iktisap ettiği maaş veya
ödeneğindeki kıdeminden başlamak üzere o
memuriyet veya hizmetin en az yükselme
süresine göre iki veya üç senede bir terfi
ediyormuşçasına yürütülecek maaş dereceleri
üzerinden hesaplanır.
(B) bendi
uyarınca T. C. Emekli Sandığı ile ilgileri
devam edenlerin emekliliğe esas sürelerinin
30 yılı doldurduğu, sandıkla ilgilerinin
kesilmesini yazılı olarak istedikleri,
öldükleri yahut T. C. Emekli Sandığı
Kanununa göre malül duruma girdikleri veya
borçlanma hükümlerinde gösterildiği şekilde
sandık tarafından verilen bir aylık süre
içinde ödememekte temerrüt ettikleri
takdirde bu durumların husule geldiği tarihi
takibeden aybaşından itibaren sandıkla
ilgileri kesilir ve toplam süreleri
üzerinden kendilerine yahut hak sahibi
mirasçılarına 5434 sayılı Kanun uyarınca
emekli, malullük dul veya yetim aylığı
bağlanır. Bu kimselere ödenecek ikramiye
hakkında borçlanma ile ilgili hükümler
kıyasen uygulanır.
Geçici 3,4 ve
5 inci maddeler uyarınca borçlandıkları süre
ile birlikte emekliliğe esas hizmetleri
tutarı 15 yıl veya daha fazla olanlar da bu
maddenin (B) bendi hükmünden
faydalanabilirler.
(Ek
fıkra:26.02.1970-1238/3 md.) Bu madde
hükümlerinden faydalananların, (A) bendi
uyarınca borçlandıkları veya (B) bendi
uyarınca T. C. Emekli Sandığı ile ilgilerini
devam ettirdikleri sürelerin tamamı,
emekliliğe tabi görevden son defa
ayrıldıkları maaş veya ödenekteki
kıdemlerine eklenmek suretiyle bu görev veya
hizmetin en az yükselme süresine göre iki
veya üç yılda bir terfi etmiş veya
ediyormuşçasına intibakları yapılır.
Bu maddenin 9
uncu fıkrasında T.C. Emekli Sandığına
başvurma için konulmuş bir aylık süreyi
geçirmiş olanlar, 1 Ocak 1971 tarihine kadar
başvurmaları şartı ile bu madde
hükümlerinden faydalanabilirler.
Geçici Madde 3
-(Değişik:26.02.1970-1238/1 md.)
7 Temmuz 1969
tarihinde veya bu tarihle 1 Ocak 1971 tarihi
arasında T.C. Emekli Sandığında iştirakçi
durumunda bulunanların, emeklilik keseneği
ödedikleri görev veya hizmetten önce T.C.
Emekli Sandığı Kanununa tabi olmadan ve
Sosyal Sigortalar kapsamına da girmeden
geçirdikleri fiili avukatlık sürelerinin
daha önce başka kanunlarla borçlanılan
süreler ile birlikte onbeş yılı geçmiyecek
kısmı, 5434 sayılı Kanuna 23 şubat 1965 gün
ve 545 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile
eklenen maddedeki esaslara göre
borçlanmaları şartı ile emekliliğe esas
hizmetlerine eklenir. Şu kadar ki, bu
kimselerin adlarına borç kaydedilecek miktar
borçlandırılan sürenin geçtiği tarihlerde
kesilen kesenek ve karşılıklar oranına göre
tespit olunur.
Bu madde
hükmünden faydalanmak için, ilgilinin, 1
Nisan 1971 tarihine kadar T.C. Emekli
Sandığına yazılı olarak başvurması şarttır.
Geçici Madde 4
- (Değişik:26.02.1970-1238/1 md.)
7 Temmuz 1969
tarihinde veya bu tarihle 1 Ocak 1971 tarihi
arasında T.C Emekli Sandığında iştirakçi
durumunda bulunanlardan, emekli keseneği
ödedikleri görev veya hizmetten önce T.C.
