|
556 sayılı
Markaların Korunması hakkında kararnameye göre herkes tescil
ettirdiği markayı kullanmak zorundadır. Eğer marka 5
yıl kullanılmazsa veya marka kullanımına 5 yıl süre
ile ara verilirse markanın iptal edilmesi gündeme gelecektir. Yasanın
böyle bir hüküm içermesi hem marka sicilinin boş yere işgal
edilmesini önlemek hemde haksız yere marka tescil ettirerek
başkalarının zarar görmemesini sağlamak içindir. Marka
tescili yaptıran her hak sahibinin 5 yıl içinde markayı
kullanması ciddi olmak (ciddi bir kullanıma dayanmak)
zorundadır.
Markayı kullanmış göstermeye dayalı faaliyetleri önlemek
için adı geçen kararname hangi hallerin kullanım
sayılacağını ayrıntılı olarak
tanımlamıştır. Buna göre şu faaliyetler markanın
ciddi bir şekilde kullanıldığını ortaya koyar:
“a) Tescilli markanın ayırt edici karakterini
değiştirmeden markanın farklı unsurlarla
kullanılması, b) Markanın yalnız ihracat amacıyla
mal yada ambalajlarında kullanılması, c) Markanın, marka
sahibinin izni ile kullanılması, d) Markayı taşıyan
malın ithalatı”. Marka bu sayılan alanlarda
kullanılmışsa ciddi bir şekilde
kullanıldığı kabul edilecek ve iptali gündeme
gelmeyecektir. Kararname normal kullanım alanlarını zaten
bilinmekte olduğu için ayrıca belirtmemiştir. Yani
markanın kataloglarda, malların üzerinde, basılı
evraklarda yada reklamlarda kullanılması markanın normal
kullanımıdır. Bunların 556 sayılı kararnamenin
14’ncü maddesinde sayılmamış olması
kullanılmadığı anlamına gelmez.
Uygulamada marka tescil ettirilmiş ama tescil sahibi tarafından
ticari hayata hiç çıkarılmamışsa kullanılmaması
şeklinde değerlendirilmektedir. Bu duruma birkaç örnek vermek
gerekirse, markayı tescil ettiren işletmenin kapalı
olması, ticari faaliyetine son vermiş bulunması, tescil
ettirdiği değil başka bir markayı öne çıkarıp
onu kullanması gibi örnekleri sayabiliriz. Bu durumda marka tescili
yaptırmış fakat onu hiç kullanmamış
şirketlerimizin dikkatli olması gerekir. Çünkü tescil edilen marka
başkaları için son derece değerli olabilir ve bunu almak için
harekete geçebilirler. Onlarca markayı tescil edip, bunlar portfoyümde
bulunsun diye düşünen firmaların özellikle dikkat etmeleri gerekir.
5 yıl kullanılmayan bir markanın her an iptali ile
karşılaşabilirler. Çünkü o kadar çok marka tescil
edilmiştir ki neredeyse anlamlı ve işe yarayacak marka
adı kalmamıştır. Durumu gözleyen ve bir beklenti içinde
bulunan ilgililer markayı iptal ettirmek için harekete geçmeyi
beklemektedirler.
Elbette bunun bazı firmalarımız için iyi tarafları da
vardır. Yıllardır kullandıkları veya kullanmayı
düşündükleri bir markayı haksız ve yersiz bir biçimde elinde
tutanlardan markayı kurtarmak için bir imkandır. 5 yıl
kullanılmayan veya bu süre içinde kullanımına
kesintisiz ara verilen markalar kendiliğinden düşmezler.
Markayı hükümsüz kılabilmek için ilgililerin dava açmaları gerekir.
Burada ilgililerden kasıt marka iptalinden hukuki menfaati olan
herkestir. Bu davanın açılmasından önceki üç ay içinde
gerçekleşen kullanımlar açılan davada marka
kullanımına kanıt olarak gösterilemez. Yani mahkeme dava
açılmadan önceki üç ayı (üç ay içindeki kullanımı)
ciddiye almayacaktır. Bunun nedeni de dava açılacak marka sahibinin
dava açılmasını önlemeye matuf muvazaalı
hareketlerini önlemektir.
|