CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNA GÖRE UZLAŞTIRMANIN
UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç,
Kapsam,
Dayanak ve
Tanımlar
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, uzlaşmaya ilişkin
usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 253 üncü maddesi ile diğer kanunlarda uzlaşma
kapsamında olduğu belirtilen suçlar bakımından şüpheli
veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek kişi veya
özel hukuk tüzel kişisi arasında uzlaştırma
işlemlerinin yapılmasına ilişkin hükümleri kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanununun 253, 254 ve 255 inci maddelerine dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte
geçen;
a)
Kanun: 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununu,
b)
Uzlaşma: Uzlaşma kapsamına giren bir suç nedeniyle, şüpheli
veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin Kanun ve bu
Yönetmelikteki usul ve hükümlere uygun olarak uzlaştırma süreci
sonunda anlaştırılmış veya anlaşmış
olmalarını,
c)
Uzlaştırma: Uzlaşma kapsamına giren bir suç nedeniyle
şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin, Kanun
ve bu Yönetmelikteki usul ve hükümlere uygun olarak uzlaştırmacı
aracılığıyla ya da hâkim veya Cumhuriyet savcısı
tarafından anlaştırılmaları suretiyle
uyuşmazlığın giderilmesi
sürecini,
ç) Uzlaştırmacı:
Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören
arasındaki uzlaştırma müzakerelerini yöneten, Cumhuriyet
savcısı veya mahkeme tarafından görevlendirilen hukuk
öğrenimi görmüş kişiyi veya Cumhuriyet savcısı ya da
mahkemenin isteği üzerine baro tarafından görevlendirilen
avukatı, ifade
eder.
İKİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Genel
Hükümler
Temel
ilkeler
MADDE 5 – (1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile
mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile rıza
göstermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma
yapılana kadar iradelerinden
vazgeçebilirler.
(2)
Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan
zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin
korunması esası gözetilerek
yürütülür.
(3)
Uzlaştırmaya katılan şüpheli, sanık, mağdur veya
suçtan zarar gören müzakereler sırasında, Kanunun
tanıdığı temel güvencelere
sahiptir.
(4)
Şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören Türkçe bilmiyorsa
veya engelli ise Kanunun 202 nci maddesi hükmü
uygulanır.
(5)
Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli veya
sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları,
uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî
sonuçları hakkında
bilgilendirilir.
(6)
Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin
yaşı, olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi
faktörler ile ilgili belirgin farklılıklar, uzlaştırma
sürecinde göz önüne
alınır.
(7)
Kanunun ve Yönetmeliğin uzlaşmaya ilişkin hükümleri,
uzlaşmaya tâbi bir suça maruz kalan suç mağduru çocuklar ile suça
sürüklenen çocuklar bakımından da uygulanır. Çocuklara
ilişkin uzlaştırmada, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı
Çocuk Koruma Kanunu ile 24/12/2006 tarihli ve 26386 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
ve 24/12/2006 tarihli ve 26386 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren Çocuk Koruma Kanununa Göre Verilen
Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararlarının Uygulanması
Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılır.
(8)
Uzlaştırmacı avukat, bu sıfatla görev
yaptığı olayla ilgili olarak daha sonra vekil veya müdafi olarak
görev üstlenemez.
Genel
hükümler
MADDE 6 – (1) Uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için mağdur ya
da suçtan zarar görenin gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi
olması gerekir.
(2)
Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok
kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan
şüpheli veya sanık uzlaşmadan
yararlanır.
(3)
Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için,
mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul
etmesi gerekir.
(4)
Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde tekrar
uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(5)
Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma ya da kovuşturma konusu suça ilişkin delillerin
toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel
değildir.
(6)
Uzlaşmaya tâbi suçlarda, uzlaştırma girişiminde
bulunulmadan, kamu davasının açılmasının ertelenmesi
veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması
kararı verilemez.
Uzlaştırma kapsamındaki suçlar ve istisnaları
MADDE 7 – (1) Kanunun 253 üncü maddesinin birinci
fıkrasında sayılan suçlarda, şüpheli veya sanık ile
mağdur veya suçtan zarar gören gerçek kişi veya özel hukuk tüzel
kişisinin uzlaştırılması girişiminde
bulunulur.
(2)
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan
suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda
açık hüküm bulunması
gerekir.
(3)
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen
suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda,
uzlaştırma yoluna gidilemez.