Emekli Sandığına tabi olmadan ve Sosyal
Sigortalar kapsamına da girmeden avukatlık
yapan ve ondan önce de emekliliğe tabi bir
görev veya hizmette bulunanların T.C. Emekli
Sandığı ile ilişkileri bulunan devreler
arasındaki fiili avukatlık sürelerinin daha
önce başka kanunlarla borçlanılan süreler
ile birlikte onbeş yılı geçmeyecek kısmı
geçici 3 üncü madde uyarınca borçlanmaları
şartı ile aynı madde hükümlerine göre
emekliliğe esas hizmetlerine eklenir.
Geçici 3 üncü
maddenin son fıkrası hükmü bu halde de
uygulanır.
Geçici Madde 5
– Geçici 2,3 ve 4 üncü maddelerin kapsamına
giren avukatların bu maddeler gereğince
borçlandıkları fiili avukatlık sürelerinden
önce Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına
giren hizmetleri de mevcutsa, Sosyal
Sigortalar kapsamına giren hizmetler
5/1/1961 tarihli ve 228 sayılı Kanunun aylık
bağlanmasına ilişkin esasları dairesinde
T.C. Emekli Sandığındaki hizmetler
(Borçlanılan süreler dahil) ile
birleştirilir.
Bu madde
hükmünden faydalanmak isteyenlerin, T.C.
Emekli Sandığına baş vurmalarının şekli ve
süresi hakkında geçici 3 üncü madde hükmü
kıyasen uygulanır.
Geçici Madde 6
– Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte
Avukatlar Yardımlaşma Sandığında üye bulunan
avukatlar, levhasına yazılı oldukları baroya
müracaat ederek sandıktaki kayıtların
silinmesini isteyebilirler.
Yukarıdaki
fıkra gereğince sandıktan kayıtları silinen
avukatların sandıktaki alacaklarının, üyelik
süresi ve sandık mevcuduna göre kendilerine
ödenmesi şekli, bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren üç ay içinde ilgili baro
yönetim kurulu tarafından hazırlanıp baro
genel kurulunca onaylanan bir yönetmelikle
tespit edilir.
Geçici Madde 7
- (Mülga: 30/1/1979-2178/8 md.)
Geçici Madde 8
– Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
Siyasal Bilgiler Okulu veya fakültesinden
mezun olup da eksik kalan derslerden hukuk
fakültesinde sınav vermiş olanlar, bu
Kanunun uygulanmasında hukuk fakültesi
mezunu sayılırlar.
Geçici Madde 9
– Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
Yargıtay’da hukuk mezunu başkatip olarak en
az dört yıl süre ile hizmet etmiş olanlar, 3
üncü maddenin (c) bendindeki kayıttan
vareste tutulurlar.
Geçici Madde
10 – Ankara Baro Başkanı, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay
içinde Ankara’da toplanıp Türkiye Barolar
Birliği Başkanı ile Birlik Yönetim Kurulu,
Birlik Disiplin Kurulu ve Birlik Denetleme
Kurulu üyelerini ve yedeklerini seçecek olan
ilk genel kurul için delegelerini seçip
göndermelerini ve toplantı yer, gün ve
saatini, toplantı gününden en az bir ay önce
barolara bildirir. Belirtilen günde
toplantıyı açarak yerini en yaşlı delegeye
bırakır.
Geçici Madde
11 – 708 sayılı Kanunun ikinci ve 7 nci
maddelerinde ve 2573 sayılı Kanunun 6 ncı
maddesinde yazılı mülazemet süresini 3499
sayılı Avukatlık Kanununun yürürlüğü
tarihinde bitirmiş olanlar 3 üncü maddenin
(a), (b) ve (c) bentlerinde ve 5 inci
maddede gösterilen şartlara sahip oldukları
takdirde baro levhasına yazılırlar.
Bu Kanunun
uygulanmasında Medresetulkuzat ve Nüvap
Mektebi mezunları hukuk mezunu sayılır.
Geçici Madde
12 – Gerek 3499 sayılı Kanun ve gerekse bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra dava
vekaleti ruhsatnamesi ile 708 sayılı Kanunun
5 inci maddesine dayanılarak avukatlık
ruhsatnamesi verilemez.