(4)
Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir
başka suçu işlemek amacıyla ya da bu suçla birlikte
işlenmiş olması hâlinde, uzlaştırma yoluna
gidilemez.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Soruşturma Aşamasında
Uzlaşma
Uzlaşma teklifi
MADDE 8 – (1) Soruşturma konusu suçun, uzlaşmaya tâbi olması
ve işlendiği hususunda yeterli şüphenin bulunması hâlinde;
Cumhuriyet savcısı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar
görene uzlaşma teklifinde bulunur. Cumhuriyet savcısının
yazılı ya da acele hallerde sözlü tâlimatı üzerine, şüpheli
ile mağdur veya suçtan zarar görene adlî kolluk görevlisi de uzlaşma
teklifinde bulunabilir. Sözlü emir, en kısa sürede yazılı olarak
da bildirilir.
(2)
Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya
da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar
görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi
kanunî temsilcilerine yapılır. Bu kişilerin ayırt
etme gücüne sahip olup olmadıkları Cumhuriyet savcısı
tarafından araştırıldıktan sonra, uzlaşma
teklifinin muhatabı
belirlenir.
(3)
Cumhuriyet savcısı veya adlî kolluk görevlilerince yapılacak
uzlaşma teklifi, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek 1/a veya Ek 1/b
sayılı uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı
kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu
Uzlaşma Teklif Formlarının hazır bulunan ilgiliye
imzalatılarak verilmesi ve formda yer alan bilgilerin
açıklanması suretiyle yapılır. Cumhuriyet savcısı
veya adlî kolluk görevlisi tarafından, bilgilendirme yükümlülüğünün
yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna
ilişkin formun imzalı örneği soruşturma evrakı içine
konulur.
(4)
Uzlaşma teklifinde bulunmak için çağrı; telefon, telgraf,
faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de
yapılabilir. Ancak, bu çağrı uzlaşma teklifi anlamına
gelmez.
Açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla teklif
MADDE 9 – (1) Cumhuriyet savcısı
gerektiğinde uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya
istinabe yoluyla yapabilir.
(2)
Açıklamalı tebligat, Kanunda belirtilen özel hükümler saklı
kalmak koşuluyla bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek 1/a veya Ek 1/b
sayılı uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı
kabul veya reddetmenin hukukî sonuçlarının bulunduğu
Uzlaşma Teklif Formunun, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı
Tebligat Kanunu ile 20/8/1959 tarihli ve 4/12059 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Tebligat Tüzüğü hükümlerine
uygun olarak tebliğ mazbatalı zarf içerisinde gönderilmesi suretiyle
yapılır. Ancak tebligatın yapılamadığı
hâllerde bu Yönetmeliğin 11 inci maddesi hükmü
uygulanır.
(3)
İstinabe yoluyla yapılacak teklifte, bu Yönetmeliğin 8 inci
maddesi ile birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır.
Uzlaşma teklifinde karar süresi
MADDE 10 – (1) Uzlaşma teklifinde bulunulanlardan herhangi biri, en geç
üç gün içinde teklifi yapan adlî kolluk görevlisine ya da görevli Cumhuriyet
savcısına kararını bildirmediği takdirde, uzlaşma
teklifi reddedilmiş sayılır. Bu durumda, Kanunun 255 inci
maddesi hükmü saklı kalmak üzere, ayrıca diğerlerine
uzlaşma teklifinde bulunulmaz.
Adreste bulunmamanın hüküm ve sonuçları
MADDE 11 – (1) Resmî mercilere beyan edilmiş
olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt
dışında olma ya da adresin belirlenememesi gibi başka
bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya
bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde,
uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma
sonuçlandırılır.
Soruşturmada bilgilendirme
yükümlülüğü
MADDE 12 – (1) Uzlaşma teklifinde bulunulması hâlinde;
şüpheliye, mağdura veya suçtan zarar görene ya da kanunî
temsilcilerine, uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya
reddetmenin hukukî sonuçlarının yer aldığı bu
Yönetmelik ekinde yer alan formdaki bilgiler açıklanır.
Uzlaştırmacı
görevlendirilmesi
MADDE 13 – (1) Şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin
uzlaşma teklifini kabul etmesi hâlinde, Cumhuriyet savcısı
uzlaştırmayı kendisi gerçekleştirebileceği gibi, bir
avukatın uzlaştırmacı olarak görevlendirilmesini barodan
isteyebilir ya da bu Yönetmelikte nitelikleri belirlenen hukuk öğrenimi
görmüş bir kimseyi görevlendirebilir.