Ancak, hukuk
fakültesi veya mektebinden mezun olmadıkları
halde 3499 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce
hakimlik veya savcılık sınıflarında, 3499
sayılı Kanunun yürürlüğünden önce veya
sonraki görev sürelerinin toplamı dört yılı
doldurmuş olanlara 3 üncü maddenin (b) ve
(c) bentlerindeki kayıtlardan vareste
tutulmak şartıyla avukatlık ruhsatnamesi
verilir.Sicilleri itibariyle görevlerinden
çıkarılmış olanlar hakkında bu hüküm
uygulanmaz.
Geçici Madde
13 – 3499 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte dava, vekaleti ruhsatnamesine sahip
olanlar, beş avukat bulunmayan yerlerde
vekalet icra edebilirler. Bu Kanunun
yürürlüğe girmesinden önce 3499 sayılı
Kanunun (Muvakkat IV üncü) maddesi uyarınca
beş avukat bulunmayan yerlerde dava
vekilliği yapmakta olanların kazanılmış
hakları saklıdır.
(Değişik:
02/05/2001 - 4667/96 md.) Dava vekillerinin,
mesleklerini icra edebilmeleri için, o yerin
bağlı olduğu baroca tutulan bir listeye
yazılmaları şarttır. Listeye yazılmak için
yapılan başvuru üzerine barolar, istemin
kabul veya reddine dair kararlarını bir ay
içinde vermek zorundadır. Bu süre içinde
karar verilmez yahut ret kararı verilir ise
ilgili şahıs; karar verilmemiş ise bir aylık
sürenin sonunda, istem reddedilmiş ise ret
kararının tebliği tarihinden itibaren onbeş
gün içinde Türkiye Barolar Birliği Yönetim
Kuruluna itiraz edebilir. Türkiye Barolar
Birliğinin itiraz üzerine verdiği kararlar
Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten
itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar
verilmediği veya karar onaylandığı takdirde
kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun
bulmadığı kararları bir daha görüşülmek
üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte
Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir.
Geri gönderilen bu kararlar Türkiye Barolar
Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde
onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır;
sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından
Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 nci
maddenin altıncı ve yedinci fıkraları
hükümleri burada da kıyasen uygulanır.
Listeye
yazılma, bu Kanunun davavekillerine tanıdığı
hak ve yetkilerden faydalanmak ve yükümlere
tabi olmak bakımından, baro levhasına
yazılmanın sonuçlarını doğurur.
Listenin
barolarca nasıl düzenleneceği, listeye
yazılmak için yapılacak başvurma hakkındaki
işlemler listenin mahkemelere, Cumhuriyet
savcılıklarına, icra ve iflas dairelerine ve
diğer resmi mercilere bildirilme tarzı ve
listeden kaydın silinmesi şekli bu Kanunun
182 inci maddesinde yazılı yönetmelikte
gösterilir.
Geçici Madde
14 – 3499 sayılı Kanunla ek ve
değişikliklerine göre kurulmuş olan barolar,
bu Kanun hükümlerine göre görevlerine devam
ederler.
Geçici Madde
15 – 168 inci madde uyarınca hazırlanacak
asgari ücret tarifesi, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren altı ay içinde
yapılır ve yeni tarife yürürlüğe girinceye
kadar eski tarife uygulanır.
Geçici Madde
16 – Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu
görevine başlayıncaya kadar, avukatlık
haysiyet divanındaki dosyalar, bu kurula
devredilmek üzere Ankara Baro Başkanlığınca
teslim alınır.
Geçici Madde
17 – Yargı mercileri, Cumhuriyet
savcılıkları, icra memurlukları nezdinde
başkatiplik, zabıt katipliği, zabıt katibi
muavinliği yahut icra memurluğu veya
yardımcılığı görevlerinden birini en az on
yıl süre ile yapmış olan kimseler, bu
Kanunun 3 üncü maddesi uyarınca Avukatlık
meslekine kabul için aranılan tahsil, staj
ve sınav dışındaki şartları haiz olurlar ve
5 inci maddede yazılı engeller kendilerinde
bulunmazsa, en az üç avukat veya davavekili
olmayan bir yerde, o yerin bağlı olduğu
baroca tutulan listeye yazılmak şartıyla,
münhasıran o yerin hukuk mahkemeleri ve icra
ve iflas dairelerinde dava ve iş takip
edebilirler.