(2)
Uzlaştırmacı görevlendirilmesinde tarafların üzerinde
anlaştıkları bir avukat ya da hukuk öğrenimi görmüş
bir kişi tercih
edilebilir.
(3)
Uzlaştırmacıların sayısı,
uyuşmazlığın niteliği göz önünde bulundurularak
Cumhuriyet savcısınca tespit
edilir.
(4)
Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı ile
tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden
dolayı reddini gerektiren hâller, uzlaştırmacı
görevlendirilmesi ile ilgili olarak da göz önünde bulundurulur. Uzlaştırmacı,
bu hâllerin varlığı hâlinde Cumhuriyet Savcısına
durumu bildirir; ancak tarafların rızası hâlinde görev
yapabilir.
Avukatın uzlaştırmacı olarak görevlendirilme
usulü MADDE 14 – (1) Baro tarafından öncelikle
uzlaştırma üzerine eğitim almış bir avukat
görevlendirilir.
(2)
Tarafların üzerinde anlaştığı avukatın
soruşturmanın yapıldığı yer barosuna
kayıtlı olması gerekmez. Bu hâlde görevlendirme avukatın
bağlı bulunduğu baro tarafından yapılır.
Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacıda
aranan nitelikler ve görevlendirilme
usulü
MADDE 15 – (1) Hukuk öğrenimi görmüş
uzlaştırmacıların görevlendirilmesinde
aşağıdaki şartlar
aranır:
a)
Üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun
olmak,
b)
Hukuk veya hukuk bilgisine programlarında yeterince yer veren siyasal
bilgiler, idarî bilimler, iktisat ve maliye alanlarında en az dört
yıllık yüksek öğrenim
yapmak,
c)
Hukuk dalında yüksek lisans ya da doktora yapmış
bulunmak,
ç
) Baroya kayıtlı avukat
olmamak,
d)
Taksirli suçlar hariç olmak üzere; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı
Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş ve affa
uğramış, ertelenmiş ya da paraya çevrilmiş olsa bile
kesinleşmiş bir kararla veya Devletin güvenliğine, anayasal
düzene ve bu düzenin işleyişine, millî savunmaya, Devlet
sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçları ile
yabancı devletlerle olan ilişkilere karşı suçlardan ya da
zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, yağma,
dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli
iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat
karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı
değerlerini aklama, kaçakçılık, vergi
kaçakçılığı, gerçeğe aykırı
bilirkişilik yapma, yalan tanıklık ve haksız mal edinme
suçlarından biriyle hükümlü bulunmamak,
e)
Disiplin yönünden meslekten ya da memuriyetten çıkarılmamış
veya geçici olarak yasaklanmamış
olmak.
(2)
Hukuk öğrenimi görmüş uzlaştırmacılar, ağır
ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılıkları
tarafından belirlenen listeye kayıtlı olanlar arasından
seçilirler. Bu listeye kayıtlı olan uzlaştırmacılar
sadece kayıtlı bulundukları il sınırları
içerisinde değil ülke çapında görev
alabilirler.
(3)
Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, Ceza Muhakemesinde
uzlaştırmacı olarak görev almak amacıyla listeye kaydolmak
için her yılın Kasım ayının sonuna kadar Cumhuriyet
başsavcılığına bir dilekçeyle başvurur.
Başvurular şahsen yapılabileceği gibi, kayıtlı
olunan oda, çalışılan kurum ve kuruluş
aracılığıyla da
yapılabilir.
(4)
İletişim bilgilerini içeren başvuru
dilekçesine;
a)
Nüfus cüzdanı
örneği,
b)
T.C. kimlik
numarası,
c)
Mezuniyet belgesinin onaylı
örneği,
ç)
Adlî sicil
kaydı,
d)
İki adet vesikalık
fotoğraf,
e) Bu
Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca yapılacak eğitimlere
katılacağını beyan eden
dilekçesi,
f)
Varsa kayıtlı olunan oda, çalışılan kurum ve
kuruluşun isimleri,
eklenir.
(5)
Başvuranların talepleri kaydedilerek ağır ceza merkezi
Cumhuriyet başsavcılığınca başvuru tarihinden
itibaren otuz gün içerisinde
değerlendirilir.