Bu kimseler,
münhasıran vekalet görevini yapabilecekleri
yerde, listeye yazılma tarihinden itibaren
üç ay içinde bir büro açmak zorundadırlar.
Bu zorunluluğa uymayanların adları listeden
silinir.
Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce, 1086 sayılı
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 61 inci
maddesinin son fıkrası gereğince vekalet
görevini yapanlar, geçmiş adalet hizmetine
ait şarta bakılmaksızın, birinci fıkrada,
yazılı diğer şartlara sahip oldukları
takdirde, o yerin bağlı bulunduğu baroca
tutulan listeye yazılmak suretiyle,
munhasıran o yerdeki hukuk mahkemeleri ve
icra ve iflas dairelerinde vekalet görevini
yapmaya devam ederler. Ancak, listeden her
hangi bir suretle adları silinenler, birinci
fıkrada yazılı şartların tamamına sahip
olmadıkça bir daha listeye yazılamazlar. Bu
kimseler, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren üç ay içinde listeye
yazılmak için baş vurmak ve yazılma
tarihinden itibaren üç ay içinde bir büro
açmak zorundadırlar. Aksi halde listeye
yazılmazlar; listeye yazılmışlarsa adları
listeden silinir.
(Değişik:26.02.1970-1238/4 md.) Yukarıdaki
fıkralar uyarınca vekalet görevini yapmak
hakkı o yer avukat veya dava vekilleri
sayısının üçü bulması halinde kendiliğinden
sona erer. Sona erme tarihinden itibaren üç
ay içinde, ilgili şansın aynı baro bölgesi
içinde üç avukat veya dava vekili bulunmayan
başka bir yere naklederek büro açması
halinde, listedeki kaydı, nakledilen yer
işaret edilmek suretiyle devam eder. İlgili
üç aylık süre içinde başka bir baroya
başvurduğu takdirde, dosyası getirilmek
suretiyle başvurduğu baronun listesine kaydı
yapılıp ayrıldığı baronun listesinden de adı
silinerek vekalet görevine devam eder. Üç
aylık süre içinde aynı baro bölgesindeki
başka bir yere nakil yapılarak büro
açılmaması veya bu süre dolmadan başka bir
baroya nakil için başvurulmaması halinde
ilgilinin adı listeden silinir.
Geçici 13 üncü
maddenin listeye yazılma için yapılacak baş
vurma ile ilgili ikinci fıkrası hükmü bu
kimseler hakkında da kıyasen uygulanır.
Listeyle
ilgili olup, geçici 13 üncü maddenin son
fıkrasında gösterilen hususlar ve bu maddeye
göre vekalet görevini ifa edeceklere
verilecek yetki belgesinin neleri ihtiva
eyleyeceği 182 nci maddede yazılı
yönetmelikte gösterilir.
Bu Kanunun
ikinci, dördüncü, beşinci, yedinci,
sekizinci, dokuzuncu, onbirinci ve onikinci
kısmı ile 49,57,58,59,60,61,62 ve 65 inci
maddeleri dışında kalan hükümleri bu
maddenin kapsamına giren kimseler hakkında
da kıyasen uygulanır.
Baro giriş ve
yıllık kesenekleri bu maddenin kapsamına
giren kimselerden alınmaz.
Bu maddenin
üçüncü fıkrası 7 Temmuz 1977 tarihinde
yürürlükten kalkar.
Geçici Madde
18 – Geçici 3 ve 4 üncü maddeler uyarınca
borçlanılarak emekliliğe esas hizmetlerine
eklenen sürelerin üçte ikisi, ilgililerin
halen bulundukları görevin veya hizmetin en
az yükselme süresine göre iki veya üç yılda
bir değerlendirilmek suretiyle intibakları
yapılır ve böylece görev veya hizmet
aylıkları ile emeklilik keseneğine esas
aylıkları yükseltilir.
Geçici Madde
19 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte,
bu Kanunun 1 nci maddesi ile Avukatlık
Kanununun 14 üncü maddesine eklenen fıkrada
belirtilenlerin sıkıyönetim askeri
mahkemelerinde almış oldukları davalar
Avukatlık Kanununun hükümleri dairesinde üç
ay içinde devredilir.