(6)
Başvuranın birinci fıkradaki şartları
taşımaması veya dördüncü fıkrada belirtilen belgelerin
eksik olması hâlinde talebin reddine karar verilir. Redde ilişkin
karar ilgilisine tebliğ
olunur.
(7)
Talepleri uygun görülenlerin adı ve soyadları, açık adresleri,
telefon numaraları yazılarak, oluşturulan liste her yıl
Ocak ayı içerisinde en az yedi gün süre ile adliyede herkesin
görebileceği bir yere asılır. Ayrıca Cumhuriyet
başsavcılığının internet adresinde ilân edilir.
Oluşturulan listenin bir örneği, merkezdeki hâkim ve Cumhuriyet
savcıları ile yargı çevresindeki mahkemeler ve Cumhuriyet
başsavcılıklarına
bildirilir.
(8)
Liste, ayrıca yazılı ve elektronik ortamda hazırlanarak her
yılın Ocak ayının sonuna kadar Adalet
Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığına
gönderilir. Gönderilen listeler bu birim tarafından
yayımlanır.
(9)
Listede yer alan
uzlaştırmacının;
a)
Listeye kabul şartlarını sonradan
kaybetmesi,
b) Bu
Yönetmelikte belirlenen şartlardan herhangi birini
taşımadığının sonradan
anlaşılması,
c)
Listeden çıkarılmayı talep
etmesi,
ç)
Uzlaştırmacılıkla bağdaşmayan tutum ve davranışlarda
bulunması,
d) Bu
Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uyarınca yapılan eğitimlere
katılmaması,
durumunda
listeden
çıkarılır.
(10)
Listeden çıkarılmasına ilişkin karar ilgiliye tebliğ
edilir ve ayrıca yedinci ve sekizinci fıkralarda belirtilen yerlere
gönderilir.
(11)
Zorunluluk hâlinde listeye kayıtlı olmamasına rağmen, bu
maddede belirtilen şartları taşıyan hukuk öğrenimi
görmüş kişiler arasından da görevlendirme
yapılabilir.
Belgelerin verilmesi ve gizlilik
bildirimi
MADDE 16 – (1) Soruşturma dosyasında yer alan uzlaştırma
konusu suç ya da suçlara ilişkin belgelerden uzlaştırma için
gerekli olup da Cumhuriyet savcısı tarafından uygun görülenlerin
birer örneği uzlaştırmacıya
verilir.
(2)
Cumhuriyet savcısı uzlaştırmacıya,
soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü
olduğunu
belirtir.
(3)
Hangi belgelerin verildiği, verilme tarihi ile soruşturmanın
gizliliği konusundaki bildirim, Cumhuriyet savcısı ve
uzlaştırmacının imzasını içeren bir tutanakla
tespit edilir.
Süre
MADDE 17 – (1) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer
örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde
uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Cumhuriyet
savcısı bu süreyi re’sen veya talep üzerine en çok yirmi gün daha
uzatabilir. Cumhuriyet savcısı uzlaştırma süresinin
uzatılmasına ilişkin kararını
uzlaştırmacıya bildirir.
(2)
Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile
mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren
belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet
savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilir.
(3)
Uzlaştırmanın Cumhuriyet savcısı veya hâkim
tarafından gerçekleştirildiği hâllerde de birinci fıkrada
belirtilen süreler uygulanır.
Uzlaştırma
müzakereleri
MADDE 18 – (1) Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur,
suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir.
Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî
temsilcisi ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın
müzakerelere katılmaktan imtina etmesi hâlinde, ilgili taraf
uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(2)
Uzlaşma sağlanabilmesi için birden fazla müzakere yapılabilir.
Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken
yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir;
Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya uzlaştırma
müzakerelerinin kanuna uygun yürütülmesi amacıyla tâlimat
verebilir.
(3)
Müzakereler, taraflarla birlikte veya ayrı ayrı
gerçekleştirilecek toplantılarla
yürütülebilir.
(4)
Müzakereler, görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin
kullanılması suretiyle de yapılabilir.
Uzlaştırma müzakerelerinin gizliliği
MADDE 19 – (1) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür.
Uzlaştırmacı, uzlaştırma sürecinde yapılan
açıklamaları, kendisine aktarılan veya diğer bir
şekilde öğrendiği olguları gizli tutmakla
yükümlüdür.
(2)
Uzlaştırma sürecinde yapılan açıklamalar herhangi bir
soruşturma, kovuşturma ya da davada delil olarak kullanılamaz.
Müzakerelere katılanlar bu bilgilere ilişkin olarak
tanıklık yapmak zorunda bırakılamaz.
(3)
Uzlaştırmacı tarafından gerekli görülmesi hâlinde tutulan
tutanak veya notlar, kapalı bir zarf içerisinde Cumhuriyet
savcısına verilir. Cumhuriyet savcısı tarafından mühür
ve imza altına alınan kapalı zarf dosyada muhafaza edilir. Bu
zarf, sadece uzlaştırmacı tarafından düzenlenen ve
Cumhuriyet savcısı tarafından mühür ve imza altına
alınan raporun sahteliği iddiası dolayısıyla ortaya
çıkan uyuşmazlığı gidermek amacıyla delil olarak
kullanılmak üzere açılabilir.
(4)
Daha önce mevcut olan bir belge veya olgunun, uzlaştırma müzakereleri
sırasında ileri sürülmüş olması, bunların
soruşturma ve kovuşturma sürecinde ya da bir davada delil olarak
kullanılmasına engel teşkil etmez.
Edimin
konusu
MADDE 20 – (1) Taraflar uzlaştırma sonunda belli bir edimin yerine
getirilmesi hususunda anlaşmaya vardıkları takdirde
aşağıdaki edimlerden bir ya da birkaçını veya
bunların dışında belirlenen hukuka uygun başka bir
edimi kararlaştırabilirler:
a)
Fiilden kaynaklanan maddî veya manevî zararın tamamen ya da
kısmen tazmin edilmesi veya eski hâle
getirilmesi,
b)
Mağdurun veya suçtan zarar görenin haklarına halef olan üçüncü
kişi ya da kişilerin maddî veya manevî zararlarının tamamen
ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hâle
getirilmesi,
c)
Bir kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluş ile
yardıma muhtaç kişi ya da kişilere bağış yapmak
gibi edimlerde
bulunulması,
ç)
Mağdurun, suçtan zarar görenin veya bunların gösterecekleri üçüncü
şahsın, bir kamu kurumunun ya da kamu yararına hizmet veren özel
bir kuruluşun belirli hizmetlerini geçici süreyle yerine getirmesi veya
topluma faydalı birey olmasını sağlayacak bir programa
katılması gibi diğer bazı yükümlülükler altına
girilmesi,
d)
Mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür dilenmesi.
Uzlaştırma
raporu
MADDE 21 – (1) Uzlaştırmacı, uzlaştırma
işlemlerinin sonuçlandırıldığı tarihten itibaren
bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-2 sayılı Uzlaştırma
Raporu Örneğine uygun, taraf sayısından bir fazla olarak
hazırladığı raporu, kendisine verilen belge örneklerini ve
varsa yapmış olduğu masrafları gösteren belge, gider
pusulası veya rayice uygun yazılı beyan ile serbest meslek
makbuzunu geciktirmeksizin Cumhuriyet savcısına verir.
(2)
Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde, tarafların
imzalarını da içeren raporda, ne suretle
uzlaşıldığı ayrıntılı biçimde
açıklanır. Ancak uzlaştırma müzakereleri
sırasında suçun işlenmesine ilişkin olarak yapılan
açıklamalara raporda yer
verilmez.
(3)
Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür
iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun
olduğunu belirlerse raporu mühür ve imza altına alarak
soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(4)
Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür
iradelerine dayanmadığını ve edimin hukuka uygun
olmadığını belirlerse raporu onaylamaz. Onaylamama
gerekçesini rapora yazar. Bu durumda uzlaşma gerçekleşmemiş
sayılır.
(5)
Uzlaştırmanın Cumhuriyet savcısı tarafından
yapıldığı hâllerde; raporun bu işlemin niteliğine
uygun kısımları doldurulur, mühür ve imza altına
alınarak soruşturma dosyasında muhafaza edilir.
Uzlaşma
belgesi
MADDE 22 – (1) Uzlaştırmacı görevlendirilmeden önce veya
uzlaşma teklifinin reddedilmesinden sonra, şüpheli ile mağdur
veya suçtan zarar görenin aralarında uzlaşmaları hâlinde;
taraflarca niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Yönetmeliğin
ekinde yer alan Ek-2 sayılı Uzlaştırma Raporu Örneğine
uygun bir uzlaşma belgesi düzenlenir. Cumhuriyet savcısı, bu
belgeyi 21 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen
kıstaslara göre inceler ve
değerlendirir.