Geçici Madde
20 - ( 28.06.2002 – 4765/1 mad.)
10.05.2001
tarihinden önce ilköğretim veya orta
öğretimde öğretmenlik görevi ile avukatlık
mesleğini birlikte yapanlar ve aynı durumda
olup avukatlık stajını yapmakta olanlar
hakkında 11 inci madde hükmü uygulanmaz.
Avukatlık Kanununun 3 üncü maddesinin (d)
bendi hükmü, 10.05.2001 tarihinde hukuk
fakültelerinde öğrenci olanlar hakkında
uygulanmaz; bunlar sınava tabi tutulamaz. (
Bu Kanun 10.05.2002 tarihinden geçerli olmak
üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.)
Ek Geçici
Madde 1 –(Ek:31.10.1980-2329/3 md.)
Bu Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra, değiştirilen
168 nci madde hükümleri uyarınca
hazırlanacak ilk tarifeler yürürlüğe
girinceye kadar açılan davalar veya başlayan
hukuki yardımlarla ilgili olarak değer veya
miktarın bir milyar lirayı aşan bölümü için
takdir edilecek nispi avukatlık ücretinin
hesabında, yürürlükte olan tarifelere
bakılmaksızın, binde bir oranı uygulanır.
Madde 199 –
(Bu madde 3/4/1930 tarih ve 1580 sayılı
Belediye Kanunu ile 13/3/1929 tarihli İdari
Umumiyet Vilayat Kanununa birer ek madde
eklenmesi ile ilgili olup getirdiği hükümler
ilgili kanunlardaki yerlerine işlenmiştir.)
Kanunun yürürlük tarihi
Madde 200 – Bu
Kanun yayımı tarihinden üç ay sonra
yürürlüğe girer.
Kanunu yürüten makam
Madde 201 – Bu
Kanunun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
19/3/1969 TARİHLİ VE 1136
SAYILI ANA KANUNA İŞLENEMEYEN GEÇİCİ
MADDELER
Geçici Madde 1
– Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
önce, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 11
inci maddesi hükmü uyarınca, avukatlık ve
avukatlık stajıyla birleşmeyen ilköğretimde
öğretmenlik görevinde bulunulması sebebine
dayanılarak;
Bu Kanunun
yürürlüğe girdiğı tarihten önce, 1136 sayılı
Avukatlık Kanununun 11 inci maddesi hükmü
uyarınca, avukatlık ve avukatlık stajıyla
birleşmeyen diğer işlerde bulunulması
sebebine dayanılarak, yapmış oldukları
stajın geçerli sayılmamasından dolayı aynı
Kanunun 72 nci maddesinin (b) bendi uyarınca
adları baro levhasından silinmiş
bulunanlarla staj bitim belgesi almış
oldukları halde aynı sebeple baro levhasında
yazılma istemleri reddedilenler, levhaya
yazılmalarına dair baro yönetim kurulu
kararları Adalet Bakanlığınca
onaylanmayanlar veya baro levhasına
yazılmamış olanlar, başvurdukları takdirde
avukatlıkla birleşmeyen işlerinden ayrılmış
olmaları ve başkaca engellerinin bulunmaması
kaydıyla baro levhasına yazılırlar. Bu
şekilde avukatlık stajı yaptıktan sonra baro
levhasına yazılmış bulunanların da
avukatlıkla birleşmeyen bir işle
uğraşmamaları ve başkaca engelleri
bulunmaması şartıyla kayıtları silinmez.
Adları staj listesinden silinenler,
avukatlıkla birleşmeyen işlerinden ayrılmış
oldukları ve başkaca engelleri bulunmadığı
takdirde bu Kanunun yayımı tarihinden
itibaren üç ay içerisinde başvurmaları
halinde, yeniden staj listesine yazılırlar
ve silme kararından önce yaptıkları staj
geçerli sayılarak stajlarına devam ederler.
Bunlardan adları staj listesinden silinmesi
gerekenler hakkında başkaca engelleri yoksa
silme işlemi yapılmaz.
Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce avukatlıkla
bağdaşmayan bir işle uğraştıkları sırada
avukatlık stajını yapan veya yapmakta
bulunanlar hakkında:
Hükmolunan
cezalar ceza mahkumiyetlerinin sonuçlarını
da kapsamak üzere affedilmiştir.
Bu suretle
cezaları bütün sonuçlarıyla affedilmiş olan
avukat ve avukat stajyerleri hakkında, bu
mahkumiyetlerine dayanılarak Avukatlık
Kanununun, avukatlığa kabul edilmemeye ve
ruhsatnameleri geri alınmak suretiyle iptal
ve adları bir daha yazılmamak üzere levhadan
silinme dair hükümleri uygulanmaz.
Geçici Madde 2
– Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra yapılacak ilk baro genel kurul
toplantısı, Kanunun yayımını izleyen ikinci
yılın ekim ayının ilk haftası içinde
yapılır.
Geçici Madde 3
– Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, baro
disiplin kurulu üyesi olanlar ile baro ve
Birlik Denetleme Kurulu üyesi bulunanlar, bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra,
yönetim kurulu seçimlerinin yapılacağı ilk
genel kurul toplantısına kadar görevlerine
devam ederler.
Geçici Madde 4
– Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
Siyasal Bilgiler Okulu veya Fakültesinden
mezun olup da eksik kalan derslerden Hukuk
Fakültesinde sınav vermiş olanlar, bu
Kanunun uygulanmasında Hukuk Fakültesi
mezunu sayılırlar..
Geçici madde 1
: Bu Kanunla getirilen avukatlık staj sonu
sınavına ilişkin hükümler bu Kanunun
yayımından sonra avukatlık stajına başvuruda
bulunanlar hakkında uygulanır.
Bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten önce 1136 sayılı
Avukatlık Kanununun 11. maddesi hükmü
uyarınca, avukatlık ve avukatlık stajıyla
birleşmeyen diğer işlerde bulunulması
sebebine dayanılarak, yapmış oldukları
stajın geçerli sayılmamasından dolayı aynı
Kanunun 72. maddesinin (b) bendi uyarınca
adları baro levhasından silinmiş
bulunanlarla staj bitim belgesi almış
oldukları halde aynı sebeple baro levhasına
yazılma istemleri reddedilenler, levhaya
yazılmalarına dair baro yönetim kurulu
kararları Adalet Bakanlığınca
onaylanmayanlar veya baro levhasına
yazılmamış olanlar, başvurdukları takdirde
avukatlıkla birleşmeyen işlerinden ayrılmış
olmaları ve başkacı engellerin bulunmaması
kaydıyla baro levhasına yazılırlar. Bu
şekilde avukatlık stajı yaptıktan sonra baro
levhasına yazılmış bulunanların da
avukatlıkla birleşmeyen bir işle
uğraşmamaları ve başkaca engellerinin
bulunmaması şartı ile kayıtları silinmez.
Adları staj listesinden silinenler,
avukatlıkla birleşmeyen işlerinden ayrılmış
oldukları ve başkaca engelleri bulunmadığı
takdirde bu Kanunun yayımı tarihinden
itibaren üç a içinde başvurmaları halinde
yeniden staj listesine yazılırlar ve silme
kararından önce yaptıkları staj geçerli
sayılarak stajlarına devam ederler.
Bunlardan adları staj listesinden silinmesi
gerekenler hakkında başkaca engelleri yoksa
silme işlemi yapılmaz.
Bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce avukatlıkla
bağdaşmayan bir işle uğraştıkları sırada
avukatlık stajını yapan veya yapmakta
bulunanlar hakkında;
Hükmolunan
cezalar ceza mahkumiyetlerinin sonuçlarını
da kapsamak üzere affedilmiştir.
GEÇİCİ MADDE
2: Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte
kurulmuş olan barolar hakkında 77 nci
maddenin bu kanunla değişik birinci fıkrası
hükmü uygulanmaz.
GEÇİCİ MADDE
3: Bu Kanun gereğince düzenlenecek
yönetmelikler, Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır.
YÜRÜRLÜK MADDESİ
Bu Kanunun 9
uncu maddesi yayımı tarihinden 1 yıl sonra,
22 nci maddesi yayımı tarihinden altı ay
sonra, diğer hükümleri ise yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
KANUNU YÜRÜTEN MAKAM Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. |