(2)
Takibi şikâyete bağlı suçlarda, mağdur veya suçtan zarar
görenin şüpheli ile anlaşarak şikâyetinden vazgeçmesi hâlinde bu
belge düzenlenmez.
Soruşturma aşamasında uzlaşmanın hukukî
sonuçları
MADDE 23 – (1) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine
getirmesi hâlinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı
verilir.
(2)
Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi hâlinde, Kanunun 171 inci
maddesindeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında
kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir.
(3)
Erteleme süresince zamanaşımı
işlemez.
(4)
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi
hâlinde, kovuşturmaya yer olmadığı kararı
verilir.
(5)
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından
sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, Kanunun
171 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki şart
aranmaksızın, kamu davası
açılır.
(6)
Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi hâlinde uzlaşma raporu veya
belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilâm mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.
(7)
Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, soruşturma konusu suç
nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan
feragat edilmiş sayılır.
Zamanaşımı
MADDE 24 – (1) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine
ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç
uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek Cumhuriyet
savcısına verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı
ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(2)
Uzlaşma teklifine süresi içerisinde cevap verilmemesi ya da teklifin reddedilmesi
hâlinde uzlaştırma girişimi sonuçsuz kalmış
sayılır.
(3)
Tarafların veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin uzlaşma
müzakerelerine katılmaktan imtina etmesi, müzakereler sırasında
taraflardan birinin yazılı veya sözlü olarak uzlaşmadan
vazgeçtiğini bildirmesi üzerine düzenlenen raporun Cumhuriyet
savcısına verildiği tarihten itibaren dava
zamanaşımı ve kovuşturma koşulu olan dava süresi
yeniden işlemeye başlar.
(4)
Uzlaştırmanın doğrudan Cumhuriyet savcısı
tarafından yapılması hâlinde, üçüncü fıkradaki nedenler
gerçekleştiği takdirde, bu tarihten itibaren dava
zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi
yeniden işlemeye başlar. Cumhuriyet savcısı durumu tutanakla
tespit eder.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Mahkeme Aşamasında Uzlaşma
Mahkeme aşamasında uzlaştırma
usulü
MADDE 25 – (1) Kamu davası açıldıktan sonra
aşağıdaki durumların varlığı hâlinde,
uzlaştırma işlemleri soruşturma aşamasında
belirtilen esas ve usule göre, mahkeme tarafından yapılır:
a)
Kovuşturma konusu suçun hukukî niteliğinin değişmesi
nedeniyle uzlaşma kapsamında olduğunun
anlaşılması,
b)
Soruşturma aşamasında uzlaşma teklifinde bulunulması
gerektiğinin ilk olarak mahkeme aşamasında
anlaşılması,
c)
Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenlenmeksizin
doğrudan doğruya mahkeme önüne gelen uzlaşmaya tâbi bir fiilin
varlığı,
ç)
Mahkeme aşamasında kanun değişikliği nedeniyle fiilin
uzlaşma kapsamına
girmesi.
(2)
Mahkeme, uzlaştırma işlemlerine ilişkin tebligat ve
yazışmaları duruşma gününü beklemeksizin dosya üzerinden de
yapabilir.
(3)
Mahkeme aşamasında yapılan uzlaşma teklifi reddedilmesine
rağmen, taraflar uzlaştıklarını gösteren belge ile en
geç duruşmanın sona erdiği açıklanıp hüküm verilmeden
önce mahkemeye başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
Kovuşturmada bilgilendirme
yükümlülüğü
MADDE 26 – (1) Mahkemece yapılacak uzlaşma teklifi,
uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin
hukukî sonuçlarının yer aldığı bu Yönetmeliğin
ekinde yer alan Ek 1/c sayılı Uzlaşma Teklif Formunun ilgiliye
imzalatılarak verilmesi ve formda yer alan bilgilerin
açıklanması suretiyle yapılır. Bu husus zapta geçirilerek
bilgilendirme yükümlülüğü yerine getirilir ve uzlaşma teklifinde
bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği kovuşturma
dosyası içine konulur.
Kovuşturma aşamasında uzlaşmanın hukukî
sonuçları
MADDE 27 – (1) Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme,
uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi
hâlinde, davanın düşmesine karar
verir.
(2)
Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi hâlinde; sanık
hakkında, Kanunun 231 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına karar
verilir.
(3)
Geri bırakma süresince zamanaşımı
işlemez.
(4)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar
verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi
hâlinde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan
kaldırılarak davanın düşmesine karar
verilir.
(5)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar
verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi
hâlinde, mahkeme tarafından, Kanunun 231 inci maddesinin onbirinci
fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm
açıklanır.
(6)
Sanığın, edimini yerine getirmemesi hâlinde uzlaşma raporu
veya belgesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci
maddesinde yazılı ilâm mahiyetini haiz belgelerden sayılır.
(7)
Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, kovuşturma konusu suç
nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan
davadan feragat edilmiş sayılır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Son
Hükümler
Uzlaştırmacının
yükümlülükleri
MADDE 28 – (1)
Uzlaştırmacı:
a)
Bağımsız ve tarafsız hareket eder, tarafların ortak
yararlarını gözetir. Müzakerelerde tarafların yeterli ve
eşit fırsatlara sahip olmasına özen gösterir. Masumiyet karinesi
gereğince şüpheli ya da sanığın suçluluğu
hakkında ön yargılı olamaz, şüpheli ya da sanığa
karşı bir tavır
takınamaz.
b)
Müzakerelere başlamadan önce taraflara; uzlaşmanın temel
ilkelerini, kendisinin tarafsızlığını,
uzlaştırma süreci ve sonuçlarını,
uzlaştırmacı ile tarafların uzlaştırmadaki
işlevlerini, gizlilik yükümlülüğünü açıklar ve süreci
anlamalarını
sağlar.
c)
Tarafların birbirlerine saygılı davranmaları, müzakerelere
iyi niyetle katılmaları ve bildikleri hususları
açıklamaları konusunda
bilgilendirir.
ç)
Uyuşmazlığın çözülmesi için taraflara yardımcı
olur ve anlaşmalarını teşvik eder, ancak baskı
yapamaz. Herhangi bir tarafın leh veya aleyhine görüş bildiremez,
tarafları bağlayıcı bir karar veremez.
d)
Tarafların hüküm ve sonuçlarını bilerek ve özgür iradeleriyle
anlaşmaya varmalarını sağlayacak uygun tedbirleri
alır.
Uzlaştırmanın yapılacağı
yer
MADDE 29 – (1) Uzlaştırma
müzakereleri;
a)
Kamu kurum ve kuruluşlarının bu amaçla ayrılan
yerlerinde,
b)
Tarafların kabul etmesi şartıyla
uzlaştırmacının faaliyetlerini yürüttüğü
büroda,
c)
Tarafların menfaatlerine uygun, kendilerini huzurlu hissedecekleri güvenli
bir ortamda veya taraflarca kabul edilen bu işe uygun başka
yerlerde,
gerçekleştirilebilir.
(2)
Adlîye binalarında uzlaştırma müzakerelerinin yapılabilmesi
amacıyla, imkânlar ölçüsünde toplantı odaları tahsis edilebilir.
Toplantı odalarının düzenlenmesi, büro hizmetlerinin ve
gerekirse güvenliğin sağlanması, uzlaştırma
toplantıları için tahsis sıra ve saatleri Cumhuriyet
başsavcılığı tarafından yerine getirilir.
Uzlaştırmacıların
eğitimi
MADDE 30 – (1) Görevlendirilecek kişilerin görevlerine başlamadan
önce eğitim almaları ve görev yaptıkları sürece
eğitime tâbi tutulmaları
sağlanır.
(2)
Eğitim; alternatif uyuşmazlık çözümü ve müzakere becerileri ile
yöntemlerini geliştirmeyi, mağdur, suçtan zarar gören, şüpheli
ya da sanık ile birlikte çalışmanın özel
koşulları ve ceza adaleti sistemi hakkında bilgi sahibi olma
hususlarında yeterlilik kazandırmayı
amaçlamalıdır.
(3)
Eğitimin konusu; görev yapacak kişilerin sahip olmaları gereken
asgarî nitelikler, bilgi düzeyi ve kişisel yeteneklerinin
geliştirilmesinden oluşur. Uzlaştırmacı olarak
görevlendirilecek
kişilere;
a)
Uzlaştırmanın hukukî niteliği ve
sonuçları,
b)
Uzlaşmanın uygulama
alanları,
c)
İletişim esasları, soru ve müzakere teknikleri, müzakere
yönetimi, uzlaştırma
raporu,
ç)
Uyuşmazlık
analizi,
d)
Uzlaşmaya tâbi
suçlar,
e)
Etik kurallar,
konularında
eğitim verilir.
(4)
Uzlaştırmacı olarak görevlendirilecek kişilerin
eğitimi, Türkiye Adalet Akademisi, Adalet Bakanlığı
Eğitim Dairesi Başkanlığı, Türkiye Barolar
Birliği, ilgili barolar ve bu konuda eğitim veren üniversiteler ile
işbirliği içerisinde yerine getirilir.
(5)
Uzlaştırmacı olarak görevlendirilecek avukatların seçimi,
eğitimi, uymakla yükümlü oldukları etik kurallar ve standartları
gösteren ilke ve esaslar, Türkiye Barolar Birliği tarafından
değerlendirilir.
Uzlaştırmacı ücreti ve
giderler
MADDE 31 – (1) Uzlaştırmacıya soruşturma
aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma
aşamasında ise mahkeme tarafından masraflar hariç, Ceza
Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Ödenecek
Ücret Tarifesinde soruşturma aşaması için belirlenen miktarın
iki katını geçmemek üzere, uzlaştırmacının
şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin;
yaşı, olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi
belirgin farklılıkları değerlendirmede ve tarafları
uzlaştırmadaki becerisi, bu süreçde gösterdiği çaba ve gayreti,
harcadığı emek ve mesaisi gibi faktörlerin yanısıra
uyuşmazlığın kapsamı ve niteliği de dikkate
alınarak çalışmasıyla orantılı makul bir ücret
belirlenir. Uzlaştırmacı tarafından zorunlu yol giderleri
de dahil olmak üzere yapılan masraflar anılan ücret tarifesinde
soruşturma aşaması için belirlenen miktarı geçmeyecek
şekilde ayrıca
ödenir.
(2)
Görevlendirilen uzlaştırmacıya belirlenen ücret,
uzlaştırma işlemleri sonunda düzenlenecek raporun
ibrazından sonra makul süre içerisinde Cumhuriyet savcısı veya
hâkim tarafından sarf kararı ile
ödenir.
(3)
Birden fazla uzlaştırmacının görevlendirildiği
hâllerde takdir edilecek ücret bu kişilere katkıları
oranında
paylaştırılır.
(4)
Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma
giderleri, yargılama giderlerinden sayılır ve bu giderler ilgili
ödenekten
karşılanır.
(5)
Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun
yargılama giderlerine ilişkin hükümleri
uygulanır.
(6)
Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri Devlet Hazinesi üzerinde
bırakılır.
(7)
Uzlaştırmacının çalışması
karşılığında uzlaştırma ücreti talep
etmediği hâllerde bu madde hükümleri uygulanmaz.
Tutulacak
kartonlar
MADDE 32 – (1) Cumhuriyet başsavcılıklarında uzlaşma
sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ve kamu
davasının açılmasının ertelenmesine dair
kararların; mahkemelerde ise düşme ve hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına dair
kararların bir örneğinin saklandığı özel bir karton
tutulur. Bu kartonlara konulacak karar nüshalarında ilgisine göre
Cumhuriyet savcısı ya da hâkimin imzası ile Cumhuriyet
başsavcılığı ya da mahkeme mührünün bulunması
zorunludur.
Formların bastırılması ve
dağıtımı
MADDE 33 – (1) Bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek 1/a sayılı
Uzlaşma Teklif Formu dışındaki formlar, Cumhuriyet
başsavcılıklarınca ilgili ödenek kaleminden harcama
yapılmak suretiyle yeterli sayıda bastırılarak mahkemelere
ve Cumhuriyet savcılarına dağıtımı
yapılır.
(2)
Adlî kolluk tarafından yapılacak uzlaşma teklifi
formlarının bastırılması ve
dağıtımı işlemleri, ilgili adlî kolluk tarafından
yerine getirilir.
Kamuoyunun
bilgilendirilmesi
MADDE 34 – (1) Uzlaşmanın mahiyeti, koşulları ve
sonuçları ile uzlaşmaya tâbi suçlar ve uzlaştırma süreci
hakkında yol gösterici bilgileri içeren rehber kitapçık ve diğer
yöntemlerle kamuoyu bilgilendirilir.
Yürürlük
MADDE 35 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe
girer.
Yürütme
MADDE 36 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.